
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 494 |
Bat kamuoylarnn hal-i pür melali
Ekonomiyi iyi bilen bir ahbabm, bir defâsnda bana, biraz da muzip bir edayla, “Ekonomi dediin , sandan bak arz; solundan bak taleptir” demiti. Derinlikler, çok defâ basit gibi görünen bir eylerin içinden gelir. Bu, basit; lâkin derinlikli ifâdeyi zaman içinde anladm zannediyorum.
Modern dünyâya her boyutuyla ekil veren kapitalizm de, kendisini üretim ve tüketim aksnda ortaya koyar. Üretim ve tüketim kavramlar, arz ve talebin bir baka yüzüdür. Lâkin burada bir ince meseleye dikkât etmek gerekir. Üretim ve tüketim sâdece kapitalizme has deildir. Târih, tekmil, bir üretim ve tüketim târihidir. Kapitalizme has olan hâdisenin, bu ikisi arasndaki dengesizlii akl almaz bir ekilde derinletirmek ve içinden çklmaz hâle getirmesi olmaldr. Binlerce senelik zaman içinde, insanln ortaya koyduu üretim, ne fazlaca artm, ne de azalmtr. nkalarn uzun târihi içinde üretim hacmi sarsc artlar yaam mdr? Veyâ 5000 senelik târihi içinde kadim Çin’in veyâ Msr’n üretimi, “uradan buraya geldi” kabilinden tantanal bir grafik gören var m? Haydi o kadar uzaa gitmeyelim; mirasçs olduumuz Osmanl’nn üretim hacmindeki artlar, fetihlerle kazanlan yeni topraklarn üretim süreçlerine eklemlenmesinin hâricinde bir karlk bulmaz.
Kapitalizm, üretim sürecini, özgür fiyatlama ve deiim deerini yaygnlatrarak ve kârn maksimizasyonu ilkesi ile kamçlayarak “sonsuza” evriltti. Bununla iribatl olarak bilimler ve teknolojiler çlgnca desteklendi. Neticede, bilhassa sanayi kapitalizmi üzerinden üretim hacmi hem nitelik hem de nicelik olarak insafszca iti. Kapitalizme elik eden temel sâik kârn maksimizasyonu olduu için bu büyüme, bilhassa emek olmak üzere mâliyetleri basklayarak hayâta geçirildi. Ezcümle, üretim veyâ arzdaki ime, potansiyel talebin basklanmas üzerinden gerçekleti. Modern târihin, insanl geçici bolluk devirleri ile buhranlar arasnda yaamaya mahkûm eden temel çatla da budur. Kapitalizm-aklclk ilikisi âibelidir. Onun için bâz felsefecilerin çkp, Bat aklna düzdüü övgüleri, en hafifinden târih umursamazl ile açklayabiliriz. Bilhassa, modern felsefe, bilim seviyesinden Bat aklna yaplan övgüler üzerinden, olsa olsa derindeki akl dl örtmek adna kozmetik saylabilecek bir gayrettir.
Arz ile talep, yâni üretim ile tüketim arasndaki çelikiyi gidermek için bugüne kadar üç temel çözüm yolu hayâta geçirildi. lk ikisi, daha evvelki pek çok yazmda belirttiim üzere, “sava” ve “yeniden bölüüm”dür. lkinde talep bastrlmakta, ikincisinde ise üzerindeki barajn kapaklar bir miktar açlarak serbestletirilmektedir. Modern demokrasiler bu kapak kaldrmann fonksiyonudur. Arzdaki fazlay, orta snflamalara emdirmektir bu. Ama bu da yetmedi. Kapitalizm, nihâyet üçüncü yol olarak ABD mahreçli, borç kapitalizmi olarak da tescil edilen , kitleleri krediler üzerinden borçlandrarak tüketimi azgnlatrmak yolunu seçti. Tüketim kapitalizmi veyâ tüketim toplumu olarak târif gören bu süreçler, aslnda kapitalizme mündemiç derin bir çelikinin farkl sûretleri olarak anlalmaldr.
Pekiyi, mesele çözüldü mü? Hayr. Bir defâ ister yeniden bölüüm üzerinden olsun, ister borçlandrma alar üzerinden olsun, aça çkarlan tüketim hâdisesi bizzât üretim süreçlerinin altn oymaya balad. Açalm: Yeniden bölüüm kapitalizmi, emei donatt garantiler üzerinden onu uyuturdu. (1960’larda yaygnlaan uyuturucu meselesi sâdece bir ilâç meselesi deil, ayn zamanda kültürel bir meseleydi). Orta snflama, göreli bir tüketim art ve iler dünyâsndaki rutinlemeler üzerinden egoist birey tipinin yaygnlamasna, çekirdek âilenin ypranmasna, yalanmalara ve daha mühimi, ekonominin verimlilik kayb yaamasna sebep oldu. Orta snflara dönük transfer haracamalarnn esasl bir ksm da, finansman eski sömürgelerden gelen kaynaklara dayandrlyordu. Batl kamuoylar egoistik hesaplamalarnn ihtirasyla bu dünyâlar dlayan, horlayan, çou oryantalist temelli ezberlere gömüldü. Onun için yine bâz felsefeci ve bilimcilerin, bugün hâla hâlâ evrensellikten bahsetmeleri, olsa olsa bir fantazidir. Ezcümle, balangçta talebi basklayan süreçler bu defâ tersine döndü. Bu defâ talep art, baka bir ifâdeyle tüketim art arz veyâ üretimi basklamaya balad. Borç kapitalizmi bu süreçleri daha da çrndan çkard.
Artk sistemik bir krizi idrâk ediyoruz. Tecrübe edilen ara iki yol (yeniden bölüüm ve kredi kapitalizmi) toplu bir iflâs içinde. Yeniden kapitalizmin en iyi bildii savalar sürecine girmi durumdayz. Bu yazyla, üretimin ve tüketimin alabildiine yorduu, yabanclatrd bir insanln, içinde bulunduu sefâlete dikkât çekmek istedim. Bu sefâletin son perdesi, sveç ve Finlandiya gibi “medenî”, her sahada insanla numûne olarak gösterilen toplumlarn, “Ruslar geliyor” korkusunu bu kadar kolay satn almasdr. Son istatistikler, nüfuslarn %70’i mütecâviz oranlarda NATO’ya dâhil olmak arzusunda olduunu gösteriyor. Bilim, akl, eitim, salk, güvenlik, örgütlenme, düzen ve refah toplumlarnn vard son aama: Basit, içeriksiz bir korkuya teslim oluvermek.. Öyle mi? Mübârek olsun… Ar metinler bir tarafa, u aralar yaplacak en kolay ilerden birisi, Bat insannn krlganlklar ve saçmalklarn ilemekte ustalam olan Michael Haneke’nin filmlerini yeniden izlemek olabilir. Caché iyi bir tercih derim…
Yazar: Süleyman Seyfi Öðün |
23-06-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||