| |
Kapıda bir âşık; tâkatsiz yorgun; Beklenen cevap, tek kelimelik: Gir! Medhâli bu kapı, sevdâ yolunun; Bu yaman sevdâda Sırat gizlidir…
Âşığın dilinde hasret sözleri Diz çökmüş toprağa; ne çul ne kilim. Belli ki kapıya mıhlı gözleri, Gelin, sözlerine kulak verelim;
“‒Gözümün, gönlümün dermânı kapı! Ne zaman açılır senin kanadın? Başımın, boynumun fermânı kapı! Deme “Bin seneye sığmaz murâdın.”
Kapı… Ah bu kapı… Beklesem bin yıl Göğsümü, gönlümü versem o sese Tam bin bahar, bin kış… Pes etse akıl! Bin yıl sonra bir ses “Haydi, gel!” dese…”
Yarpız Kokulu Şiirler, İst. 1995, s. 14
|
|