HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar)
Okunma Says: 505
Yazar: D. Mehmet Doðan
NE OKUYORSANIZ "O"SUNUZ

NE OKUYORSANIZ OSUNUZTürkiye’de deimenin tek yönlü seyretmesi uzun vadede tesirleri görülecek bir durumdur. Ne okuyorsanz, ne dinliyor ve seyrediyorsanz, “o”sunuz. Bugünün yöneticileri eskiden kendine mahsus eserler okuyan, düünen ve mevcuda itirazla kendini gerçekletiren kiilerdir. imdi böyle bir neslin yetimesi, sürmesi mümkün mü?

Biz okurken, okutulana, eitilirken eitim sistemine muarzdk. imdi okutan biziz, eiten biziz ve muhtevada bir deiiklik yok. Tam mânasyla eski hamam eski tas. Eski muhteva veya muhtevaszln zebunu olduk. 

Örnek: Bir ülkenin maarifte (eitim kelimesi anlatmak istediimize yetmez) esas yapaca i, dilini ve edebiyatn en iyi ekilde tedris etmektir. 

Çocuk dilini iyi örenmezse, dille ortaya konulan eserlerden, edebiyat ve düünce kitaplarndan lezzet almazsa, elbette gerçek okur olamaz. Bu yüzden Türkiye’de gerçek okur yazarlk onbindeler nisbetindedir.  

Bugünkü türkçe ve edebiyat ders kitaplar maalesef çocuklarmz okur yapacak, edebî tad verecek nitelikte görünmüyor. 

Cumhurbakanmz sk sk iirler okuyor. Mehmet Âkif’den, Necip Fazl’dan, Yahya Kemal’den, Yunus Emre’den… Bu isimlere baka isimler de eklenebilir. Peki, bu büyük edebiyatçlarmz Millî Eitim’in müfredatnda yer bulabiliyor mu?

nsana inanlmaz geliyor ama, bir dershane zincirinin sahibi ile sohbetimizde söyledikleri beni ürpertti: “Dershaneye öretmen alyoruz. Mehmet Âkif’i tanyan, bir kaç msra okuyabilen öretmen bulamyoruz.”

Sekizinci snftan örnek verelim. Yani orta sondan. Halen tedavülde olan bir Türkçe kitabnda bakn hangi yazarlardan örnek alnm:

Ahmet Ünver, R. Nuri Güntekin (2 parça), Atilla Dirim (Dede Korkut’la ilgili bir metin), Murat Çiftkaya-Senai Demirci, Naim Tirali, Afet nan, Ahmet Köklügiller, Suat lhan, Halim Yacolu, Yurdakul Yurdakul, S. Kudret Aksal, Ayhan Atakol, Alp Akolu, Yaar Kemal, Nurullah Ataç, Y. Kadri Karaosmanolu, Mehmet Saliholu, Montaigne, evket Rado (2 metin), Gökhan Tok, Stephen Glenn, Can Dündar, smail Örgen, Buket Uzuner, Gülten Dayolu (ders kitaplarnn vazgeçilmezi imi bu isim), pek Ongun, Turgut Tarhan.

Edebiyatmzn klasii saylabilecek isimlerden ikisi, Reat Nuri ve Yakup Kadri dnda kimse yok listede. yi kötü edebiyatç bilinen yazarlar da var. Bir ksm hayatta. Bir de meçhul öhretler! Yahut da kitab hazrlayanlarn ei-dostu! Daha fenas: Bütün temel metinlere müdahale edilmesi. sim ayn, fakat eser farkl!

Bu Türkçe kitabnda, Dede Korkut’tan alnan bir metin deil, Dede Korkut esas alnarak yazlan bir metne yer verilmi… Elbette onda da Dede Korkut’un dil teravetini, ifade inceliklerini hissetmek mümkün deil.  Dil ve edebiyat derslerini halletmeden maarifi dönütürmek imkânsz!

On yl önce, on yl sonra: Ders kitaplar bildiiniz gibi! Sözünü ettiimiz 7. Snf türkçe kitabnda en geni yer bir edebiyatçya, büyük bir yazara deil, Atatürk’e ayrlmtr. (16 sayfa, bütün kitap 126 sayfa, yaklak 1/8) Bunun anlam udur: deolojik vurgu, hatta bask devam ediyor.

Türkçe ve edebiyat kitaplaryla unu yapabilsek, yetecek: Çocuklarmza dil ve edebiyat zevki alamak… Bunu yaptmzda onlar gerçek kitap okuru olacaklar. Bu baarlamadi için, Türkiye’de kitap okurluu binde bire bile ulaamyor.

Dil ve edebiyat zevki, güzel eserlerle, salam metinlerle verilir. Mevcut ders kitaplarnda diline müdahale edilmemi yazar yok neredeyse. Her müdahale, o metni yeniden yazmak gibidir. Hele de metne nüfuz edemeyen “komisyoner”lerin müdahalesi, eseri aslndan öyle uzaklatrmaktadr ki, çocuklarmzn bundan zevk almas mümkün deildir.

Bir okur-yazarlk aratrmasnda üniversite hocalarnn bete birinin ders kitab dnda kitap okumad ortaya çkmt. Bunda bir hikmet olmal deyip, son zamanlarda orta okul türkçe kitaplarn okumaya merak sardm!

Peinen söyleyeceim u: Bu kitaplarla doru dürüst türkçe öretilemez, edebiyat sevdirilmez ve çocuklarmz okur-yazar yaplamaz!  Bu kitaplar eski dönemden kalm kitaplar filan deil. 2011’de kabul edilmi, 2013’te baslm ve çocuklarmza bedava datlm.

Millî Eitim’in 7. Snf Türkçe Ders Kitab’nda “Pembe incili kaftan” hikâyesini görünce, çocuklarmz adna sevindim. Ömer Seyfeddin gibi önemli bir hikâyecimizin çok ünlü bir metni ile evlatlarmz küçük yalarda karlaacaklard.

Metni okumaya balaynca sevincim kursamda kald! kinci cümlede “n” kelimesi ile karlatm. Ömer Seyfeddin’in vefatndan on küsur yl sonra piyasaya sürülen bu kelimeyi nasl kullanabileceine bir mana veremedim. “In” kelimesi “ziya” yerine kullanlmt. Ziya “k”la veya “aydnlk”la karlanabilirdi. “In”n anlam ise bakayd ve Ömer Seyfeddin o anlam kastetse idi büyük ihtimalle “ua” kelimesini kullanrd. Bu ilk tökezleme üzerine, metnin iyi bir nerini (Hulya Argunah, Dergâh yaynlar) önüme alp, hikâyeyi karlatrmaya baladm. “Lâzm”, “gerekiyor” olmu. Çocuklar “lâzm” kelimesini bilmiyor mu ki, daha balangçta yazarn diline müdahale ediliyor?

“Mukabele etmee kalkacak”, “karln vermeye kalkacak” yaplm. “Hacegândan” “hocalardan” olmu. Evet hacegân “hocalar” demek, fakat burada o anlamda deil, “devlet memurlar” anlamna kullanlmtr.

Buradan itibaren bir bölüm özetlenerek konulmu. Fakat özet özü ifade etmekten uzak! Yazar burada dönemle, Bayezid ve Yavuz’la ilgili bilgiler vermekte, deerlendirme yapmaktadr. Sonra da elçi olarak seçilen Muhsin Çelebi’nin nitelikleri muhavere tarznda anlatlyor. üphe yok ki, çocuklarn ilgisini çekecek karlkl konumalardr bunlar. Muhsin Çelebi karakterinin iyi anlalmas için de gereklidir. Çünkü Muhsin Çelebi’nin insan anlay ortaya konuluyor. nsan Allah’n yeyüzündeki halifesidir, bu yüzden kimsenin önünde eilmez!

“Sadrazam o akam kethüdasn Muhsin Çelebi’nin Üsküdar’daki evine gönderdi. Devlete, millete dair bir maslahat için kendisiyle konuacan, yarn mutlaka tereddüt etmeyip gelmesini yazyordu.”

“Maslahat” olmu “i”. Maslahat “i” midir? Olabilir. Fakat burada “mesele”, “konu” daha uygun düer. En dorusu çocuklara “maslahat” kelimesini öretmektir!

“Yarn mutlaka düünmeyip gelmesini istiyordu” Ömer Seyfeddin gibi usta bir yazarn böyle bir cümle kurmas mümkün deil elbette. “Tereddüt etmeyip”, “düünmeyip” yaplabilir mi? Yaparsanz böyle olur!

“Tabiî” doal yaplm. Hadi bunu geçelim. “Merde, namerde muhtaç olmayacak kadar bir serveti vard” cümlesi ne yaplabilir? Asla tahmin edemezsiniz! “Namerde ve iki yüzlüye muhtaç olmayacak kadar serveti vard.” Bu durumda yazarn cümlesinde “iki yüzlü”ye karlk gelebilecek kelime hangisi olabilir? Olsa olsa “mert”tir bu!

“Dindard. Ama mutaassp deildi.” Nasl deiiklie uratlm bakn: “Dindard ama taassup içinde deildi.” Çocuklar “mutaasp” anlamaz diye bu deiikliin yapld anlalyor. Ya “taassup”u anlarlar m?

Metne günümüze göre ilaveler de yaplyor: “Din, millet, padiah akn kalbinde duyanlardand.” Bu cümlede araya bir de “vatan” kelimesi eklenmi!

Arada Muhsin Çelebi’nin karakterini, edebiyat alâkasn anlatan ksmlar atlanm, yann krk geçtii faslna gelinmi. Dile müdahalenin yol açt saçmala baknz: “Önünde açlan ikbâl yollarndan hiçbirine sapmamt.” Burada “ikbâl” kelimesi açklanacak. Bu yaplmak yerine yazara hakszlk yaplyor! “Önünde açlan makam, mevki, parlak gelecek yollarndan hiçbirine sapmamt.” Yazar bilerek daha geni anlaml bir kelime kullanyor: kbâl. Kitabn yazar olarak görünen “komisyon” bu kelimeye açklamak yerine, yazarn cümlesini kafasna göre yazyor!

Çocuklarn öretimi için ehil bulunan komisyoncular (!) kendi cehaletlerini her frsatta ortaya koyuyorlar. te bir örnek daha: “Yalnz muharebe zamanlar Gureba Bölüklerine kumandanlk için meydana çkard.” Cümlenin asl böyle.

“Yalnz sava zaman Gureba (garipler) Bölüklerine kumandanlk için meydana çkard.” Bu cümlede Gureba”y parantez içinde (garipler) diyerek açklamak mümkün mü? Burada “garipler” açklamas deil, tarih bilgisi gerekir. Osmanl ordusunda iki kapkulu süvari bölüü böyle adlandrlrm. Bu bölüklere Galata, brahim Paa ve Edirne saraylarnn acemileri ile kapkulu askeri olmayanlardan harbde pek büyük yararlk ve fedakârlk gösterenler alnrm (Mithat Sertolu: Resimli Osmanl Tarihi Ansiklopedisi). Bu açklama, Muhsin Çelebi’nin neden bu bölüklerde harbe gittiini anlatmyor mu? Yoksa ne ii var kapkulu askerinin içinde?

Sadece bir metindeki sakillikleri sayp dökmek için bile yerimiz kifayetsiz. Ömer Seyfeddin, çocuklarmzn en çok okuduu yazarlarmzdan birisidir. Bu yüzden, eserlerinin saysz basks yaplmtr. Bu saysz bask ayn zamanda, eserine saysz müdahale yapld anlamna da gelir. Çocuklar için kitap hazrlayan tüccar kafalar, bu hikâyeleri bir yerlerden bulur, tahkik etmeden alr, bir de kafasna göre deitirir. Pembe ncili Kaftan hikâyesinde bu müdahalenin en fazla hissedildii bölüm, ah smail’in Muhsin Çelebi’nin konumas srasnda kzarp bozarmas, enikonu sinirlenmesidir. Düünelim ki, ran sarayndayz. Osmanl elçisi türkçe konuuyor ve ah da kzarp bozaryor. Bunu tüccar kafa nasl tefsir eder?

Asl metindeki cümleye bakalm: “Muhsin Çelebi, kaba türkçe nutkunu bardkça, farisî bilmeyen ah kzaryor, sararyor, moraryor, elinde heyecandan açamad name tir tir titriyordu.”

Bu cümledeki “farisî bilmeyen” ibaresi ekseriya “farsçadan baka bir dil bilmeyen”e çevrilmitir! 7.snf kitabnda öyle yaplmaktansa, ibare atlvermi! Halbuki, Osmanl-Safevî mücadelesinin esas, iki Türk hükümdarnn hakimiyet çatmasdr. ah smail ran tahtnda oturmaktadr ama, türkçe iirler yazmakta ve farsça bilmemektedir! Ders kitabnda bu cümledeki “name” de “mektup” yaplmtr!

Ey çocuklara ders kitab hazrlayan hocalar! Her “name” mektup deildir! 2. Bayezid’in ran ahna gönderdii name, “name-i hümayun”dur. Yani, Osmanl Padiah’nn devlete tâbi olan beylere ve yabanc devlet bakanlarna gönderdii tarzda bir metindir.

Ömer Seyfeddin’in eserlerini, temel metin sayyorsak, üzerinde tasarrufta bulunmaya hakkmz yoktur. O metnin inceliklerini çocuklarmza göstermek, bir dil ve edebiyat dersinin en önemli taraflarndan biridir!

Bu ders kitabndaki hikâyeye artk “Pembe ncili Kaftan” demek mümkün deil, bu yeni metnin yazar da Ömer Seyfeddin olamaz! Bu metin onunkinin karikatürü!

Pembe ncili Kaftan, sanatkâr elinden çkm zamann çok kymetli bir giysisi imi. ran’a elçi olarak görevlendirilen Muhsin Çelebi, ah’n karsnda Osmanl’y temsil için bu çok pahal elbiseyi varn younu rehin vererek alabiliyor. Çünkü dîbas (ipei) Hind’den harc (altn, gümü ve kymetli talar) Venedik’ten getirilmi. Elbise ipek, ve üzerinde çok kymetli talar var.

Milli Eitim’in kitabndaki hikâyeye balk aranrsa o u olmaldr: “Naylon ncili Kaftan!”

Bu günkü eitim sistemine de yakr bu “plastik” sfat!

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: D. Mehmet Doðan
31-03-22
E mail: maarifinsesi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
NE OKUYORSANIZ "O"SUNUZ
Online Kii: 25
Bu Gn: 879 || Bu Ay: 5.971 || Toplam Ziyareti: 2.929.137 || Toplam Tklanma: 58.618.515