YAZILAR Kategorisine Ait Yazılar |
| AŞKIN BASAMAKLARI |
Aşk...
İnanılmaz bir hissiyâta gömülmesidir insanın. “Gömmesi” değil, “gömülmesi”dir. Çünkü irâde dışıdır.
Kalpte alev topuna dönen yakıcı sıcaklıktır, yanmasıdır kişinin.
Akseden her güzel göz karşısında, her tatlı tebessüm - ve bunlardan da mühim olanı - tanıma safhasında zamanın kazandırdığı hislerin Devamı...
|
| BİR ESER VE BİR ÇOCUK (16 Eylül yazıları) |
Bir eser… Ulvî hedeflere sahip öyle bir eser ki, tüm insanlığa kucak açıyor… Temeli Hz. Peygamber tarafından atılmış ve O’nun izinden gidenlerce bu günlere getirilmiş; Türkiye’ye, İslâm coğrafyasına, oradan da dünyanın dört bucağına yayılmış bir eser… Yüz binlerce mü’minin, iman kardeşinin yürekleri bir, gayeleri ay Devamı...
|
| YAMYAMLIK NÜKS ETMESİN |
Milletin temeli insanların bütünlüğü ve birbirleriyle olan münâsebetidir. Dinin temeli ise inançtır. İnsanlar farklı dinlere inanıp aynı milletten, farklı milletten olup aynı dinden olabilir. Hayatın bir kanunu, kaidesidir bu.
Irk ve dinlere göre insanları birbirinden ayırıp ülke ve devlet sınırı çizmek; insanlara “Sen şunlardansın, bunlardansın, bu topr Devamı...
|
| SON ZAMAN MASALLARI |
Bu kayıb bir masalın bulunuş hikayesidir. Bu sonunu büyüklerin yazdığı gündüz masallarının, gece uykularını kaçırış hikayesidir. Bu hikaye değil aslında bir masaldır. Bütün büyüklere çocukların bir armağanıdır.
Bir varmış bir yokmuş, Emine tarlada çalışmaktan yorgun dü Devamı...
|
| TARİH TEKERRÜRDEN Mİ İBARETTİR? |
Öyle bir savaş vardır ki! Dünyada eşi benzeri olmayan, kemikle çeliğin harman olduğu, anaların henüz lise talebesi çocuklarını kınalayıp da vatana kurban diye askere gönderdiği bir savaş...
Gelibolu yarımadasında kanlarıyla DİRİLİŞİN DESTANI’NI Mehmetçiğin yazdığı bu destan, tarihin silinmez sayfalarına altın harflerle kazınmıştır. Bedeli bunun gibi birka&cc Devamı...
|
| AŞK DEDİĞİN BU MU? |
Âşıklar el ele, kol kola, sarmaş dolaş, birbirlerine gülümseyerek geziyorlar ortalıkta... Onları her yerde görüyoruz artık: sokaklarda, parklarda, banklarda, sitelerde, marketlerde, arabalarda… Bu gördüklerimiz gerçekten “aşk” mı, bunlar hakikî “âşık” mı? Hayır, bunların çoğu ne yazık ki geçici aşklar… Ger&ccedi Devamı...
|
| BÜYÜKLÜĞÜN SIRRI |
OSMANLI DEVLETİ'nin VİYANA'ya kadar ilerlemesinden çok korkup, başarısının sebebini aradıkları halde bulamayan AVRUPA 'YA, İstanbul'daki İngiliz sefiri bu durumu anlatarak büyük bir sevinçle şu mealdeki şifreli mektubu yazıyordu: 'Buldum, buldum.... Osmanlıların zaferden zafere ulaşmaların sebebini ve bunları durdurma çaresini buldum... Osmanlılar aldıkları esi Devamı...
|
| MUHTEŞEM SAYGISIZLIK |
Günümüz Türkiye’sinde padişahlarımıza küfretmek, onların başarılarını gözden düşürmek için bazı kesimler ellerinden geleni yapmaktadırlar. Yavuz Sultan Selim’den sonraki padişahların halife olduğunu, önceki padişahların da evliya olduğunu unutmaktadırlar.
Konu padişahlarımıza küfretmek veya saygısızlık o Devamı...
|
| YILBAŞI - UYDURUK MORUK |
(Alavere Müslümanlık - Dalavere Milliyetçilik)
Haldun Taner demiş ki: "Bizim çocukluğumuzda Noel ve yılbaşı gâvur bayramları idi." Peki, şimdi?... Noel ve yılbaşı aynı zamanda bir Türk bayramı hâline gelmedi mi? Haldun Taner’in ihtiyarlık devresinde belki değildi ama şimdi böyle… Her yıl aralık ayından itibaren duyarız o cartlak sesleri. Her yıl ayarla Devamı...
|
| MASKELİ BALO |
Evimizden dışarı adımımızı attığımız andan itibaren her gün onlarca insanla karşılaşıyoruz... yüzlerce maskeyle… Günümüz insanının üzülerek şahit olduğum yanıdır bu… Maskeleri…Ne yazıktır ki artık telaşımız kimliğimizi, benliğimizi saklamak, içimizde bas bas bağıran duygularımızı bastırmak, onları susturmak oldu. Ve bunu başarmak için kolay bir &cc Devamı...
|
| BEN BÖYLE DEĞİLDİM |
Bir süper gücün siyâsî, askerî, ilmî, teknolojik mevkii ve şimdiki süper güçlere olan üstünlüğü… O süper gücün getirdiği yenilikler, onun demokrasi ve hürriyet anlayışı… Ve o süper gücün yıkılışı...
Biz, hârikulâde ve her yerde göğsümüzü kabartarak anlatacağımı Devamı...
|
| TÜRKİYE’DEKİ VE ÎRAN’DAKİ YASAKÇILAR |
Yıllardır ülkemizde kanayan bir yara, çözülmeyen bir dâvâ… Bu dâvânın gölgesinde kalanlardı kendilerini parçalayanlar, bu dâvânın tanıklarıydı acınacak hâlimize şâhitlik edenler ve bu dâvânın hâkimleriydi milletin birbirini parçalamasından zevk alanlar. Elbette her dâvâda olduğu gibi bu d&aci Devamı...
|
| APTAL TÜRKLER (!) |
Aziz Nesin demiş ki: “Türk milletinin yüzde altmışı aptaldır.” Böyle bir lafı sıradan bir insan söyleseydi Kemalistler olsun, sağcılar olsun, solcular olsun; komünistler, devrimciler, ülkücüler… kim olursa olsun “Yuh!” çekerlerdi. Doğrusu çok tuhaf... Eee, koca Aziz Nesin... O dediyse vardır bir bildiği, öyle değil mi? Şimdi her Devamı...
|
| ANNE BEN ÖLMEK İSTEMİYORUM |
Küçük bir çocuk annesinin çâresizce bakışları önünde ona aç olduğunu söylüyor. Elini uzatıyor annesine, “Anne ben ölmek istemiyorum.” diyen bakışlarıyla... Annesi ona yardım etmek istiyor ama onun da elinden bir şey gelmiyor. Susuzluktan dudakları kuruyan, açlıktan midesi kazınan ana oğlun hikâyesi bu... Yoksulluk ve yoksu Devamı...
|
| YEDİ ASRIN KÜLTÜRÜ |
Her şey eski kıymetini yitirmişti artık. Her şey câhilliğin getirdiği şuursuzluğun benliğimizi kazıyıp yok etmesiyle yitirmişti ehemmiyetini. Kimilerinde ise o benlik hiç yoktu. Kocaman bir medeniyetin varlığı, tarihî hâdiselerin doğruluğu veya yanlışlığı, mâziyi hor gören, basit ve kaba bir bakışa mahkûmdu. Eski kültür ve medeniyetimiz şimdilerde içi kurtlar Devamı...
|
| ONLAR KİMDİ, SİZ KİMSİNİZ? |
14. yüzyılda yaşamışlardı bütün sıkıntıları, ayrılıkları ve Moğol denilen illete karşı kendilerini müdâfaa etmeyi… Meşakkatli bir yolun yolcusuydu onlar. Her türlü sıkıntıya, her türlü belaya, her türlü mağlubiyete, her türlü ayrılığa karşı umutlarını bir an bile kaybetmemişlerdi onlar. Onlar inanıyorlardı, onlar cesur yürekti, onlar dava a Devamı...
|
| HANGİ TARAF MEDENÎ? |
21. Yüzyılın başlarındayız… Modern ve medenî bir millet olmak için büyük adımlar atıyoruz. İnsanlar oradan oraya koşuşturup duruyorlar. Medenî bir millet, modern bir millet nasıl olunur? Hep merak etmişimdir, medenî ve modern olmaktan bahseden insanlar bu iki mefhumdan neyi anlıyorlardı? Ahlâkın, terbiyenin, misafirperverliğin, kültürün, dindarlığın, Devamı...
|
| GERÇEK SEVGİLİ TEKTİR |
Dünya bir ırmak, kalbim bir sal, nefsim ve ruhum birer kürek …
Berraklığını kaybetmiş ırmakta, varlık ve yokluk arasında, kendini arayan bir beden…
Zaman neferlerini toplamış, büyük bir savaşa hazırlanıyor. Büyük bir hızla tozu dumana katıyor. Ruhum nerede, kalbim nerede, bedenim nerede? Bulamıyorum…
Zafer kazanan zaman, onları da mı sürüklemiş&nbs Devamı...
|
| BİZ "ÇEVRE"MİZİN ÜRÜNÜYÜZ |
İnsanın kişiliğinin oluşmasında birçok faktör rol oynar. Bunlardan en mühimi “çevre”dir. Biz hepimiz bir ölçüde çevremizin ürünüyüz. Neyin ne olduğunu bilmeyecek kadar küçükken elbette şuurlu tercihler yapabilme imkanımız yoktur. Ama belli bir yaşa gelince seçme şansı bize geçer.
Seçimlerimiz karakte Devamı...
|
| ANNELER! |
Her ne zaman başımız dara düşse, hangi yaşta olursak olalım sığınacak bir yer aradığımız zaman bulacağımız en güvenli yer: Anne kucağı!..
Annelerimiz… Onlar bizleri başlarına gelen en güzel şey olarak görseler de yaşadığımız her an ve hadise bizim için asıl onların en değerli şey olduklarını anlıyoruz.
Doğumumuzdan itibaren, dışarıdan bakan birisine “dert” olarak gö Devamı...
|
| HER ANNE BİR MELEK! |
Her çocuk bir başka güzeldir annesinin gözünde; her anne bir başka melektir çocuklarının gözünde... Bir anneye sorsalar “Dünyanın en güzel, en başarılı, en sevimli çocuğu kim?” diye, “Benim çocuğum!” der. İşte böyle bir sevgidir çocuk sevgisi. Bir çocuk gece y Devamı...
|
| PİŞMANLIK, YENİDEN BAŞLAMAK |
Pişmanlık sözde, değil özde olmalı…
Her insan pişmanlığı tadar. Ama bu, bazılarının dilinde lâkırdı olarak kalır, bazılarının kalbinde fırtınalar koparır.
Pişman olduğunu söyleyen bir gönül bunu yalnız diliyle ifade etmemeli. Kalbinin acıdığını hissetmeli, üzülmeli, aynı zamanda pişmanlık duyduğu günahın affolacağını ümit etmeli. Ancak o zaman acıyan Devamı...
|
| YAVUZ SULTAN SELİM'İN KISA BİYOGRAFİSİ |
Yavuz Sultan Selim
Babası: İkinci Bayezid.
Annesi: Gülbahar Hatun.
Doğumu : 10 Ekim 1470.
Vefatı : 22 Eylül 1520.
Saltanatı: 1512 – 1520 (8) sene.
Yavuz Sultan Selim, uzun boylu, geniş omuzlu, kalın kemikli ve omuzları arası geniş yuvarlak başlı, kırmızı yüzlü ve çatık kaşlı, uzun bıyıklı yiğit bir padişah idi. Sert tabiatlı ve cesurdu. Bu y& Devamı...
|
| TÂRİHTEN BİRKAÇ DERS |
Târihten Alacağımız Dersler Vardır:
Kendinizi Türklere Emânet Edin
16. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin gelişme yolu üzerinde direnmiş ve Türk orduları ile savaşa tutuşmuş olmasından dolayı Katolik Avrupa tarafından kendisine "Hıristiyanlığın şövalyesi" ünvanı verilen Boğdan Beyi Büyük Stefan'ın ölüm döşeğinde, evlatlarına:
"Belki de yak Devamı...
|