
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 546 |
Brak u burjva adetlerini!
Türkiye’nin, meselâ bir sveç’de olduu kadar bir hukuk devleti olamamasndan; demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin icâbatn yerine getirememesinden ikâyet eden “entelektüel” kesimlerin söylemini son zamanlarda biraz daha dikkâtli tâkip ediyorum. Günümüzün “hi-tech” iletiim imkânlarn kullanarak, ZOOM üzerinden yaplan ve daha sonra Youtube’a yüklenen programlardan bahsediyorum.. Yurt dndan, minimalist zevklerle döenmi evlerinin bir köesinden balanan some thirties - some fourties olanlar bilhassa alâkam çekiyor. “Orada” olmann vermenin avantajlar kullanarak daha rahat konuuyorlar. Merak etmeyiniz; onlarn “satlml” gibi ucuz bir edebiyat üzerinden ilerlemeyecek bu yaz. Onlarn mimiklerine, jestlerine kadar sirâyet eden kültürel duygu durumlarna bir bakmak istiyorum.
Bu insanlarn orta snf âilelerden geldikleri hemen belli oluyor. Genellikle Bilkent, ODTÜ, Boaziçi gibi üniversitelerin SOC, IR, POL,HIS gibi ksaltmalarla anlan bölümlerinden mezûn olup, ABD, Kanada gibi yerlerde doktora yapanlar hemen temâyüz ediyor. Gâyet düzgün ve akc bir stanbul Türkçesi kullanyorlar. Konumalarna yer yer karan ngilizce veyâ daha az olmak üzere Franszca terimler, hafif tertip aksan krlmalar ise bu konumalarn kremalarn oluturuyor. Ülkenin demokratlar, ilericileri tabelâsn tayan siyâsal dolmu minübüsünün yolcular onlar. Entelektüel bagajlar “liberâl sol” literatürün baba figürlerinin jargonlar, kavramlaryla tka basa yüklü.
Aydnlanmann tamamlanmas gibi evrensel bir misyonun baarlmasnda kendi hisselerine düeni yapmak gibi bir “sorumluluk ahlâkndan” hareket ettikleri havasndalar.. Evrensellik istasyonundan yayn yapmak onlar târihsel çevrelerinin dnda ayrcalkl bir yere tayor. Eee, özgürlük biraz da târihin arlndan kurtulmak deil midir? Özgürlüün târihselletii bâz adacklar da vardr.. Onlar da zâten oradadrlar.. Sorsak, muhtemelen bu yaynlar araclyla kamuoyu oluturmak gibi bir amaçlar olduunu söyleyeceklerdir. Ama bu, insanlar kazanmak, eski solun yapt gibi bilinçlendirmek iddias gibi bir ey deil. Zâten yeni solun babalarnn popülizmi bir çocukluk hastal olarak geride braktklarn ilân etmelerinin üzerinden hayli zaman geçti. Çok mühim bulduum krlma urada: Onlar insandan, insann veri ölçülerinden deil, insana yakacan düündükleri bir elbisenin mükemmel ölçülerinden” hareket ediyorlar. Artizanâl deil, endüstriyel düünüyorlar. Terzilikten holanmyorlar. Zahmetli geliyor bu i.. Bir elbiseyi bedene uyumlulatrmak, bedenden hareketle elbise dikmek, o bedeni tanmay, onunla hemhâl olmay icâb ettiriyor. Zor i bu.. Narodnik kafal eskiler bu yolu denemilerdi. Bedenle uyumlulamaya çalm, ama orta snf entelektüel fazlalklar yüzünden becerememilerdi bu ii. Bunun acsn da kendi bedenlerini ve hayatlarn horlayarak çkarmlard. Kötü, beceriksiz terzilerdi onlar. Dramatik olarak bir öz nefretle sonlanan, diki takmlarn krp döken bir tecrübeydi bu. Kendi bedenlerini horlayan, zevk dünyâlarna kategorik olarak saldran, nekrofilyanlk raddesindeki bir öz nefretti… Ykanmamak, saç sakal brakmak, en kötü sigaralar içmek, saa sola “brak bu burjuva âdetlerini” diye saldrmak, ksaca devrimci ahlâk bu baarszlklarn göstergesiydi. Becerilemeyen bir terzilik, toptan bu zenaatn terk edilmesiyle neticelendi. imdikiler konfeksiyonun rahatlna gömülmü durumdalar. Elbise bedenden bamszlam, belirleyici olmutu. Fikirlerin fetiizmi deil de nedir bu? Beden elbiseye uyacaktr, elbise bedene deil. Deilse, konfeksiyonun mükemmel ölçüleri karsndaki kusurlar yüzüne yüzüne söylenecek, dükkânn dna atlacaktr. Kamuoyu oluturmak köeli, souk bir ifâde. Olsa olsa bedenlerin, elbiseyi kabûl etmeye zorlanmas.. Bedeni elbiseye uydurmak için ura dur.. Ama bu arkada ve kardelerimiz gidiâtn buna hizmet etmediinin de farkndalar. Zülf-ü yâre dokundukça brakn toplumsalda tnlamay, biraz daha dlanacaklarn ve yalnz kalacaklarn, seslerinin ve söylediklerinin kendilerine döneceini bilecek kadar zekidirler. Ama bunu yapmaktan da ayrca derin ve gizli bir zevk aldklarn düünüyorum.. O kaba topluluklar kendilerine kzp tepki gösterdikçe, hele hele bu tepkiler iddet boyutuna vardnda mazoistik bir zevk aldklarn hissediyorum.. Aslnda hepi topu istenen, sk tekrarlara dayanan, zaman içinde bamllk yaratan dramatik ve epik bir mâceradr. Her epik durumun mazoizmden beslenen gizli ve tuhaf bir haz dünyâs olduunu düünürüm…Bedenin tekmil kusurlarnn ortaya çkt, elbisenin ise mükemmel ölçülerinin korunduu bir kesin andr bu.. Nihâyetinde elbise, üstlerine oturan yakkl, güzel mankenlere kalacaktr. Bu podyumda tabiî ki, ölçüleri kuran sarnlar, mâvi gözlülerdir asl mankenler.. Ama sarlar, siyahlar da karnca kararnca buna renk katarlar..
Fikircilik yeni orta snflarn, soylulamasn tamamlayan esasl tutkularndan birisi. Toplumsal bedenlerle yegâne alâkas, folklorik güzellemelerle kendilerine acma nesneleri bulmasdr. Uzaktan gözlerine kestirdikleri plastik bedenlerdir bunlar.. Nevizâde’de, Boaz’daki bir âlemde, alkolün zihinleri gevettii bir anda, patlatlan bir Alevî türküsü, veyâ Kürtçe bir gazelde, Versace kyafetlere ilitirilmi bir pouyla çekilen halaylarda bu plastiklik, bir organiklik yanlsamasyla alr.. Hepsi bu…
Bedenler kovulduunda fikirler kalr.. Eer elbise kazâra beden tarafndan ele geçirilirse, potlar, olmamlklar sralanr. Hiçbir elbise mankenler üzerinde durduu gibi durmaz ki..Modaclar postmodern mükilpesent aristokratlar deil midir?
Ah benim güzel orta snflarm, ne kadar severiz hep uçta olmay..Olmayacak olanlar.. Her eyi yokua vurmay.. Hep yalnz kalmay.. Sonra da yalnzlar, aykrlarcemaatinin mahrem ayinlerinde kahr kahr kahrlanmay, mz mz mzlanmay…
Yazar: Süleyman Seyfi Öðün |
09-11-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||