HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 793
Yazar: Kamil Yeþil
MÝKAÝL BAYRAM'A REDDÝYE

Önce iki anekdot. ranl düünür Ali eriati, olunu Amerika’ya tahsile gönderirken eline Mevlânâ Celaleddin Rûmî Hz.’lerinin Mesnevi’sini vermi ve “Olum, Amerika’da ahlâkn ancak böyle bir eser ile koruyabilirsin, her frsatta bunu oku” demi.

Tevfik Fikret de olu Halûk’u skoçya’ya gönderirken o da Mevlânâ’’nn Mesnevî’sini verir. Eser hem de el yazmdr. Halûk’a, Ali eriati’nin oluna verdii öüt gibi bir amac yoktur Fikret’in. Der ki “Olum, Bat’da parasz kalrsan bunu bir müzayedede sat, el yazsdr, tarihi bir deeri vardr. Bunun paras sana epeyce yeter. Yanl hatrlamyorsam u kadar altndan aa verme, diye ekler.”

Halûk bu eseri babasnn tavsiye ettii deerden daha aa bir pahaya satar. Merhum Süheyl Ünver, “Ben ABD’de, kütüphanede Halûk’un satt Mesnevi’yi inceledim.” diyor.

Görüyorsunuz bütün dertlere derman bir eserdir Mesnevi. Maddi-manevi skntlar onunla aabilirsiniz.

Yukardaki anekdotlara yenisini eklemek istiyorum. Mehur olmak, farkllk göstermek, akademik titr sahibi olmak isteyenlere de birebirdir Mesnevi. Ne ararsan bulunur derde devadan gayr, demi air.

Mesnevi’ye basarak yükselen, kendini yükseltmeye çalan o kadar insan var ki... Fakat bunlardan hiçbiri Mikail Bayram’n eline su dökemez. Çünkü Mikail Bayram sadece Mesnevi’ye basmyor kademiyle, Mevlânâ Hz.’lerinin omuzlarna da basyor. Seksenli yllarn ortalarnda baz dergilerde iirlerini okuduum, makalelerine baktm Mikail Bayram’ tanmyordum. Ta ki Halil Karadeniz’in hazrlad “Tarihin Kuyumcusu: Cüceler Nasl Dev Olur, Devler Nasl Cüce?” adl nehir bir söyleiyi okuyuncaya kadar. Mikail Bayram Kitab[1] olarak yaynlanan mevkuteyi tek kelime ile özetlersem unu söyleyebilirim: Mevlânâ Hz.’lerinin ve Mesnevi’nin üzerine basarak yükselmek. eytan da öyle yapmt. Kibirlenmi, topra hakir görmü, atei üstün görmütü ve bu tavr ile aalara bile deil çukura dümütü.

Bir profesör ancak bu kadar pervasz olabilir. Ona sorarsan okuduu kitaplarda azna alp telaffuz ettii sin-kafl kelimeler var. Öyleyse kendisi de pervaszca ve ilim adna onlar kullanabilir. Arapça bir âlet ilmi olmasna ramen, Kur’an ve hadis-i eriflerin, temel slâmi eserlerin dili olduu için ona “dinî ilim” muamelesi yapanlarn ruh hâli ne ise yllar öncesinde Arap (Fars) alfabesiyle yazld için dedikodulara, dümanlkla söylenmi sözlere “Tarih” ve “lim” gözüyle bakan Mikail Bayram da ayn ruh hâli içinde. “El yazs kitapta okudum”, diyerek hiçbir süzgeçten geçirmeden, iine gelmeyenlere “uydurma”, iine gelenlere sahih bilgi muamelesi yapyor. Utanmadan söyleilerde, yazdklarnda sin-kafl kelimeler kullanyor. (Bereket versin, kitap ilgili yerleri nokta nokta ile geçmi.) Eslaf yazmaktan utanmad, ben tekrar etmekten niye utanaym, savunmasn kesinlikle kabul etmiyoruz. Bir hakaret, bir sövgü sözünü tekrar etmek ayniyle sövmektir, bir. kincisi, naklettii livata hikâyesidir ki bu tür olaylar doru bilgi imi gibi nakletmek ve yaymak için Arap (Fars) alfabesi ve el ile yazlmas, yazlan okumak yetmez; hadis-i erifte geçtii üzere, olay dört ahidin, kovann su kuyusunda batp kaybolmas gibi livataya yakndan ahit olmas gerekir. “Her duyduunu nakletmek insana günah olarak yeter.” denmitir hadiste. Biz Müslümanlar, 5000 yllk Kitab- Mukaddes’te, dünyann en eski dili branicede Keldanicede, Süryanicede yazyor diye Peygamberler ve Hz. Meryem hakknda nakledilen iftiralar, zina isnatlarn doru kabul edip yayyor muyuz? Size unu açkça söyleyeyim: Eer Cenab- Hak, Hz. Aie annemizi temize çkarmasayd, onun iffetli oluunu sadece hadis-i erifler tescil etseydi “Bayramgiller” ve “Azimligiller” ‘Biz hadis kitaplarndan okuduk, sahih kaynaklarda geçiyor, içlerinde Bedir ashabnn da bulunduu sahabiler söylüyor bunu, Aie’nin temiz olduuna dair hadislerin bazlarnda rivayet zinciri zayf, lafzlarda netlik yok, Aie ile ilgili sözlerin yüzde yüzü doru olmayabilir, nihayetinde hadisler insan sözü, yüzde bir ihtimal dahi olsa bu rivayetlerde doruluk pay olabilir’ diyeceklerinden eminim. “Farkl okumak”, “devlerin cüce olduunu göstermek” adna Hz. Aie’ye iffetsizlik isnat edeceklerinden hiç üphem yok.

Yllar önce yaam, ölmü gitmi, üzerinden kalem kaldrlm bir insan için (baknz âlim, ârif, veli demiyorum) sradan bir insan için bile srf “El yazs kitapta okudum, böyle yazyor” diye bunu konferanslarda, fakültedeki derslerde, videolarda nasl söyler, sohbetlerde nasl tekrar eder, nasl yazar? Biz Mevlânâ, ems ve Hariri ve dierleri tenkit edilemez demiyoruz. Mesnevini’nin, Menakb’ul Arifîn’in üslubunu tenkit edebilirsiniz ki aslnda kitaplardaki üslup; dönemine, hitap ettii kitleye göre bugünkü anlamda galat deil. Tp terimindeki “gaita, idrar muayenesi” gibi bir ey bu. Halkn aznda kerih olan kelimenin edebiyatta tek bir karl m var? Yine de kelime seçimi, Peygamber dönemine ait nakillerdeki zayf rivayetler varsa bunlar yazmak gerekir. Gazzali’nin hya’sndaki hadislerin tenkit edilmesi gibi. Bayram’n “Türkçesi budur”, diyerek naklettii cinsel içerikli kelimeler sadece o anlama gelmiyor. Hikâyelerin kurgusal olduu gerçeini, iir dili olarak mecazlara yaslanan söylemleri anlamayacak kadar cahil olmadklarna göre bile isteye saptryorlar demektir. Bir Annemarie Schimmel, bir Eva Vitray Meyerovitch, bir Michaela Mihriban Özelsel kadar nasibiniz yokmu ki size “yazklar olsun” demekten baka bir ey diyemiyorum.

Kuyumculuk yapt söylenen tarihçinin bulduklar bu fecaatler mi olmal idi?  Seksen üç yana girmi bir kiinin Mevlânâ ve ems hakknda kulland cinsel içerikli kelimeleri tekrar etmekle Bayram, sadece bir nakil yapmyor, srf yalanc duruma dümemek için o kiileri, okuduu satrlardaki gibi görmek istiyor, bundan ayr bir haz alyor. Faraza, ems de, Mevlânâ da, Hariri de karsna çkp ‘Yalan söylüyorsun, iftira ediyorsun’ dese, ‘Adm dorucuya, cesur bilim admlna çkm ve tam böyle mehur olmuken, insanlar vay be bizi nasl da aldatmlar, meer alim ve arif olarak gördüümüz kiiler sapklarn ta kendileri imi, demeye balamlarken; ben de bilinmeyen gerçekleri ortaya çkaran acar doktora sahibi olarak tannmken pis bir gerçeinizle iddialarm geçersiz hâle getiremezsiniz’ diyerek yalanc ahit bulacak, “Bak bunlar sizi o halde görmü” diyecek bir Mikail Bayram olarak buldum.  Ruh hâlini bilmem; fakat dil ve üslubu aynen böyle. Nerede mi? Halil Karadeniz’in kitabnda. Mikail Bayram, nedendir bilinmez Mevlânâ üzerinden, Mevlânâ’y sevenlerden, takip edenlerden, okuyanlardan, onu mürid, arif olarak kabul edenlerin hepsinden intikam alyor.

Kitabn arka kapak sunumunu geçersiz klmamak için elinden geleni ardna koymayacak bir karakter bu. “Mikâil Bayram kulvar d bir tarihçi ve akademisyen. (Mehmet Azimli gibi o da farkl okumaya kendini adam biri. Kitapta Mehmet Azimli de böyle sitayile anlyor.) “Günümüz ehir menkbecilerinin ifadesiyle ezber bozan ve büyük resme dikkat çeken bir isim. Bir nevi arkaik dönemlerden günümüze tevarüs etmi ve elan ayakta duran putlarn ykcs, bir put kran. Öyle ki alk olunan bütün parametreleri, hükümleri, çok bilinen, çok bilindii için çok doru kabul edilen yarglar paramparça ediyor. (Yürü be Mikail, senin önünde kim durabilir gaz bu.) Mikâil Bayram’la yaplan bu nehir söylei kitab ayn zamanda asap bozan bir iklime sahip. Günümüz Türk insannn miti hâline gelmi pek çok hadise, ikonlatrlm isimler hakknda, pek çok aykr tez Mikâil Bayram’n aynasnda sradanlayor. Alegorik anlatmlara, bilindik söylemlere, tarihî belgelerle itiraz eden Mikâil Bayram, cehaletin zihnimize sirayet eden perdesini aralamaya çalyor. Hemen herkesi cehaletle suçlayanlar kendi terazisinde kuyumcu hassasiyetiyle tartarak her türlü aidiyetten, banazlktan ve tutuculuktan vareste bir zihinle bize yeni kaplar açyor.”

Halbuki kazd yerden mücevher deil lam akyor. Eli yüzü, bütün bedeni ve zihni lam kokuyor, haberi yok.   

nallah birileri çkar ve akademik dili, üslubu, terbiyesi, sükuneti içinde bir cevap yazar derken Ahi Evran’n kimlii, ölümü, eserleri; Mevlânâ ve ems-i Tebrîzî Hazretleri ile ilgili olarak kaynaklar yanl okumas, atlamas ve en önemlisi tahrif etmesi ile ortaya çkan ilmî cinayetleri birer birer gözlerine sokan bir “reddiye”nin yazldn gördüm. Kitabn yazar Hayri Kaplan da bir akademisyen.

Hayri Kaplan’n kitab “TAHRF VE TASHH: 13. Yüzyl Anadolu Türk-slâm Düüncesi Üzerine ncelemeler” adn tayor.[2] Kaplan, 669 sayfalk kitapta sadece tahrifat göstermiyor, dorularn da yazyor. Kitapta ele alnan konular Mikail Bayram’n Ahi Evran ve Ahilik hakkndaki aratrmalarda (aslnda bir doktora tezi) onun birincil kaynaklar nasl yanl okuyup deerlendirdii, tahrif ve iftiralar olarak aktard üzerinde toplanyor. Kaplan, Mikail Bayram’a reddiye yazmak zorunda hissediyor kendini. Çünkü Mikail Kaplan biraz da hocas Neet Çaatay’n takdirleri, konusunda yaplan ilk çalmann getirdii hava ile tezini kitap olarak yaynlyor, tezde deinilen dier kii ve eserlerle ilgili yeni makaleler, kitaplar yazyor, konferanslar veriyor. Yani ki yanllar, tahrifleri, saptrmalar çoaltyor. Kendisine inanan bir okumu yazm grup da meydana getiriyor.

Hayri Kaplan, Mikail Bayram’n Ahi Evran, Nasreddin Hoca, ems-i Tebrîzî, Mevlânâ, Konevî gibi sûfîlerin yaad Anadolu Selçuklular dönemi ve tasavvuf tarihi ile ilgili aadaki konulara el atyor. lmî cinayetler bu konular üzerinden ileniyor: Ahi Evran’n Akehir’de medfun Nasreddin Hoca olduu, Ahi Evran’n Nûruddîn Caca tarafndan öldürülmesi, Ahi Evran ve Nusretüddîn’in (katil) ems-i Tebrîzî’yi öldürtmeleri, Mevlânâ’nn Ahi Evran’n kars Fatma Bac’y “kahpe” diye nitelemesi,  Ahi Evran’ “iblis” ve “eytan” olarak anmas, Moollarn  Konevi’nin, Mevlânâ’nn cenaze namazn kldrmak istememesi, Mevlânâ’nn Konevî’yi tekfir etmesi, Mevlânâ’nn Mesnevî’yi Ahi Evran ve çevresiyle mücadele için kaleme ald iddias. Mevlânâ ve ems-i Tebrîzî’nin Hulûliyye mensubu olduklar, Mesnevî’yi vahiy ürünü ve Kur’ân’la edeer gördüü, ems’in 15 yandaki ei Kimya Hatun’u öldürdüü, ems, Harîrî, Mevlânâ ve Sultan Veled’in livataclk ve mübâhîlikle itham edilmesi, Ahi Evran’a ait gösterilen eserler vs. 

Yazar, bu reddiyesiyle nehir konumal esere de cevap vermi oluyor. Kaplan, Bayram’n bütün kaynaklarn tekrar okuyor. Bu arada yapt atflarn karln bulamyor. Karln bulduklar da çou kez yanl, yanl ve kastl okumalarn kurban olmu. Bir ksm atflarda sadece tek tarafl kaynaklar kullanlm. Alnt ve çevirilerde de durum pek farkl deil. Okurlarn kontrol edebilmesi ve karlatrma yapabilmesi amacyla eserlerin ilgili metinlerini, görsellerini yazya dökerek gösteriyor.

Hayri Kaplan öyle bir reddiye yazyor ki “iddia etmiyor” metinleri mukayese ediyor. Dorular tek tek iaretliyor.

Orhan aik Gökyay olsayd Mikail Bayram’a “Destursuz baa girmisin” derdi. Gerçekten Mikail Bayram destursuz bir dil kullanyor. Dorusu dil ve üslup, kaynak kullanm, yanllar iaret ederken, tahrifleri sralarken soukkanlln kaybetmeyen bir ilim adam Hayri Kaplan. Eer benzetmem gerekirse merhum M. Tayyip Okiç’in Sar Saltuk kitab hakknda Yusuf Ziya Yörükan ile girdii kalem tartmasna benzetebilirim. Bu kitab okuyunca ite demitim, ilmî münakaa dediin böyle olur.      

Birilerinin çkp da tahrifleri iaret edip tashih yapmamas, Bayram’n iddialarnn doru olduu kanaatini uyandrmt bugüne kadar. Bundan böyle köpeksiz köy bulduu için deneksiz dolalmayacak ve Ahilik-Ahi Evran bata olmak üzere Mevlânâ, ems irtibat, bu zevatn çevresi ile ilgili dedikodular, tahrif edilmi bilgiler, iftiralar “bilgi”, “hakikat”, “tarih” olarak kolay kolay dolama sokulamayacaktr.

Eskiler bu tür tenkid eserleri için “reddiye” derlerdi. ddialar tek tek yazp onlara aznn payn verirlerdi. Hayri Kaplan o kelimeyi kullanmasa da “Hodri meydan, sen de beni tashih et” diyor. Evet, Mikail Bayram gerçekten bir ilim adam ise göstermelidir kaç krat olduunu. Hayri Kaplan gibi o da sayfa sayfa, tek tek okumal, yazmal ve iddialara cevap vermelidir. Eer hatra kitabnn arkasnda yazld gibi bir karakter sahibi ise. Bakalm göreceiz kim cüce, kim dev imi.

Kaynakça:

[1] Elips Kitap, Mart 2020

[2] Ankara Kalem Neriyat, 2022

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Kamil Yeþil
19-06-22
E mail: dunyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
MÝKAÝL BAYRAM'A REDDÝYE
Online Kii: 30
Bu Gn: 829 || Bu Ay: 5.921 || Toplam Ziyareti: 2.929.073 || Toplam Tklanma: 58.617.152