
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 346 |
Türkiye, Rusya-Ukrayna savanda dünyann çekim merkezi hâline geldi: Dünyann stratejik dengesi olduunu dünya aleme gösterdi.
Bugün sizlerle 23 yl önce yaymlanan bir yazm paylaacam. Yarn Türkiye’nin bölgesel / küresel güç olmasnn imkânlarn yazacam.
TÜRKYE’NN KONTROLDEN ÇIKMAMASI ÇN…
ABD Bakan Bill Clinton, Berlin Duvar’nn yklnn onuncu yl nedeniyle Washington’daki Georgetown Üniversitesi’nin “Alman ve Avrupa Aratrmalar Merkezi”nde “tarihi” ve “dehet” bir konuma yapt. Olumlu ve olumsuz anlamda “dehet” bir konumayd bu.
Clinton, dünyaya, “bar”, “demokrasi”yi, “özgürlüü” Amerika hediye etmitir, diyordu.
“Bar”, “demokrasi”, özgürlük”... “Cilal imaj devri”nin ayartc, bir türlü hayata geçirilemeyen büyülü kavramlar.
Clinton’n konumasnn önem tayan bölümü, Osmanl ve Türkiye konusunda söyledikleri.
28 ubat “postmodern darbe”sinin, zaman zaman ayartc bir ekilde yalanlanmaya çallsa da, “medeniyetler çatmas” çerçevesinde gelitirilen teorilerin veya stratejilerin kaçnlmaz bir uzants olduunu; ABD’nin bu süreçte “örtük” veya postmodern bir ekilde kilit rol oynadn; ABD’nin, Souk Sava’tan önce ve sonra siyasi, ekonomik ve kültürel bir güç olarak yeniden tarih sahnesine çkma emareleri gösteren slâm medeniyetinin geliini önlemeyi amaçladn; ite tam bu noktada, kilit rol oynayaca anlalan Türkiye’nin slâm’la ilikisinin kontrol altna alnarak minimize edilmesini salamaya ve dolaysyla Türkiye’nin kendi bana hareket etmesini engellemek için Türkiye’yi durdurmaya veya kuatmaya çaltn söyleyip duruyorum.
Amerika, tpk Avrupa gibi, Türkiye’nin, Osmanl’nn mirasna sahip çkarak, Osmanl’nn çökertilmesinden sonra oluan vakum (boluk) nedeniyle bölgemizde yeniden tarihi rolünü oynamaya balayabileceini hiçbir zaman aklnn köesinden çkarmyor ve o yüzden Türkiye’yi kendi haline brakmak istemiyor.
HANGS DAHA TEHLKEL?
(…) Amerika, dünya üzerinde kurduu hegemonyay; ayartc, badöndürücü ve simülatif postmodern kavramlara ve yöntemlere bavurarak, Avrupallar gibi açk deil, örtük bir ekilde gerçekletiriyor.
ABD, Avrupallar’n Müslümanlar’a duyduu öfkeyi, kini, dümanl ayn ekilde deil ama daha rafine yöntemlerle sürdürüyor.
Oysa bu yöntem daha tehlikelidir.
Unutmayalm: “Kzl tehlike”den sonra “fundamentalizm, slam tehlikesi” projesini Avrupallar deil ABD gelitirdi ve son on yldan bu yana ABD’nin en öncelikli sorunu, fundamentalizm tehlikesi olarak lanse edilerek mahkum edilmeye çallan slam’n yeniden siyasi, ekonomik ve kültürel bir güç olarak tarih sahnesine çkmasn önlemeye çalmaktr.
Bugün bütün sosyal bilimcilerin açkça kabul ettikleri gerçek u: Dou kültürleri salt fizikötesi gerçeklii eksene aldklar için, salt fizik gerçeklii eksene alan ve bu yüzden iddet yüklü pratikler üreten Bat kültürüne, Batl kodlara direnme güçlerini yitirdiler ve Bat kültürünün kodlar tarafndan yutuldular. Bat kültürünün “tüketici”, “düzletirici”, “yok edici” kodlarna kar direnebilen tek kültür, fizik ötesi gerçeklikle fizik gerçeklii ayn mezcedebilen kültür olan slam kültürüdür.
Tpk Avrupallar gibi, ABD’yi de kara kara düündürten ite bu “ürkütücü”, temel gerçektir. Bu yüzdendir ki, ABD, gelecek yüzyla veya binyla ilikin stratejilerinin eksenine, merkezinde slâm dünyasnn bulunduu havzay yerletirmitir.
Burada, bölge ülkeleriyle kültürel, tarihî balar en güçlü ülke olan ama bunu borçlu olduu Osmanl’nn mirasçs olmadn resmen ilan ve ifa eden Türkiye’dir. Buna ramen dünyada, izleri hâlâ süren ve kendisine büyük sempati beslenen baka bir ülke yoktur.
te Amerika, bu gerçein farkndadr ve bu bölgede orta ve uzun vadede Türkiye’nin Osmanl’nn üstlendii misyona ve role benzer bir misyon ve rol üstlenmeye kalkmamas için youn bir çaba gösteriyor.
(…)
TÜRKYE, 21. YÜZYILI NASIL BELRLEYECEK?
[Emperyal bir vizyonla] hareket eden Amerika, Avrupa’da armaan ettii “bar”, “demokrasi” ve “özgürlüü”, slam dünyasnda da tesis etmeye çalacan söyleyip duracak. Ama burada, tpk srail’in yapt gibi, jeo-ekonomi yoluyla jeo-politika yaparak; “bar” ve “refah” vaadi yoluyla sürdürülen bir “postmodern sava” stratejisi izleyecek.
Ve tasarlanan hedef ise u: slâm dünyasnda slâm’n bir medeniyet sçramas yapmasn mümkün klabilecek siyasî, ekonomik ve kültürel ortam yok edilecek; slâm, bu toplumlarn aksesuarlarndan sadece biri, bir unsuru haline getirilecek. te bunun en canl örnei, Türkiye›deki 28 ubat sürecinde yaplmaya çallan eylerdir.
Clinton’n, “20. yüzyl, Osmanl mparatorluu’nun çök(ertil)mesinin belirlediini; gelecek yüzyln da, Türkiye’nin kendi geleceini, bugünkü ve yarnki rolünü nasl tanmlayacana göre ekilleneceini” söylemesi ve “Türkiye’nin mutlaka Avrupa’nn bir parças olmas gerektiini” vurgulamas söylediklerimizi doruluyor.
ABD, Türkiye’nin gerçek gücünün nerede yattn çok iyi biliyor. Ve bu gücü kuvveden fiile geçirmesini önlemek için Türkiye’yi yakn takibe alyor.
Türkiye, 21. yüzyln ekillenmesinde kilit rol oynayacak ama Türkiye’ye oynatlmak istenen rol, uzun vadede Türkiye’nin ve slam corafyasnn deil, Amerika’nn çkarlarnn korunmasn, garanti altna alnmasn mümkün klacak; böylelikle hem Türkiye’nin hem de slâm dünyasnn kuatlarak, slâm’n aktif ve belirleyici bir aktör olarak yeniden tarih sahnesine çknn engellenmesini salayacak bir roldür.
*
Türkiye, kendisine biçilen rolü mü oynayacak; yoksa yeni bir oyun mu kuracak? Sonraki yazda bu sorunun izini süreceim.
Yazar: Yusuf Kaplan |
18-03-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||