
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 504 |
Rasim Özdenören, dün rahmete erdi; mekân cennet olsun. Ailesine, dostlarna, sevenlerine ve edebiyat camiamza basal diliyorum.
Mavera dergisinin Ankara döneminde birkaç ylm –ki benim yazarlk maceramn da ilk yllardr– onun eteine tutunmu olarak geçirdiim halde, Rasim Bey’i Balkesir’de vefat eden ikizi Alâeddin Özdenören’in gaslindeki simasyla hatrlyorum.
Merhum ikizi ahiret yolculuuna hazrlanrken gelmi ve onu hemen görmek istemiti. Gasilhâneye birlikte girdik; örtü altndaki naann ayak ucunda ksa bir süre bekledikten sonra yüzünü görmek istedi, açmalaryla birlikte hçkrklara bouldu.
Öyle ki, üzülmesinin fevkinde Rasim Bey’in acyla gerilmi bir yüzle kendisinin de topraa doru akmaya durduunu hissetmitim; benim gözümdeki yazarlk, üstatlk, aabeylik rollerinden tümüyle syrlm, pür bir insan, ikizin kalan teki olarak som bir yalnzl ve çaresizlii yaamt.
Rasim Bey’in zihnime o simasyla kaznmasn sürekliletiren eyin onun bizzat ferdiyetinden, kimliinden ve bakalaryla kurduu ilikilerden kaynaklandn sanyorum.
öyle ki: Tahammül yetisini zorlayan dizginlenemez bir bask söz konusu olmadkça onun mülayimliini, sessizliini, mütebessim duruunu bozduunu hiç hatrlamyorum.
Karsndaki kii her kim olursa olsun onu sükunetle, sözlerini bölmeden dinler, onun susmasn takiben birkaç saniye içinde hzlca bir murakabede bulunduktan sonra ona mukabele ederdi.
Muhatab özellikle de okuma ve yazma merakls bir genç ise mezkûr halleri rikkatle taçlanr, onun muhtemel taknlklarna, yersiz ataklarna kar tebessüm ederek, onda mutlaka ama mutlaka “Denize Açlan Kap” duygusu uyandrr, ona kar sürekli bir güvenlik, esenlik telkin ederek gönlünü fethederdi. Buna dair bizzat taraf ve tan olduum u olay zikredersem sanrm Rasim Bey’in bu özelliini daha doru ifade etmi olurum:
Merhum Erdem Bayazt, merhum Ramazan Dikmen’le beni, ran devriminden hemen sonra Türkiye’ye büyükelçi olarak atanan kiiyle bir söylei yapmak üzere görevlendirmiti. Biz de ran Elçilii’ne giderek söyleiyi yaptk ama elçiyi gözümüz hiç tutmamt; onu –o günlerin moda deyimiyle– zdd- nklabî olarak damgalamtk. Gerçi o da bizim söyleimizden birkaç ay sonra Amerika’ya kaçmt ama bu ayr bir bahis.
Söyleiden sonra Mavera dergisinin Selanik 56’daki bürosuna gelerek Erdem Bey’e söyleiyi yaptmz ama malum kanaatimize ramen yine de yaymlanacaksa bizim admza yer verilmemesini istedik.
Hüsnü Akta’n da bulunduu ortamda Erdem Bey bizim talebimizle deyim yerindeyse küplere bindi. Davudî sesiyle o baryor ama Ramazan’la ben de barmada ondan geride kalmyorduk.
Günlük mesainin bitim saatleriydi. Rasim Bey’in çalt DPT’nin ek binas Mavera’ya çok yaknd ve o mutad olduu üzere mesai çknda dergiye gelirdi.
Yine böyle yapmt. Bizim oturduumuz odann kapsn açar açmaz “Erdem, neden baryorsun, sesin Selanik’i inletiyor, susar msn lütfen” deyiverdi. Bayazt onun bu hiç beklenmedik tepkisiyle bir an bocalayarak “Ben deil, bu bebeler baryor Rasim” dediinde ise, “Onlar genç. Onlar barsalar da sen susup dinleyeceksin” diyerek onun aknln daha da artrd.
Ortalk buz kesmiti. Çünkü onun bu düzeyde bir öfkesine, tepkisine oradakilerden hiçbiri daha önce tank olmamt.
Erdem Bey’le sonradan bu konuyu tekrar konuup konumadklarn bilmiyorum ama onun bu tavryla Ramazan’n ve benim gönlümü yazar aabeyimiz olmasnn ötesinde bir ahlak ve güvenlik liman olarak fethettiini iyi biliyorum.
Benim kuamdan Mavera ve dolaysyla onun as ekibiyle ba kuranlar da en gerçek ve meyvesi en çok olan yatrmn insana yaplan yatrm olduunu bu vb. örneklerle Rasim Bey’den bizzat tecrübe ederek örendiler.
Rasim Bey’de batan beri ilettiim örnekler üzerinden tank olduum bir dier yön, onun sezgi gücüdür.
Sezgi derken zikrettiim yalnzlk hissi, tahammül yetisi, mülayemeti ve çok nadiren de olsa rastlanlabilen öfkesi buna dahildir. Yeni zamann ileyi yönünü sezmek, gönülleri fethetmenin hakkaniyetten, sahiplenmeden, korumadan geçtiini bilmek ve böylece karlat her yeni duruma göre doru bir vaziyet almak onun zikredilmesi gereken bir dier özelliiydi.
Bunca gerçekçi ve rasyonel iliki tarzna ramen onun son derece krlgan biri olduunu da belirtmeden geçmeyeyim. Üstelik krldn asla hissettirmeyen bir incelikle… Bunun tan da herkesten önce benim ama bunu baka bir vesileyle anlatmak isterim.
Rasim Aabeyimi Rabbimizin emanetine veriyorum.
Yazar: Ömer Lekesiz |
25-07-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||