
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 744 |
Önce zmir’de, sonra Edremit’te yaanan çarafn aalanmas hâdisesi, öyle kolayca geçitirilecek bir hadise deildir.
Çaraf, bu toplum için Nene Hatun’ar, erife Bac’lar demektir. Nene Hatun’lar, erife Bac’lar ise, o kavurucu k mevsiminde, ehit kanlaryla sulanan bu aziz vatann le kargalarna yem olmamas için her tür zorlua göüs geren, dalar, tepeleri aarak bu ülkenin, dümanlarn kirli çizmeleri tarafndan çinenmemesi için çileke analarn verdii istiklal ve istikbal mücadelesi demektir.
EMPERYALSTLERN YAPACAKLARINI BZ YAPACAK DYSEK, EMPERYALSTLERE KARI NÇN SAVATIK PEK?
Biz bu topraklar kefere-i fecereye kar niçin savunduk kanmzn son damlasna kadar?
Emperyalistlerin topraklarmz igal etmesine aslâ izin vermemek için, deil mi?
Emperyalistler bu topraklar igal ettiklerinde ne yapacaklard? Bu ülkenin deerlerini, kültürünü, tarihini, müziini, dilini, ruhunu ve namusunu yok edip kendilerininkini dayatacaklard, deil mi?
Mara’ta bunu yapmlard. Ama cevaplarn feci ekilde almlar ve Sütçü mam’larn önderliinde Mara’tan sürülmüler, Mara Franszlara mezar edilmiti.
imdi ise tersi dönmü ahmaklar, bugün çaraf aalyorlar, yarn çarafly aalayacaklar ve bu ülkeyi çarafl veya baörtülü insanlara cehennem edecekler, dedim ama ettiler zaten.
Soru u: Dün benim namusuma / örtüme, deerlerime el uzatan Avrupal emperyalistlerin yapamadklarn bu ülkede biz kendimiz kendi ellerimizle yapacak idiysek, bu ülkenin ruhunu oluturan slâmî ruhunu, slâmî deerlerini ve sembollerini ayaklar atna alacak kadar aalanacak idiysek biz bu ülkede istiklal savan kime kar ve niçin verdik ki biz?
Tersi dönmü ahmaklk böyle bir ey ite!
Türkiye dünyada dardan fiilen sömürgeletirilmeyen tek ülkedir ama içerden zihnen kendi kendini sömürgeletiren tek ülkedir yine, derken tam da bu tersi dönmü ahmaklk hâline dikkat çekiyorum yllardr…
KRALLAR VE PAPAANLARI
Avrupallarn 17. yüzylda yaamaya baladklar ontolojik felsefî sorunlar biz imdi yayoruz…
Bu durum, bizim Avrupallar geriden takip ettiimiz anlamna gelir mi?
Gelir tabii.
Manzara u: Batllarn bir ey yapyor olmalar, ortaya bir ey koyuyor olmalar, buna mukabil, bizim ise sadece onlarn yaptklarn papaan gibi taklit ediyor olmamz!
Bir toplum için bundan daha aalayc bir ey olabilir mi? Bir toplum kendisini papaan yerine koyarak maskaralaabilir mi?
Aliya zzetbegoviç, bouna, “sava, dümana benzediinde kaybedilir” dememiti, deil mi! Aliya’ya bu cümleyi kurdurtan tecrübenin ne kadar ürpertici bir ölüm kalm mücadelesi tecrübesi olduunu iliklerime kadar hissediyorum.
Savalarla yok edilemeyen bir toplumun dümana benzeyerek, celladna âk edilerek yok olmann eiine sürüklenmesi: Asil, vakur ve ahsiyetli bir toplum için, insanln insanca bir hayat sürmesini salayan, bu balamda tarihe benzersiz bir damga vurarak tarihin akn özgün bir ekilde deitiren büyük atlmlara öncülük eden bir medeniyetin çocuklar için bundan daha ürpertici yok olu biçimi olmasa gerek!
DÜNÜN VE BUGÜNÜN FATHLER: ÜLKENN STKLALNN VE STKBALNN TEMNATI
Patrikhane, Eyüp ile Fatih’in tam ortasnda yer alr.
Eyüp ve Fatih, Müslüman kimliini yitirirse, Patrikhane, Müslüman stanbul’un kalbine saplanan bir hançer olur. Dolaysyla sadece stanbul’un deil Türkiye’nin Müslüman kimlii yok olma tehlikesiyle kar karya kalr.
Çaraf, özelde patrikhanenin, genelde seküler veya deil Bat kültürünün ülkeyi istila ve igal etmesinin önündeki -MTO talebesi Lütfiye Zeren kardeimin deyiiyle- “çelikten kale ve duvar”dr.
Patrikhane’nin Müslüman stanbul’un kalbi demek olan Eyüp ile Fatih’in tam orta yerine konulmas Osmanl’nn dünyaya meydan okumasdr. Avrupa’da farkl mezheplerin ballarnn birbirlerinin kökünü kazdklar, Avrupa’da katliam üstüne katliamlar yaptklar, Avrupa’y cehenneme çevirdikleri bir zaman diliminde yüzyllarca slâm’la savaan bir dinin sembolünü Müslüman stanbul’un kalbine yerletiren adam, kalbiyle dünyaya meydan okuyan adamdr. te fetih budur!
Fetih, kalplerin kiiyi bütün dünyevi igallerin tasallutundan kurtarmas ve bütün zulümlere hakszlklara adaletsizliklere “hayr!” denilmesini mümkün klabilecek kadar dünyaya tasarrufta bulunmasn salamasdr kiinin. Fatih, hakikati zorbalarn tasallutundan kurtarp Osmanl’nn adalet medeniyetinin tasarrufuna sunan adamdr.
Mahmud Efendi Hz.’nin ne kadar büyük, ileri görülü bir insan olduunu gösteren en önemli iaret, Patrikhane’yi sark ve çarafn sembolize ettii slâmî anlam haritasyla çepeçevre kuatmasdr. Bu 28 ubat generalleri tarafndan da iyi anlalm olmal ki, ülkede baörtüsünü yasakladlar ama smailaa’da sark ve çarafa dokunmadlar!
Tek tük de olsa böyle örnekler var olsa da, unu hatrlatmak istiyorum: Bizim Bat’ya kar aalk kompleksinin dibini bulan celladna âk baz laiklerimiz, bu ülkenin ruhunun sembolü olan anlam haritalarna aalk bir ekilde saldracaklarna, bir ülkenin kimliinin, karakterinin, asaletinin yüzyllar sonras için bile nasl teminat altna alndn, nasl korunduunu örenmek istiyorlarsa, Mahmud Efendi’den ders alsnlar, diyorum.
Vesselâm.
Yazar: Yusuf Kaplan |
13-09-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||