
| Kategori : / HÝKÂYE | Okunma Says: 790 |
Sevim abla
Zayfça bir bedenin üzerine konulmu güzelce bir yüz ve kocaman gözler. “Deiik güzel” denilen bir güzellii vard Sevim ablann ama yine de herkes onu hastalkl zannederdi. Çünkü o yllarda zayfça olmak güzelliin deil salk kusurlarnn ölçü birimiydi.
O yllar dedim deil mi? Uzay çann öncesi, hatta çoumuz için milattan öncesi. Uzun bekleyilerin, uzaktan baklarn, tabiatyla uzaktan sevmelerin ça… Uzakln, yaknl artrd ça. Müslüm Gürses’in ve Ahmet Kaya’nn, Cemal Süreya’nn ve Cahit Zarifolu’nun ça.
Yok. “Güzel yllard beee” demem. Her kuan kendi zaman güzel. Toplamda galiba çocuk ve genç olmak güzel olan. Çan kendisinde güzellik aramamz nasl derler arifane bir tecahül sadece ve galiba.
Zayfça bir bedenin üzerine konulmu güzelce bir yüzdeki o kocaman gözlerin mutlulukla parldadn, aydnlkla dn hiç görmedim. Derin, derinlemi iki çukur desek sezadr.
Yok. Öyle büyük bir derdi, kocaman sorunlar, yeni neslin anlayaca dille söyleyecek olursak aamad bir travmas falan yoktu Sevim ablann. Mahallenin pek çok dier kz gibi liseden sonra biçki diki kursuna gitmi, berber Akif abiyle ortalama bir mahalle düünü ile evlenmi, biri kz biri olan iki yavrusu olmu, nohut oda bakla sofa o Ankara evinde pazenden elbiseler dikerek kendi harcn kendi gören bir kadna dönümü biriydi Sevim abla. Akif abinin krk yln banda kahveye çkmas, hesabna hokin oynamas, düünlerde limonatann içine kartrlp verilen votkadan bir bardak içmesi dnda en küçük bir kötü alkanl da yoktu. Brakn fiske vurmay, bar çar, öf demezdi karsna da kimseye de.
Ya neydi peki Sevim ablann gözlerindeki lt eksikliinin nedeni? Neydi sürekli bezgin, umutsuz, çekingen, hüzünlü biri olarak yaayp gitmesi?
Ftrat diyeceksiniz deil mi? Artk kimse inanmyor ki insann ftraten hüzünlü biri olabileceine. Yaratltan hüzünlü olmann yasakland bir zamana gelip çattk. O yüzden ben, sorumluluklarnn farknda bir yazar olarak, bir karakterimden “yaratl itibariyle hüzünlüydü” diye bahsedemem. Baka bir ey bulmam lazm. Bir sebep, bir bahane bulmam lazm.
Fakat ayn zamanda anlatt eyin acemisi bir yazarm ben. Aile içi iddetin önünü kestim, travmalarn önünü kestim, fakirliin önünü kestim, anne olamamann önünü kestim. Kalmad elimde bir ey. Bir çözümüm yok.
O zaman olan olduu gibi anlataym size.
Günlerden bir gün Sevim abla sokakta yolumu kesti. “air olan, sana bir ey soracam” dedi. “Buyur abla” dedim. “Turgut Uyar’ sever misin?”
Anlatabildim mi?
Geçenlerde bana “niçin air oldun?” diye sordular. Bu kez numara yapmak istemedim. O yüzden öyle cevap verdim: “Kendimi nasl ifade edeceimi bir türlü bulamadmdan air oldum. Hala da ifade edebilmi deilim.”
Anlatabildim mi?
Sevim ablann hüznü, tannmak için deil tannmamak içindi. Zayfça bedeninin üzerindeki güzelce yüzü ve kocaman gözleri, dünyaya frlatlm ve ona bir türlü samayan biri olmakl yüzünden ldamyordu.
Bunun böyle ve böylece olduunu bilen son insanlarz biz. Bizden sonras iirsiz bir kyamet belki de. Bizden sonras kasada muzafferin durduu, yokun yok olduu, dandy, pop-corn ve kalve çorbann satld bir süpermarkette iyi günlere inanmann bedbahtldr belki de.
Belki de insan dikine ina edilmi bir yalnzlk antdr ve gözlerini latacak bir aydnln hayaliyle yalanp gitmektedir.
Anlatabildim mi?
Yazar: Ýsmail Kýlýçarslan |
21-02-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||