
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 560 |
Elbette Türkiye’deki büyük deiimi görmemek mümkün deil, inkâr da hakszlk olur. 21. Yüzyln banda gerçek bir zihniyet deiikliine doru evriliyoruz. Daha dorusu bunun zemini oluuyor. Bugünkü iktidar köklü bir zihnî birikimin ürünü. Düünce, edebiyat ve inanç… Bütün bunlar olmasa idi, Türkiye’nin hâkim zihin yaps, ideolojisi, rejimi olduu gibi sürerdi.
Cumhuriyet’in 99. Ylndayz ve 1920’lerin, 1930’larn, 1940’larn zihnine hapsolmay reddediyoruz! Bu reddedi tavr bugün Türkiye’yi yönetiyor. Siyaseti belirliyor, ekonomiyi yönlendiriyor, güçlü bir iktidar yaps içinde yarnn Türkiyesi için admlar atlyor.
Bunlar tamam, fakat Türkiye’nin 1920’lerde, 1930’larda veya 1940’lardan kalan yaplar bu dönemde de varln sürdürüyor.
Cumhurbakan, hakl olarak sk sk gerçek bir siyasî muhalefet yokluundan ikâyet ediyor. Mevcut siyasî partiler gerçek bir muhalefet ortaya koyamyorlar. Ancak hükümetin icraatn, her ne olursa olsun kötülemekle kendilerini sbat edeceklerini sanyorlar. Kendilerine mahsus görüleri, programlar, gelecee yönelik projeleri, en önemlisi ufuklar yok.
Bir iktidar için en tehlikeli hal muhalefetsizliktir. Eletiri yoksunluudur. Muhalefetsizliin güçlü düünce ve kültür yaplaryla, kurumlaryla bertaraf edilmesi gerekir. Peki bunun zemini var mdr?
Olduunu söylemek güç! Eer böyle bir zemin olsa idi, bundan ancak bugün Türkiye’yi yönetenler yararlanrd.
Her eye ramen, doru bildiini söyleyenlerin olmas ümidimiz. Mesela, YÖK’ün lahiyat tedrisatndan felsefe derslerini kaldrmasna kar ortaya çkan tepki sonucunda hatadan dönülmesi güzel bir önek. Bu zemini kaybetmeden düüncemizi kamuoyu ile paylamamz gerekiyor.
Türkiye’nin kültürel yaplar, hâlâ tek parti devrindeki çerçevelerini koruyarak varln sürdürüyor. Bir önceki bakan, bu zemini tahkim etmi böylece düüncesine hizmet etmitir. Kültür hayatmzn resmiyet d alanlarda güçlendirilmesi ile ilgili bir çabaya, çalmaya da ahit olamyoruz.
Kur’an kursu açmak, mam Hatipleri, lahiyatlar çoaltmak, yeni ve gösterili camiler yapmak… Bütün bunlar elbette yeni yetimekte olan nesiller için elverili artlar oluturuyor. Türkiye’nin düünce altyapsn deitirici etkiler yapyor. Fakat bunlarla iktifa edebilir miyiz? Bunlar zaten geciktirilmi fakat olmas gerekenlerdi.
Bu zemin üzerinde güçlü bir dil, edebiyat, düünce oluturarak medeniyetimizi ihya etmemiz mümkün müdür?
Zihin açc hamlelere ihtiyacmz var.
Kaybettiimiz dilimizi kazanabileceimiz, yaralanm zihnimizi onarabileceimiz, muhtevaszlktan kurtulup öze yönelebileceimiz çabalara muhtacz.
Bu kültür yapsyla, bu “eitim” sistemi ve haberleme cihazyla sonuca ulalabilir mi?
Yazar: D. Mehmet Doðan |
21-03-22 |
||
| E mail: maarifinsesi.com | Tweet | ||