
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 441 |
Admz soran, arayan var m?Ahmet Hamdi Tanpnar’n “Selâm olsun” iirinin son msradr bu.
iir daha isminden balayarak bize Yûnus Emre’nin bir iirini hatrlatr:
Bu dünyadan gider olduk kalanlara selâm olsun
Bizim için hayr dua klanlara selâm olsun
Tanpnar’n iiri öyle balar: “Selâm olsun bizden güzel dünyaya.”
Yûnus geride kalanlara, ibret kastyla seslenirken, Tanpnar dünyaya seslenir ve iirinde dünyevilik kendini gösterir:
Bahçelerde hâlâ güller açar m?
Selâm olsun sonsuz günee aya
Iklar, gölgeler suda oynar m?
Hepsi de güzeldi, kar, tipi, frtna
Günlerin geçii ard ardna…
Yûnus’un iirinde dünyaya özlem yoktur, fakat son msrada…fâniler dünyasna seslenerek iirini bitirir:
Miskîn Yûnus söyler sözi kan yaşla told gözi
Bilmeyen ne bilsün bizi bilenlere selâm olsun
Ebediyet âleminden konuan Yûnus’un fâni âlemdekiler tarafndan bilinme arzusu bu son msralarda ortaya konulur. Bu noktada iki iiri arasnda bir mütereklik görülebilir:
Dönmeyen gemiler olduk açktan
Admz soran, arayan var m?
Tanpnar’n bu iiri bir bedbinlik annda yazdn düünebiliriz. Dünyann güzelliklerine veda edecektir ve arkasndan onu bilenler, hatrlayanlar olmayacaktr. Oysa kendince mühim ve büyük iler yapmtr. 60 yanda dünyaya veda ederken iirleri bir tarafa hikâye kitaplar, romanlar, incelemeler ve 19. Asr Türk Edebiyat Tarihi gibi orijinalliinden üphe edilmeyecek eserler ortaya koymutur. Buna ramen salnda gereken ilgiyi görmemi, romanlar ya tefrika halinde gazete sayfalarnda unutulmu, ya da yllarca tek baskda kalmtr. Ben Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün 1961’de yaplan ilk basksn 1970’lerde alm ve Tarih Kurumu’nda çalrken okumaya baladm bu romann içinde bulunduum kurumu anlatan bir eser olduunu düünmüümdür!
Tanpnar elbette çok yönlü bir edebiyat ve sanat adam. Fakat onun en çok iiri ve mûskîyi mühimsediini görürüz.
iir söz sanatnn zirvesidir. “Belki bir bakma tek millî sanat iirdir” der. “iir bir iç kale sanatdr.” “Yalnz iirdir ki yazld dilin maldr.”
“iirin güzel sanatlar içinde garip bir talihi vardr. Örgüsünü veren malzeme -yani lisan- itibaryle hemen herkes için olan bu sanat, gene bu yüzden hudutlar en dar olan sanattr.”
Tanpnar, güzel sanatlardan resmi, heykeli, mimariyi ortadan biraz üstün zekânn kavrayabildiini, anlalmas için hususî bilgiye az çok muhtaç olan mûskînin bile, hiç olmazsa bir medeniyetin zevk çerçevesi içinde, dinleme kabiliyetinden baka bir vastaya muhtaç olmadan tadldn belirtir. “irden gayri söz sanatlar da az çok böyledir. Yazldklar dilden gayri dillere tercümeleri mümkündür.” iir ise tercüme edilemez. “Yaad memleketin dnda öhret yapan tek air yoktur.”
Bu Avrupa’da mümkündür, entelektüel Avrupa 16. Asrdan beri tek aile gibi yaad için iirde kolayca dünya ölçüsünde öhret kurulabiliyor. “Eskiden bizde de böyle idi…Onun için eski medeniyetin müterek mal olan öhretlerimiz vard.”
“iirde dil her eydir. Dili kaçran insan da yakalayamaz. O (Yahya Kemal) Türkçeyi buldu ve bulduu bu türkçe ile en muasr iirlerden birini vücuda getirdi.”
“Türk iirinin, Türk edebiyatnn belli bal meselesi dil meselesidir. Gençler yeni bir kelime fetiizmine dütüler ve yenilii kaytsz artsz kabul etmeyi ihtiyarlamamann tek çaresi gibi gören yallar da bundan pek holanyorlar. Bu yüzden hiçbir milletin tarihinde görülmemi bir anarinin içindeyiz. Bittabiî burada dilin yenilemesi aleyhinde bulunmuyorum. Fakat halk kaynandan uzaklatmz hatta bu kayna yanl tefsir ettiimizi, yeni zümre dili kurduumuzu ve hayatn kendisi olan dilin karsnda çok dimaî kaldmz söylemek istiyorum.”
Tanpnar’n eserlerinde mûskî geni yer tutar. Mahur Beste ve Huzur romanlarnda bu çok bariz ekilde görülür. Tanpnar Huzur için “Romann asl kahraman stanbul ve mûskîmizdir” der.
Büyük garp mûskîsinin yanna konulabilecek yegâne büyük mûskîye sahip olmamza ramen, bundan haberdar deilmi gibi gözükmekte srarl olduumuzu söyler.
Itri’nin, smail Dede’nin, bir Bekir Aa’nn eserleri etrafmzda namenin, ilahî cezbenin, ruhtan süzülmü, sahih hakikatlerin kapal bahçeleri gibi yüzmektedir. Bu bahçelere girsek, yani mûskîmizin farkna varsak, her ey deiecektir. Fakat bunu bugünkü Avrupal kimliimizle yapmamz lâzmdr. “Çünkü arkl benlik, bu eserlerden bizim bugün anlayacamz eyleri anlayamaz.”
Bu musikiyi ve klasik sanatlarmz medeniyetimizin, kültürümüzün tabiilii içinde gelitirmiizdir. Eskiler bu tabiiliin dna çkarak mûskîmizi anlayamazlar. “Onun için mesela Dede Efendi’nin herhangi bir bestesi onun hayatna (ait) olan bir akidenin bir parças idi, keza Fuzulî evliyaullahtan bir zatt ve Mevlâna iir yazmaz, bir takm tasavvufî hakikatleri tebli ederdi.”
“Emin olalm ki, bu eserlerin yarm aydnlnda bizim en küçük çlmza cevap vermeye hazr olan binlerce ruh vardr. Memleketimizin her tarafnda harsmzn her köesinde nefha nefha ruh esiyor. Dünküler bunu göremezlerdi. Çünkü onlar bu eserlerin hiçbir deiikliksiz, binaenaleyh uursuz devamydlar.”
“Hulasa bizden evvel gelenler asil bir sabr ve civanmert bir feragatle, kâinat görülerinin müsaade ettii bir kemâl anlayyla asrlarca çalarak bir güzellik âlemi yaptlar. Bu âlemi sevmek ve tanmak kendi kanmzn tecrübeleriyle kendimizi zenginletirmektir.”
Tanpnar’n Huzur romannda, bir mek silsilesinin temsilcisi olan ünlü neyzen Emin Dede ve talebesi Ressam Cemil (Halil Dikmen) de vardr.
Tanpnar “Sahnenin Dndakiler” romannda hsan’ öyle söyletir: Mûskî düünceyi deil, nabz idare etmektedir. nsanmz ‘alaturka mûskî’ dedikleri acayip tokmakla dövüle dövüle’ ekillenmitir ve bunun için halâ direnme gücü vardr.
Tanpnar Halil Dikmeni dinledikten sonra, “Halil, bu yaptnn ne kadar büyük bir i olduunu bilemezsin. Bununla Türkiyeyi yeniden ina ediyorsun” der.
Sahnenin Dndakiler’de Boaz’da adeta bir mûskî meydan muharebesi anlatlr.
“Çocukluumda o kadar yekpâre ekilde bizim olan, bizim zevkimizi veren Boaziçi’nde imdi birkaç ayr mûskî birden duyuluyordu.”
“Rum halkn bindikleri sandallardan kitara ve mandolin sesleri geliyordu. Kanlca koyundan bir türlü çkmayan geniçe bir istimbotta ise, Amerikan neferleri kendilerine balalayka çaldryorlard. Bütün bu yabanc akisler bizi öldüresiye rahatsz ediyordu.”
“Bu nasl oldu, ben de anlayamadm. Kanlca koyundan, tam çkmak üzere idik ki, Tevfik Bey birdenbire Yani’ye: ‘Dön! Dedi, u heriflere bir ders verelim!’ Ve birdenbire denizin ortasndan aya kar bu toprakta, bu ehirde yaayanlarn sesi, kendi medeniyetimizin sesi, en geni ekilde yükseldi.”
“O anda, bütün Boaz tepelerinin, Tevfik Bey’in okuduu gazeli birbirine gönderdii muhakkakt.”
“lk önce kitara ve mandolin sesleri sustu, sonra istimbottakiler sustular, sonra bütün etraf sustu. Tevfik Bey’in sesi Boaz’ tek bana zaptetmiti. Tevfik Bey Yani’ye:
-Bebee çek! dedi.
“Halinde, malikânesinde isyan çkm da onu tenkil etmee gidiyormu gibi bir eda vard. Bebee doru döndük. Fakat bu sefer tek sandal deildik. stimbotun dnda bütün yoldaki sandallar bizimle beraberdi. Artk yan bamzdan ayrlmayan bir sandaldaki tanbur, ud, keman, Tevfik Beyin emrine girmiti.”
“Bebek koyunda da ayn ey oldu. Yolda sadece akir Aa’dan bir beste ile Hac Arif Bey’in iki arksn söyliyen Tevfik Bey, körfeze girer girmez tekrar gazele balad. Ve hemen arkasndan halkmzn bütün hüzün ve hasretiyle dolu bir maya geldi.
“Tevfik beyin sesi Boaz gecesinde (Oul…Oul..) diye szlanrken biz Boaz tepeleriyle Bingöl dalar öpüüyor sanmtk. Hepimiz galiba Yani ve stratos da beraber alayabilirdik.”
“Fakat Tevfik bey comutu. ‘imdi doru eve…’ diyordu. Eer bu gece bir zeybek oynamadan yatarsam hasta olurum.’ Neredeyse az evvel tenkil ettii, susturduu sandallarn içindekileri köke davet edecekti.”
…
“Tevfik Beyin Boaz sularn kendi zevkinin malikanesi addettii aikârd. Orada kendi stanbul efendisi zevkini ve kulak terbiyesini trmalayan yabanc âhenkleri dinlemeyi akl almyordu. Bu yüzden pek hakl olarak güvendii sesiyle onlar susturmak istemiti.”
“Selâm olsun” iirine dönelim, Tanpnar’n o yakc msran hatrlayalm: “Admz soran, arayan var m?”
Ahmet Hamdi Tanpnar, 60 yl önce 24 Ocak 1962’de vefat etti.
Yuvarlak hesap 60 yllk ömründe dilimiz ve edebiyatmz için güzel ve büyük iler yapt. aheser addedilmesi gereken romanlar yazd, “edebî” edebiyat tarihinde ve ehir edebiyatmzda gerçekten çr açt. Be ehir, onun Anadolu’da meydana getirdiimiz medeniyet terkibinin iirli bir dille ifadesi olan ve mutlaka genç nesiller tarafndan dikkatle okunmas gereken bir eseridir. Diyebiliriz ki, Be ehir bizde yaygn bir ehir edebiyatn douran ana kitaptr. 19. Asr Türk Edebiyat Tarihi, ilim ve edebiyat tarihimizde benzeri olmayan bir aheserdir. Bugünün yeni Türk edebiyat hocalar, onu okuyup talebelerine aktaryor ve sevdirebiliyorlarsa, gerçekten kendilerini huzur içinde hissedebilirler.
Tanpnar, edebiyatmzn öncelikle “air” sayd bir büyük isim. iirde, üstad addettii Yahya Kemal’in yolundan gitmez. Mehur Bursa’da Zaman iiri hariç, Tanpnar, Güzel Sanatlar Akademisi’nde estetik ve mitoloji derslerinden halefi olduu Ahmet Haim’in izindedir. Tpk Haim’de olduu gibi, Küçük bir kitap tekil eden iirleri hakkyla deerlendirilmi deildir. Bunun önemli sebeplerinden biri, Tanpnar’n ölümünden sonra daha çok hikâyeci ve romanc olarak tannmasna balanabilir.
Salnda bekledii ilgiyi göremeyen Tanpnar, 1970’lerden itibaren tannmaya, 1980’lerden itibaren de baz kesimler tarafndan kefedilmeye balanan bir yazarmzdr. Onun Saatleri Ayarlama Enstitüsü roman, bürokratik yaplar ince bir alayclkta ele alan bir dünya aheseridir. Eer Türkçe 20. yüzylda dar bir alana hapsedilmese idi, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün bütün dünyann tanyp deer verdii bir eser olarak kabul göreceinden üphe edilmez.
Tanpnar’n eserlerini okuyan bir kimsenin en fazla aklnda kalacak olan ibare, “Devam ederek deimek, deierek devam etmek”tir.
Tanpnar, unutulmad. Bugünlerde onunla ilgili toplantlar yaplyor. Burada yaplan “60 yl sonra Bursa’da Tanpnar zaman” balkl toplant çok anlaml. Bursa elbette bizim için çok kymetlidir. Osmanlnn beiidir. Tanpnar’n Bursa’da Zaman iiri ile zihnimizin Bursasn ina ettiini unutmayalm. Bursa denilince hatrmza gelen isimlerin banda da Tanpnar gelir. Bu yüzden Yldrm Belediyesi ile Türkiye Yazarlar Birlii’nin mütereken düzenledii bu faaliyet her türlü takdirin üstündedir.
Türkiye Yazarlar Birlii, 1982’den beri çeitli vesilelerle Tanpnar’ anyor. 1982 vefatnn 20. Yl idi. Doumunun yüzüncü ylnda yine Bursa’da “Tanpnarla 100 yüze” bilgi ölenini yapmtk. On yl önce, vefatnn 50. yl dolaysyla Ankara’da düzenlediimiz bilgi ölenini de burada hatrlatmak isterim.
Yazar: D. Mehmet Doðan |
15-01-22 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||