
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 1075 |

Türk düünce dünyasnn önemli ismi aban Teoman Dural vefat ettiinde dostlar, örencileri ve tandklar onu filozof kimliiyle birlikte alçak gönüllülüüyle ve tad Müslüman ahlakyla da yad etti. Teoman Dural’nn vefatndan önce imza att son eseri “Öyle Geçer ki Zaman: Teoman Dural Kitab” bizi hocann Zonguldak’ta balayp Ankara’da devam eden çocukluk ve ilk gençlik günlerinden ömrünün son dönemlerinde görev için bulunduu Krkkale’ye kadar götürüyor.
Teoman Dural’y ilk kez 2000 ylnn bahar aylarnda Kültür Oca Vakf’nn Fndkzade’deki merkezinde dinlemitim. Çocukluk yllarndaki Zonguldak ve Ankara’dan, gençlik yllarndaki stanbul’dan anlattklar özellikle 1950-80 arasndaki Türkiye’nin sosyal tarihinin bir özeti gibiydi. Hocayla asl tanmamz ise yllar sonra Krklareli Üniversitesi’nde gerçekleti.
Hocann kald üniversite misafirhanesi çaltm Kavakl yerlekesinde bulunuyordu. Bir sabah okula geldiimde hocay misafirhanenin kapsnda gördüm, yanna gidip kendimi tanttm. 14 yl önceki konumasn hatrlatnca gülümsedi, “imdi ne yapyorsun?” diye sordu. “Hocam, Marmara Kraathanesi hakknda bir kitap hazrlyorum” cevabn verince yeni bir soru geldi “Sen benim büyük daym tanyor musun?” “Evet hocam, Hasan Amca’y tanyorum, ‘Domayan Hürriyet’ kitabn okumutum” demem üzerine, “Çocukluk yllarnda stanbul’a gittiimizde Hasan Amca beni yanna alr, ehri bir güzel gezdirirdi, onunla birlikte 12-13 yalarmda birkaç defa Marmara Kraathanesi’de oturduumuzu hatrlyorum. Kolay gelsin bakalm.” deyip beni uurlamt.
Benim kuamn Teoman Dural’y tanmaya balad 2000’li yllarda hocann geçmite farkl yaynevlerinden çkan telif eserleri Dergah Yaynlar’nda toplanmaya balamt, ayn dönemde gazete, dergi, televizyon ve internet ortamnda yaynlanan söylei ve konumalar da onu takip eden insan tabakasnn genilemesine araclk etti. Teoman Dural’nn vefatndan önce imza att son eser bir nehir-söylei çalmas oldu: “Öyle Geçer Ki Zaman: Teoman Dural Kitab”.
Gazeteci Ali Deermenci’nin 2019 yl boyunca Teoman Dural ile gerçekletirdii söyleiler 2020 ylnn ilk aylarnda Turkuaz Kitap tarafndan okuyucuyla buluturulmutu. Dural’nn vefatndan sonra hakknda söylenenleri okuyunca benim için en dikkat çekici boyut, özellikle onun örencisi olmu, onunla birlikte çalm kiilerin onu sadece bilim adamlyla deil, hayata ve insana yaklamndaki farkllyla anmalar oldu. “Öyle Geçer Ki Zaman: Teoman Dural Kitab”nn bu anlamda hocann hayat üslubuna dair ayrntlar barndrmakla bundan sonras için önemli bir ilev göreceini söyleyebiliriz.
AM’A YOLCULUK
Kitabn bize sunduklarna gelince; Teoman Dural’nn maceralara ve keiflere açklkla, bilgiye açlkla ördüü hayat deneyimini gözler önüne seren eserin perdesi Teoman hocann aile hikâyesiyle açlyor. Büyükbabasnn babasnn Gümülcine müftülüü, Büyükbabasnn ar ceza reisi olarak Selanik’in Langaza kazasna atanmas ve babasnn Langaza’da dünyaya gözlerini aç Teoman Dural’nn anlatmnda Osmanl’nn ykl ve kaybedilen topraklardan çekiliiyle birlikte deerlendiriliyor.
Dural, ailesinin kendisinden önceki üç kuan yorumlarken bir yandan da hayatn hzl deiimine de vurgu yapyor: “(Dedem), Sonra Langaza’dan stanbul’a geliyor, buradan da am’a, Ar Ceza Reisliine tayin ediliyor. Yal arabayla, kar, koca ve iki çocuk, babam ve bacs büyük halam, bir buçuk ayda am’a gidiyorlar. Tarih 1913. Ayn adam, yani babam 1958’de stanbul’dan am’a bu sefer uçakla bir buçuk saatta varyor. Düününüz! Bir ömürdeki deiime baknz. Yalnzca burann deil, dünyann, insanln hepten deitii bir zaman dilimi.
Tarihte bunca ilgi çekici baka hiçbir dönem daha yoktur. nsanln geçmii üç yüz binse, onca yldr insanlar d güçlü, çounlukla hayvanlarn çektii tatlarla hareket etmiler. Artk bunlar, birdenbire kendi kendine hareket eden nesnelerle yer deitirmee balamtr. nanlmaz bir ey bu. Büyükdedem ile babamn babasnn babas ve ondan alt yüzyl önce yaam atas arasnda önemli bir yaama tarz fark yoktu; ama büyükbabamn babas ile büyükbabam arasndaki yaama tarz fark dünyalar kadar olmal. Büyükbabam önünde sonunda araba, uçak, tren v.s. görmütür.”
ÇOCUKLUUNUN EHRDEK ZLER
Teoman Dural’nn dünyaya geldii yer babas Sabih Dural’nn elektrik santraline yönetici olarak atand Zonguldak Kozlu’dur. Kozlu’da geçen çocukluk yllar Dural’nn hafzasna silinmez izler brakr: “Kozlu çok dalk bir bölgedir. Zonguldan her yeri dalktr, hatta dan olmad yer yok. Da ve yeil; bir ormandr Kozlu. Dünyaya geldiim mahallenin ad Klç. Geçen yl bana Zonguldak Üniversitesinden fahri doktora verdiklerinde oraya gittik; gördük. O evler hala duruyor. Bo, sata çkarmlar veya galiba ykacaklar. O tepeden denizi görürsünüz.
Büyüdüüm yer diye mi bilmiyorum, hayatmda hiçbir yer bana buradan daha güzel görünmedi. Dorukan Zonguldan karadan giriidir. Yüksekten baktnzda yeil deniz, mavi denize kavuur ve arada minareler çkar. Çocukluumda bunlardan baka bir ey gözükmezdi.” Dural’nn pek çok konumasnda ve sohbetinde zikrettii deniz ve da sevgisi Kozlu’dan kaynan alr, orada da ve denizi bir arada görmenin verdii haz hayat boyunca yeni seyahatlere ilham kayna olur.
Teoman Dural, ilkokula Kozlu’da balar, ama okula alamas kolay olmaz, okulun üçüncü günü belki de hayatnn ilk macerasna atlarak okuldan kaçar, ormanlk bölgede yolunu kaybeder, köylülerin yardmyla ancak akam saatlerinde bulunmas mümkün olur. Kaçaklk uzun sürünce, durum Sabih Bey’den saklanamaz ve Teoman Dural yllar sonra “eline salk, Allah rahmet eylesin” sözleriyle gülümseyerek anaca baba dayan yer: “Eve çok kötü geldim. Annem, iki göz iki çeme… Hem kaybolduumdan hem de bama gelecekleri bildiinden alyor. Babama da ‘yapma, dövme’ diye açkça söyleyemiyor. O gün çok dayak yedim. Eline salk –Allah rahmet eylesin- Herhalde baka türlü adam olmayacaktm.”
Bu yalarda Dural bir yandan okula uyum salayamamann skntlarn yaarken dier yandan çocukluk arkadalar arasnda sarnlnn cezasn çekmeye balar. Aabeyi ve ablas babalar Sabih Dural’ya benzerken, Teoman Dural’nn annesinden gelen sarnl adeta çocukluunun kabusu olur:
“Tipimden o kadar nefret etmiim ki, bir gün okuldan eve dönüyorum. Kt. Yanm kömürlere gidip kafam cürufun arasna soktum ve saçlarm kararttm. Sar saçlardan o derece bkmm ki. Eve geldiimde, neredeyse annem kalpten gidecekti. Benden kapkara, karga gibi bir ey çkmt. Kendi yurdunda yabanc, ecnebi addedilme hastal baya geç yalara kadar sürdü, evlendiim günlere dein gelmitir. Mesela hiçbir vakit, annemin Alman olduundan bahsetmezdim. çimde büyük bir öfke ve nefret vard. Hatta bir süre annemle Almanca konuma reddettim.”
KOZLU’DAN ANKARA’YA
Kozlu’da balayan ilkokul yllar, babasnn yeni görevi sebebiyle Ankara’da devam edecektir. Dural için, Kozlu’dan sonra Ankara pek cazip deildir: “Ankara’da dehetli bir hüzne kapldm. Ovam, dam, denizim, ormanm yoktu. Özellikle de denizin olmamas beni ykt. Denizi görerek hayat buldum hep. Büyük bir hüzün sard beni. Kendimi müthi yalnz hissettim.”
Ankara yllarnda çocuk zihniyle hissettii ilk farkllk, babasnn ve büyük days Hasan Amca’nn dost çevresiyle evde kurulan sohbet meclislerinin atmosferidir: “Babamn ak olduu bir eydir sohbet. Siyaset ve tarih üzerine muhabbet edilir. Özellikle Ankara ve stanbul’daki sohbetlere günün kalburüstü adamlar gelirdi. Eski adamlar ama temayüz etmi kiiler.
Babam istemeye istemeye de olsa siyasete atlnca orada müdhi bir ortam olutu.
O günün nüfusunu düünün. lkokul beinci snftayken 1957’de Türkiye’nin nüfusu yirmi dört mü, yirmi be milyon muydu neydi. Yetimi insanlar bir avuç kadar bir eydi, ite bunlar bir araya gelirdi.
ÜNLÜ SMALAR VE ÇOCUKLUU
Samet Aaolu’nu falan çocukluumda gördüm. Sabati Ataman, Cevat akir Kabaaaç, Refi Cevat Ulunay, Burhan Felek, Ahmet Emin Yalman. Özellikle müzmin ihtilalci büyük daym, yani babamn days Çerkes Hasan’dan ötürü, babamn geni bir çevresi vard. Hepsini çok genç yata tanma frsat elde ettim. Bunlar 1880’lerin, 1890’larn adamlaryd. lk gençlik yllarmda hep bu insanlarn konutuklarna, söylediklerine kulak misafiri olurdum. Evler büyük deildi. Mesela Ankara’da hepimiz ayn odada otururduk. Hele kn dars buz keserken, eksi bilmem kaçlarda. Bunlar rak sofrasna oturur, orada siyasi dedikodularn eder, ben de bir köede sözümona ders çalrdm.”
Teoman Dural’nn hayatnda okuma merak 1957’de TED Ankara Koleji’nin orta bölümüne baladktan sonra geliir. Almanya’dan gelen bir baba dostunun hediye ettii atlas Dural’nn corafya ilgisinin kayna olur: “O atlas yüzünden harita ve corafya hastas haline geldim; gece gündüz harita okuyor, adlar ezberliyorum; dalar, ovalar. Bir çeit dünyaya açldm. Ondan sonra o corafya hastalyla yava yava okumaa ilgi duyar oldum. Okuduklarm hep macerayd: resimli romanlar, Teksas, Tommiks falan.”
Dural’nn yabanc dillere ilgisi de bu yalarda Almanca ile balar: “Bu yazy kendi bama sökmee çaltm. Parça parça bölük bölük baladm okumaa ve çok zorlandm.” Dilbilgisini gelitirirken babasnn Almanya’daki üniversite yllarnda biriktirdii kitaplar önünü açar: “Sonunda çok iyi söktüm. Oturup okuduklarm deftere yazmaa baladm ve bu ekilde yazma da örendim. On üç yandaydm o zaman. O kadar ilerlettim ki on be, on alt yalarnda Almancadan çok sk, çok zor edebiyat eserlerini okur hale geldim.” Ortaokul yllarnda temellerini att, lise yllarnda gelitirdii okuma birikimi ve çerçevesi Teoman Dural’nn mesleki yöneli ve deneyiminde belirleyici olur:
“Kendi kendime gelitirdiim bir okuma disiplinim oldu. Bu ileriki felsefe yllarmda çok iime yarad. Çok önemli yerlerin altn çiziyordum. Bu da hem dilimi ilerletti hem de bana bir çalma yöntemi kazandrd. On alt yandayken metin yazyordum, ksa ksa notlarm vard. Daha çok iir yazyordum, baya sk hatta.” Teoman Dural’nn okuma younluuyla birkaç yl içinde kat ettii mesafenin üzerine onu yazmaya cesaretlendiren büyük days Hasan Amca olur: “Bir tek Hasan dayma gösteriyordum hepsini. O tevik ediyordu, zaten edebiyata çok yatkn bir adamd. Kendisi de yazard, gazeteciydi.” Dural, Ankara’daki ortaokul-lise yllarndan sonra üniversite eitimi için stanbul’un yolunu tutar. stanbul’daki üniversite yllar balarken Teoman Dural’nn aklnda Almancann yanna Rusçay ekleme düüncesi belirir.
1960’larn stanbul’unda Rusçann kaplarn açmak için gittii ilk adres 1917 Bolevik Devrimi’nden kaçp stanbul’a gelen Ruslarn Beyolu’nda açt Rejans Lokantas olur. Lokanta sahiplerinin araclyla bir Rus kadndan ders almaya balar ancak maddi sorunlar sebebiyle Rusça örenme ii yarm kalr. 1970’ler Teoman Dural’nn hayat çizgisindeki iki belirleyici gelimenin yaand yllardr. Önce 1970’te Piyeret hanm ile evlilii sonra 1975’te stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde akademik hayata intisap edii. Bundan sonraki yllar felsefe profesörü ve düünür Teoman Dural için hayatnda yeni aamalar yava yava beraberinde getirecektir.
Akademik hayatn zorluklar Dural’nn peini brakmaz. “nsanmzn en önemli özellii hangi meslekten olursa olsun, duygularnn, aklnn katbekat yukarsnda olmas.” cümlesiyle bu yolda kar karya kald sorunlar özetlemek ister gibidir. Doçentlik tezi ve snav süreci balamnda söyledikleri ile yaadklarn biraz daha açar: “Tezimi çok büyük zorluklarla bitirdim. Ömrümün bilmem kaçta kaç gitti. Öyle bir sinir sava vard ki ortalkta, anlatlr gibi deil.
O zaman kalp sektesinden gitmediime, kanser olmadma çok aryor, nice salam bünyem varm diyorum.”
Örenmeye derin ilgi
Ya ilerlerken, örenme ve yeni bak açlar kazanma isteinde hiçbir gerileme görülmez: “Hoca olarak nereye gittiysem, orada ilgi duyduum konularda ders gördüm. Bunlarn banda Farsça gelir. Her gittiim yerde, Avusturya’da bile Farsça derslere devam ettim; Malezya’da, Almanya’da yine öyle. O dili ilk iittiimde aklm kaçrdm sanki. Güne batarken Ar dann eteklerinden geçiyorduk. Radyoda ran’dan yayn yapan bir kadn iir mi okuyordu, olaan bir haber mi veriyordu, bilmiyorum. Ama bana iir gibi gelmiti.”
1988’de profesör olur, 1990’l yllarda telif eserlerinin belirli bir düzen içinde sralanmaya balad görülür. 2000’li yllarda yeni telif eserlerini yaymlamaya devam eder. Krklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi dekanl görevini yürütmekte olduu 2013 ylnda rahatszlanmasna ramen yeni telif eserleriyle ilgili çalmaktan geri durmaz.
“Öyle Geçer Ki Zaman: Teoman Dural Kitab”nn sonlarnda, yazd kitaplar ve yazmak istedii kitaplar hakknda düünceleri sorulunca verdii cevap hem hastalnn etkilerini hem de hastalna ramen yeni çalmalar yapma isteini görmek ve anlamak bakmndan çarpcdr:
“Bu son zamanlarda, çok iddial bir kitap yazma düünüyorum, bir türlü beceremiyorum. Vakit ve keyf olay beni çok etkiliyor. Keyifsizlik ve vaktin boa ak en önemli çalmay engelliyor kansndaym.” “Bir, Eflatun üzerinden mufassal bir çalma yapma arzu ediyorum. Öbürü de nasyonal sosyalism üzerine. Bu ele alnmam, son derece yanl kanlarla dolu bir konu. Taraf tutmadan, ne aleyhte, ne lehte bir bir kitap hazrlama istiyorum. Onun ilk belirtilerini bu ‘Hayatn Anatomisi’ kitabnda vermee çaltysam da dar bir çerçevede kald orada, çünkü zaten konusu o deil.”
Ne yazk ki tasarlad çalmalar tamamlamaya ömrü vefa etmedi. Yaz ilerinde niyetlendii son balklar nihayete erdiremese de hayatnn son yllarna “Felsefe Söyleileri” isimli televizyon programn sdrmay bildi. Teoman Dural, kitaplar, söyleileri, dersleri ve sohbetleriyle ardnda önemli bir miras brakt, temas ettii pek çok insan birikimi, düünce gücü ve ahsiyetiyle etkiledi. Teoman Dural, ehirli bir insana has dikkatleri, safl, samimiyeti; bilgiye, düünceye, örenmeye ve öretmeye ball ve -benim Krklareli Üniversitesi Felsefe bölümünde örencisi olanlarda müahede ettiim- örencilerinde brakt izlerle hafzalarda yaamaya devam edecek.
Eitim için yurt dna
Teoman Dural 1982 ylnn sonlarna doru doçent olduktan sonra, yurt içi ve yurt d görevler ve misafir öretim üyelikleriyle kendisine yeni pencereler açmaya çalr. Gittii yerlerde doa tutkusunu elinden geldiince devam ettirir: “Anadolu’nun hemen hemen bütün kaydadeer dalarnda, bayrlarnda yürüdüm. Toroslar, Dou Karadeniz, Güneybat Anadolu, Antalya, Mula taraflar. Bunun yannda Afganistan’da, Hindikulara, en sonunda Moolistan’da Altaylara çktm. Baya yalydm o zaman. Altmm geçmitim. Dört bin küsur metreye çktm. Çktm yer de herhalde bin küsur metreden itibarendi. Da ile deniz beni en çok çeken iki ey.”
Yazar: |
12-12-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||