
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 546 |
Sene iki bin dokuz, souk mart aynn yirmi beiydi. Gökte ecel dolayordu. Ölüm gelip konmutu karl dalarn yamaçlarna. Bir sz bir sz, bir hüzün bir hüzün alperenlerin yüreinde. Bir at bir at alperenlerin dilinde:
ol karl dalarda Muhsin Be’imiz kald / Yüreimiz kald / El vurup yâramz inciten dalardan haber gelmedi / Çkalm dalara dalara!

Alperenler gözü yal dütüler dalara. Yandlar kavruldular karl dalarn souunda. Atee kesildiler, atelerinden dalar ürktü. Gözyalar sel oldu, gözyalarndan dalar eridi. Yüreklerinden sayha, dillerinde dua:
Ne yamandr u karl dalar hiç aman vermiyor / Yklas dalar, verin Muhsin Be’imizi!
Geceler gündüzlere, gündüzler gecelere hüzünle baland. Alperenlerin feryad göklere eriti. Dalarda her yer hüzün, her yer Muhsin Be’imizdi. Dalar ses vermeyince yüreklerinde figan koptu:
Muhsin Be’imizi bulmadnz m askerler / dalar talar aramadnz m? / Yüreiniz szlamad m? / Onu karda bilmediniz mi? / Bu nasl töredir böyle? / O bizim be’imizdi / Alperenlerin direi idi / Derviti dâva adamyd / Milletimizin âvazyd / Efendiydi yiitti / Müminlerin duasn almt / Karl dalar bizden ne istersin / Aç koynunu, Muhsin Be’imizi göster bize / Aman karl dalar aman / Koynunda yiteni vermez misin sen? / Muhsin Be’imizin öldüünü söylemez misin sen? / Dalar bizim neyimize / Ate dütü ocamza / Bak alperenler yetim kald.
Alperenler etten kemikten söküldüler, sefer üstüne sefer yaptlar dalara. Yürekleri ate topana döndü. Dokunma karl dalar bize, dediler. Karlar dütükçe szlyor yaralarmz dediler ve yank bir türkü tutturdular:
Yolumuz dalara dütü / Hazin hazin alar alperenler / Ecel karlar dane dane / Yaar Muhsin Be’imizin üstüne / Dostlar Muhsin Be’imizi buldular / Dalarda döne döne / Dalar kar imi / Muhsin Be’imiz üümü / Kar üstünde yatm uyumu / Beyazlara bürünmü / Göz ucuna karlar toplanm / Yand kavruldu yüreimiz oy oy!
Alperenlerin çera söndü. Çok aladlar, çok dua ettiler. Allah verdi, Allah ald dediler. Ulularn cennetine konuk oldu dediler. Ardndan bir at yaktlar:
Uyan Muhsin Be’imiz uyan / Gayet zor geldi ölümün bize / Varp karl dalara ecelle mi bulutun? / Dostlarna haber vermeden ölüm erbetini mi içtin / Sensiz alperenler neylesin / Dalara gam dütü, yüreimize ate dütü / Vay dünya, yalansn dünya!
Ecel melei gelince baucuna, gülümsedi Muhsin Be’imiz, “Ölüm gitmez zoruma, alperenlerle helâlleip geleyim” dedi. Ecel melei, “Emr-i hak vakti imdi” deyince, itiraz etmedi, var git ölüm sonra gel, demedi. Ölümün güzellii dodu güzel yüzüne.
Alperenlere “Ruh bir saniyeliktir. ki saniye sonrasnda ne olacamz bilemediimiz üç günlük dünyada hepinizi Allah’a emanet ediyorum” dediini hatrlad ve ecele selâm durdu. Kelime-i ahadet getirdi. Beyaz kefeni giyindi. Hakk’n Kapsna uçmaa niyet etti. Sonra ecel sûru öttü. Ölüm yükünü tuttu. Muhsin Be’imizi ald gitti.
O güzel adam artk âhiretin olu oldu. Karl dalarn banda güzel ata binip gitti. Hüma Kuu gibi yükseklerden uçtu asl vatanna “Saf çocuu masum Anadolu’nun.”
Ondan hamiyet, yâni din, vatan ve millet gayreti kald bize.
Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey |
25-03-22 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||