
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 602 |
Eitimde olan biteni hemen herkes eletirmektedir ne var ki bu eletirilerin de eletirilmeye ihtiyac vardr. Eletiri ile ikâyetin sürekli kartrlmas bir yana eitim eletirilerinin çounda gizli ya da aikâr bir tutarszlk dikkat çekmektedir. Daha da tuhaf olan ise eletiren herkesin yeri geldiinde eletirdii eylerin varlnn devam için ya aratrmac, karar verici olarak ya da uygulayc olarak elinden gelen katky sunmas ve böylece eitimde gerçek anlamda hiçbir eyin deiememesidir.
Kendisiyle ilgili hemen hereyin sürekli deiip durduu eitim sisteminde gerçek anlamda hiçbir eyin deimediini söylemi olmak kendi içinde bir çeliki barndryor gibi görülebilir. Ancak burada eitimdeki uygulamalarn sürekli deitirildii bir ortamda deimeyen tek eyin, eitimin özünün ve ona ruhunu veren zihniyetin deimemesi olduunu söylemeye çalyoruz. Bahse konu bu öz ve zihniyet son iki yüz yldr tedricen ina edilmi ve özellikle 1980’lerden sonra en tipik nitelikleri ile olgunlatrlmtr. Eitim sistemine yönelen popüler ya da akademik eletirilerin birçou bu öz ve zihniyetin etrafn dolamakta, daha çok güncel politik kayglarn ekillendirdii bir kolayclkla zahirdeki unsurlar ile ideolojik bir takm boyutlar üzerinde tartmakta ve ayrmaktadr. Ne çare ki eitimdeki sorun zahirde deil bâtndadr.
Eitim sistemine yönelen eletirileri kabaca ve genel bir bakla iki tarz ve kesim halinde deerlendirebiliriz. Bu tarz ve kesimleri yine genel anlamda muhafazaclk ve moderncilik olarak adlandrabiliriz. Ancak bu kesimlerin görülerini benimseyenlerin bunlardan sadece birinde yerleik bir ekilde bulunduklar düünülmemelidir. Bu tarzlarn tezahür ettii görüler ve kimlikler yekpâre bir bütün halinde bulunmazlar. Bu iki tarzn temsil ettii alanlar çou zaman kesiir, bireyler ya da topluluklar bunlardan ikisinde de farkl düzey ve ekillerde görü ve kimliklerini datrlar böylece ayn anda hepsinde de bulunabilirler. Daha dakik bir deyile muhafazaclk bir ekilde ve belirli düzeylerde moderncidir. Moderncilerimiz de çou zaman muhafazacdrlar. Burada modernci bakn ve daha özel söylenecek olursa neo-liberal zihniyetin teknoloji çlgnl ile desteklenmi reçetesinin eitim anlaymz bakmndan bir ortak payda ya da çerçeve haline gelmi olduunu söylemek kaçnlmazdr.
Muhafazaclk bizde neredeyse bütünüyle din ve geleneklere dayal olmakla ilikilendirilmitir. Ancak burada muhafazacl daha geni bir balamda kullanyoruz. Geçmite, belirli bir zaman diliminde ortaya konmu deerlerin, sembollerin ya da uygulamalarn hayatn içinde olabildiince özgün halleriyle ve donmu bir durumda korunmasndan; bu olamyorsa en azndan görünüte ve söylemde yaatlmasndan bahsedenlerin muhafazaclk yaptklar söylenebilir. Kald ki vaka bu ikincisi olmak zorundadr, donmu bir eylerin korumas birçok sebepten ötürü mümkün olamamaktadr. Bizde muhafazaclar dini bir öze ya da daha dünyevî, ideolojik bir öze atf yapabilirler. Birçok milliyetçi, muhafazakâr, müslüman ya da slamc için atf yaplan yer ve zaman dilimi Osmanl, Selçuklu, Asr- Saadet, Göktürkler ya da Hunlar’n devirleri ya da bütün bir “anl geçmi” olabilir. Ayn ekilde bakalar için de cumhuriyetin ilk dönemleri ve özellikle 1930’lar muhafaza edilecek, kendisine yeniden dönülecek ideal bir dönemi ifade ediyor olabilir. Bütün bu muhafazaclklarn en temel yanlgs geçmite kalm bir “ideal cennet” halinin hala öylece orada durmakta olduunu varsaymalar ve zamann kendine özgü balam içinde ortaya çkan eyin özüne deil görünüüne odaklanmalardr. Ne çare ki geçmi olan ey, tarihin derinliklerinde öylece donmu bir halde durmamaktadr ve asl anlaml olansa görünenin kaynandaki ruhtur. Ayn zamanda dier bir önemli yanlg da idealletirilen zaman diliminin aslnda bir yeniden kurgu ve anlatmla hep yeniden ina ediliyor oluudur. Nihayetinde tarih hep yeniden ve yeniden yazlmakta, yorumlanmakta, anlamlandrlmaktadr. Hiçbir kesim geçmiteki kendi ideal cennetinin zaman diliminde gri bölgeler görmek istememekte, nerdeyse pembe bir gözlükle kendini avutacak bir dü kurgulamaktadr. Muhafazaclkta muhafaza edilen yegâne eyin bu düleyi olduunu söylemek abart olmayacaktr. Bu ahvalin neticesinde muhafazacln eitime getirdii güya eletiri, görüntüde ve söylemde kurgusal cennet döneminin nostaljisine yeterince yer verilmeyii olmaktadr. Bu durumda kimileri için mesela köy enstitülerindeki köy ve tarmla ilgili derslerin, klasik müzik öretiminin nostaljik bir yüceltmeye anlmas, yeniden böyle derslerin okullarda yer etmesi eitimdeki sorunun çözüm yolu olarak ortaya çkmaktadr. Kimileri içinse belirli dönemlere odaklanan toz pembe bir tarih anlatm, eskiden ne kadar yüce ve güçlüydük eklinde bir avunma yeterli görülmektedir. Oldukça garip bir ekilde iki ayr uç gibi görünen bu kesimler, eitimde teknolojinin yeri ve etkileri, piyasann etkisi, verimlilik ve performansçlk taknts, standardize testlerle eitimin öldürülüyor olmas gibi hayatî meseleler hakknda özgün bir eletiri getirmemekte benzemektedirler. Okulun, üniversitenin amac, ileyii, yönetilmesi, bu kurumlarn mensuplarnn haklar, kurum içinde adaletin tesisi gibi konularda da tam bir uyum ve uzlama dikkat çekmektedir. Uzlama zemini ise açk seçik “ABD’ci, neo-liberal, piyasac, performansç, verimlilik takntl, sralama ve eleme heveslisi, örencileri ve çalanlar verimlilik mekanizmasnn yükümlü unsurlarna indirgeyen” ahlak d anlaytr. Bu ahlak d zemin hakknda herhangi bir ey demeden, deitirmeye yönelmeden öne sürülen hiçbir eletiri meru olmayacaktr. Güya köy enstitüleri tarznda Avrupaî müzikle, edebiyatla hemhâl köylüler yetitirmeyi hedefleyenlerin ve güya geleneksel deerleri muhafaza etmeye çalan, geçmii yücelten, eitimdeki ideolojik unsurlardan kurtulmay öütleyenlerin eitim projelerini andmz nitelikte “ABD’ci bir okulda” yapmaya yönelmeleri nereden baklrsa baklsn tuhaf, tutarsz ve beyhudedir.
Hasl- kelam, eitimde moderncilikten anlalan, yakn geçmie yönelen bir nostaljinin elik ettii bir ABD’ci okuldur; eitimde muhafazaclktan anlalan ise daha uzak bir geçmie yönelen bir nostaljnin elik ettii bir ABD’ci okuldur.
Bu durumda iki ihtimal belirmektedir; ya bu eletiriler samimi deildir ve ABD’ci okula rzay imâl etmenin araclardrlar ya da ham bir ikâyet seviciliin ve hazmszln ürünüdürler.
Yazar: Ali Faruk Yaylacý |
26-04-22 |
||
| E mail: maarifinsesi.com | Tweet | ||