
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 4569 |

Usul zemininde hareket etmek
Prof. Dr. Hayreddin Karaman hoca, "slam'da Ne Var, Ne Yok" bal altnda ileri sürdüü görülere ald tepkilerin ardndan kaleme ald yazlarna, tenkitçisinin (Yani Ebubekir Sifil'in "Dorulu") niyet okuduunu, mezmum duygularn etkisi altnda kaldn, ilim ve ahlak ölçülerinin dna çktn... ima, hatta tasrih eden satrlarla giri yapt. Kendi maksadn ise, "slam'n temiz, güzel, nurlu yüzünü kirli, kara, çatk göstermek isteyenlerin ellerinden baz frsatlar almak" olarak ifade etti.
Benim yaptm, istisnasz tamam ayn gerekçeden hareket ederek benzer sonuçlara ulaan modernistlerle hocann tutumu arasnda ne denli ilgi çekici bir benzerlik bulunduunu vurgulamaktan ibarettir ve bunun niyet okumakla, mezmum duygularn etkisi altnda hareket etmekle, psikolojik tahlillere soyunmakla falan bir ilgisi yoktur.
Hocann atlad önemli bir gerçek var: "slam'n temiz, güzel, nurlu yüzünü kirli, kara, çatk göstermek isteyenler" sadece hocann derpî ederek "slam'da yoktur" dedii hususlarda masum endieler tamyor; aksine onlarn problemi, bir bütün olarak slam'n kendisiyle. Dolaysyla hoca o 9 meselenin slam'da olmadn olabildiince açk ve kesin bir ekilde -herhangi bir kayt ve arta balamakszn- söylemi olsa bile slam', konuyla ilgili ilk yazsnda naklettii televizyon programndaki ngilizler gibi alglayanlar ikna etme ansna hiçbir zaman sahip olamayacak.
Bu durumda tahakkuk edecek olan, airin,
Dünyay yamamak için parçalarz Din'i biz;
Sonra ne Din kalr elde, ne yama diktiimiz
dedii durumdur sadece. slam'a u veya bu bahanenin ardna saklanarak kara çalmak isteyenler bildiklerini okumaya devam edecekler; bu dün de böyleydi bugün ve yarn da böyle olacak. Buna mukabil onlara, "Sizi endieye sevk eden hususlar vazgeçilmez deildir" diyenler, yalnzca ve ancak Müslümanlarn din algsnda derin krlmalara yol açacaktr.
Bir örnek: Hoca, recm konusundaki rivayetlerin, bu müeyyidenin "hadd" deil, "ta'zir" olarak alglanmasnn doru -hatta "daha doru"- olduunu gösterdiini savunuyor. Bu tezine gerekçe olarak da, esasen hiçbirisi davasn teyit etmeyen hususlar ileri sürüyor. Bu gerekçeler tek tek ele alndnda -ki ilgili yazlarda bunu yapmaya çalmtm- recmin "ta'zir" olduu davasna hiçbir ekilde delalet etmedikleri açk olarak görülüyor. Her biri farkl bir hassasiyeti ifade eden o gerekçeler hocada örneini gördüümüz sunum tarzlaryla bir araya getirildiinde, recm konusuyla ilgili olarak algda oluabilecek krlma, aynyla dier hadd cezalar, hatta ahkâmn tamam için de söz konusu olacaktr.
Esasa gelecek olursak;
Hoca, recm meselesine inhisar ettirdii mukabil yazlarnda meseleyi Usul zemininde ele aldn belirttikten sonra icma ile ilgili alntlara ve ahad ya da mehur haberin Kur'an karsndaki konumu balaml tesbitlere yer veriyor. Bu hususlarda ne dediini ve dediklerinin konuya taallukunu elbette deerlendirmek durumundayz.
Recm konusunda Usul zemininde hareket ettiini söyleyen hoca, hatrlanaca gibi bu cezann "hadd" deil "ta'zir" olduu davasna u hususlar delil göstermiti: 1) Recm, slam'n getirdii, balatt bir ceza deildir. 2) Zina cezalarnn daha hafiflerine yer veren Kur'an, recme yer vermemitir. 3) Efendimiz (s.a.v), birkaç defa uygulatt recm cezalarnda kendisi bizzat bulunmam, infaz bakalarna yaptrmtr. 4) Efendimiz (s.a.v) zina suçunu itiraf ederek cezalandrlmalarn talep edenlere hemen ceza uygulamam, onlarn srarlar sonucu cezay uygulatmtr. 5) Ceza infaz edilirken kaçan kiiyi brakmadklarn söyleyen sahabîlere "keke braksaydnz" demitir. 6) Recm cezasn ifade eden hadislerde bekâr zaniler için "sürgün" cezas da yer ald halde, sürgün cezasnn uygulanmayacan söyleyen müctehidler olmutur.
Devam edecek.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
04-12-10 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||