ÎMAN VE ÝSLÂM Kategorisine Ait Yazlar |
| Eðer dünya þeriata karþýysa ben dünyaya karþýyým |
Bu cümleyle baþlayan düþüncem, bir öfkenin, bir meydan okumanýn ya da bir yabancýlaþmanýn ürünü deðil; hakikatle kurduðum sadýk bir iliþkinin kaçýnýlmaz sonucudur. Belki dünya bu söze küçümseyerek bakar, belki çað dýþý bulur, belki radikal yaftasý yapýþtýrýr. Ama ben biliyorum ki, hakikatin ne olduðunu öðrenmeye &c Devam...
|
| Emanetin sorumluluðu ve Müslümanýn duruþu |
Emanet, “güvenilir olmak, korunmasý gereken þey” anlamýna gelir. Kur’an-ý Kerim’de: “Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.” (Nisa Suresi, 58). Bu ayet, emanetin sadece maddi deðil, manevi boyutunu da içerdiðini gösterir.
Ýnsanlýk tarihi boyunca toplumlarý ayakta tutan temel deðerlerden biri emanettir. Emanet; sadece bir eþya, bir para ya da bi Devam...
|
| ÝSLÂMÎ SÝYASET VE DEVLET |
Önceki yazýmý þöyle bitirmiþtim: “Uygulamadaki önemli yanlýþlara ve tehlikeli davranýþlara da bir baþka yazýmda yer vereceðim, inþallah.”
Her þeyden önce, Ýslam’ýn fertten ve ümmetten talepleri siyasetsiz ve devletsiz yerine getirilemez; bu sebeple de siyaset ve devleti dinden ayrý tutmak Ýslam’ýn tabiatý ile uyuþmaz. Ancak þartlar Ýslâm&ic Devam...
|
| Ýlahiyat fakülteleri ve dînî ilimlerin geleceði ne olacak? |
Özü eleþtirmek
Ben, ülkemizde genel olarak din eðitim ve öðretiminde Diyanet, Ýmam Hatipler ve Ýlâhiyat fakültelerinin -nitelikleri ve imkanlarý bakýmýndan- önde olmalarýndan yanayým.
Baþarýnýn en önemli þartlarýndan biri de öz eleþtiri (nefis muhasebesi, kendini hesaba çekmek…) olduðu için önce Diyanet konusunu yazdým. Ýlahi Devam...
|
| Müslüman Âlimin Nefsine Takvayla, Topluma Fetva Ýle Muamele Etmesi |
Ýslâm ilim geleneðinde sýkça tekrarlanan bir söz vardýr: “Âlim, kendi nefsine takvâ ile; topluma ise fetva ile muamele eder.” Ýlk bakýþta basit bir nasihat gibi görünse de bu ifade, fýkhýn en incelikli damarlarýndan biri olan maslahat düþüncesinin derin bir yansýmasýdýr. Çünkü âlim, kendi bireysel yolculuðunda müm Devam...
|
| DERT DEVRÝM DEÐÝL, ÝMANDIR |
Ýslâmî literatürde “devrim” kelimesi yerine “inkýlap” kavramý geçerlidir. Devrim, çoðu zaman yýkýcý bir kopuþu, geçmiþi tümüyle reddeden bir baþkaldýrýyý çaðrýþtýrýrken; inkýlap, kökten bir dönüþü ama asýl kaynaðýna doðru bir dönüþü ifade eder. Yani sadece deðiþmeyi deðil, asli Devam...
|
| EDEP LÝBASI SÖKÜLÜRSE |
Hayat hayâ ile kaimdir. Hayâsý olmayanýn hayatý olmaz. Hayâdan yoksun bir kimsenin hayatý yaþanmýþ sayýlmaz; o kiþi insanî deðerleri kaybetmiþtir. Gerçek ve anlamlý bir yaþam, hayâ (utanma duygusu, edep, ahlak) ile ayakta durur, onunla var olur.
Ýnsaný insan yapan bir iç derinliði vardýr. Onu sýradan bir varlýktan ayýran, kalbinin ve vicdanýnýn sesine Devam...
|
| TEFSÝR, TE'VÎL/YORUM VE ÝSLAM |
Kur’an-ý Kerim’i anlama ve açýklamayý -Allah’ýn bizzat açýklamalarý dýþýnda- Peygamberimiz (s.a.) yapar, ashâb yapar ve bir de sonrakiler (Mâtürîdî’ye göre fukahâ) yapar.
Bu anlama ve açýklamalara “Allah’ýn muradý, onun katýndaki doðru anlayýþ, mutlak Ýslam budur, diyebilmek için ya Pe Devam...
|