HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 540
Yazar: Ali Osman Aydýn
Tarikat, Tekke, Milyonluk Cenaze ve kemalizm

Tarikat, Tekke, Milyonluk Cenaze ve kemalizmsmailaa Cemaatinin lideri Mahmud Efendinin cenazesi belki de cumhuriyet tarihinin en kalabalk cenazelerinden biri idi.

Bu büyüklükte bir cenazenin solcularn, Kemalistlerin psikolojilerini bozmas, saldrganlatrmas, küfür ve hakarete sarlmalarna neden olmas anlalr bir durum. Muhtemelen bu kadar insann nereden çktn anlamaya çalyorlardr. Kemalist hareketin halkn deerleriyle kavgal, halkn gerçeklerinden kopuk bak açs, Türkiye’nin gerçekliini okumasna imkan vermiyor.

Onlar halkn bin yllk müesseselerinin kapsna kilit vururken de ayn hayalperestlikle meselenin kapandn düünüyorlard. Oysa tarih felsefesi bize; müesseselerin, onlar vücuda getiren toplumun bir parças olduunu, bu yüzden tümden ortadan kaldrlmalarnn mümkün olmadn söyler.

Cuma günkü milyonluk cenaze bu hakikatin bir göstergesidir. Türkiye’de müslümanlar laik despotizmin tüm legal, illegal basklarna ramen varlklarn sürdürmülerdir.

Yeni nesil Kemalistler, Kemalizmi insanlar öperek-okayarak ikna eden bir sistem gibi düündükleri için bask sözünü kabul etmiyorlar.

Bakn smet nönü 1924’te ne diyor: “Hocalar toptan kaldrmadkça hiçbir i yapamayz.” Uur Mumcu, “Kazm Karabekir Anlatyor” kitabnda anlatyor bunu…

nönü böyle söylüyordu çünkü din adamlar ve onlarn bir parças olduklar cemaatler, tarikatler, tekkeler, çok çeitli toplum kesimlerini bir araya topluyorlard.

Ayrca bin yllk bir gelenein, terbiyenin, örgütlenmenin merkeziydiler. Müslümanlarn dini gelenekle balar koparlmadan cumhuriyeti kuran kadrolarn tek tip Müslümanlk ve milli slam hedeflerinin gerçeklemesi mümkün olmayacakt.

Bu konuyla ilgili bir baka çarpc görü. Tekke ve Türbelerin Kaldrlmasyla ilgili kanun görüülürken Rize mebusu Ekrem Bey'in söyledikleridir.

"Asl mesut olduum dier bir cihet vardr ki o da fikr-i taassub denilen bu ylann tamamiyle bugün paralanm olmasdr (….) O imdi kvranarak, hrlayarak can çekiiyor. Cumhuriyetin çkard kanunlarn satr ile onu tamamiyle öldüreceiz ” Burada halkn çok büyük bir ksmn dorudan ilgilendiren bir konuyla ilgili kullanlan tüm sembol ve ifadelerin ne kadar ar hakaret ve tehdit içerdii açkça görülüyor. Fakat bu sözleri geçmite ve bugün hala söyleyen Kemalistler AK Partilileri ve genel olarak dindarlar toplumu kutuplatrmakla suçluyorlar.

1925’de Dergahlar…

Samiha Ayverdi “Ne dik Ne Olduk” kitabnda tekke ve tarikatlarn sosyal fonksiyonlaryla ilgili söylediklerine bakalm imdi de:

“1925 senesine kadar yalnz stanbul'da 365 dergâh vard. Bunlarn mensuplar, en az ellier kii olsa, 18.250 ederdi. Bu insanlarn da gene en az, âilelerinden, akraba ve çevrelerinden beer sempatizan bulunmu olsa, 91.250 adet olurdu.

Bundan yâni 1982'den yarm asr evvel, stanbul' un nüfusu sekiz yüz bin civârnda olduuna göre, demek ki ehrin sekizde biri mânevî sigortaya sahip ve muhîtine erde deil, hayrda örnek olan bir tasfiye cihâz gibi idi.”

Tabii unu da eklemek gerek. Bir toplum kalitesini kaybediyorsa bunun insan ve kurumlara yansmamas düünülemez. Dolaysyla bu Tarikatlar da yozlamadan paylarn almlardr.

Bugün farkl m sanki? Mesela eitimde öretmen kalitesinin dütüü konuuluyor. Doktor kalitesinin, mühendis kalitesinin… Ki bunlar hem maddi hem manevi zararlara yol açyorlar… Fakat öretmen kalitesi dütü diye bütün öretmenleri karalamay, milli eitimin kapsna kilit vurmay düünmüyor kimse. Doktor kalitesinden dolay “hastaneler kapansn” diyeni duymadk.

Yahut “u okulda taciz varm, iddet varm, örencilerinden hrsz olanlar varm” diye kimse topyekün milli eitimi “haçl oca, taciz yuvas” diye nitelemiyor. Nitelenmesin de zaten, öyle saçmalk olur mu? Ama o kirli damga hemen bir tarikata, dargaha ya da mensuplarna vurulabiliyor.

Milli Mücadelede Tarikatlar

Bu arada, “Ey Millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti, eyhler, derviler…. ülkesi olamaz” gibi beylik laflar söylense de ilerin tam da söylendii gibi olmadn biliyoruz.

Tek Parti döneminde eyh olarak bilinen Van’l brahim Arvas, Siirt Mebusu eyh Halil Hulki gibi isimlerin kesintisiz mebus olduunu söylüyor belgeler.

Ama unu düünmek lazm. “Türkiye eyhler, derviler ülkesi olamaz” sözü 1920’de söylenebilir miydi? Mümkün müydü?

Tam burada, D. Mehmet Doan’n “stiklal Savann Örtülen Tarihi” kitabndan bir alnt yaparak neden söylenemeyeceiyle ilgili bir izah yapmak istiyorum: “Çünkü 1. Meclisin en kalabalk grubunu 21 kii ile müftüler oluturuyordu. Onlar 15 kii ile müderrisler takip ediyordu… 2 ulema, 2 kad, 2 din öretmeni, 2 vaiz Mebus vard. Ayrca bir ksm naki, mevlevi, bayrami olmak üzere 7 eyh de Meclisteydi. Dini kimlikleriyle tannan 4 airet reisi vard. Meclis birinci bakan vekili mevlevi eyhi Çelebi Abdülhalim Efendi, ikinci bakan vekili ise bektai eyhi Çelebi Cemalettin Efendi’ydi.

TBMM tarafndan yaynlanan Türk Parlamento Tarihi’nde belirtildiine göre 1. Büyük Millet Meclisi tekil eden vekillerin 78 adedi medrese mezunudur. Medresede okumu ama mezun olamam, baka meslee geçmi çok sayda mebus da bulunuyordu. Bunlarla birlikte toplam mebus içinde dini eitim alanlarn saysnn 101’ i bulabilecei söyleniyor. Bu durumda 1. BMM’nin üyelerinin dörtte birden fazlasnn dini kimlikli olduu söylenebilir.”

Ayrca Recep Çelik: “Milli Mücadele'de Din Adamlar” adl kitabnda mukavemet tekilatlarnda rol alan din adamlaryla ilgili u çok önemli bilgileri veriyor:

“Milli Mücadele'deki mukavemet tekilatlarnn arln tekil eden, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i lhak ve Cemiyet-i slâmiye gibi teekküllerin yüz krk adedinden yüz otuz tanesinde müftülerin dorudan kurucu üye olarak yer aldklar, altm be tanesinin bakanln yaptklar, geri kalan yetmi be teekkülden otuz tanesinin bakanlarnn da medrese müderrisi ve hoca gibi sfatlar tad anlalmaktadr.”

Görülecei gibi, din adamlar, medreseliler, tarikat ehli, dergah müntesipleri milli mücadelenin her yerinde, en önde, vatan müdafaas yaptlar. Ruhlar ad olsun...

Ama din adamlarna ihtiyaç bitince, yani stiklal Sava kazanlnca artk onlar yetitiren müesseseleri kapatmann, din adamlarn tahkir ve tezyif etmenin önünde bir mani kalmad. Yani, ‘kullan ve at’ taktii… Bugünkü CHP’nin dindarlar kullanarak iktidara gelme stratejisi, o “helalleme” admlar, dini programlar düzenleme gayretleri, “biz deitik inann” irinlikleri ite ta buradan, kurulu yllarndan geliyor.

Ve biz, cenazemizin olduu gün atlan iftiralardan, yalanlardan, paylalan hakaret ve küfürlerden gördük ki, Kemalist kesimde zerre kadar bir deiiklik yok. Hala nönü’nün söyledii, “ Hocalar toptan kaldrmadkça hiçbir i yapamayz.” noktasndalar. Hala olup bitenlerden hiçbir ey anlamamlar. O halde onlar da bilsinler ki… Biz de, Milli Mücadelede cansiperane vatan müdafaas yapan medrese-tarikat ehli öncülerimizin durduklar noktadayz…

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Osman Aydýn
07-07-22
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Tarikat, Tekke, Milyonluk Cenaze ve kemalizm
Online Kii: 28
Bu Gn: 866 || Bu Ay: 5.958 || Toplam Ziyareti: 2.929.123 || Toplam Tklanma: 58.618.087