
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 525 |
Erdem Beyazt Aabey “Önden Gidenler çin” diye yazd ve “Sait Mutlu, Sabri Arslan, Mehmet Emin Balyan, Ahmet Yücel'in aziz hatralarna” ithafl iirine “Onlar gittiler /Yalnz bir yemin kald aramzda/Ben imdi bu yanda/Kaslm çplak bir kurun gibiyim/Namluda” diye balamt. Listesine Cahit Zarifolu, Akif nan, Nuri Pakdil, Alaeddin Özdenören, Rasim Özdenören, Sezai Karakoç ve kendisi eklendi. Cahit Aabey “Yaamak” isimli günlük-deneme kitabna “Ne çok ac var?” diye balar. Kiisel hayatma bu aabeylerden hasat ettiim kelimeleri, fikri hayatm ina eden yaz ve hikâyeleri, dergi bürolarndaki sohbetleri, dinlediim konferanslar ve yetiip onlardan örendiklerime eklediim yorumlarla ayn sahnelerde katldm kültür-sanat etkinliklerini düününce çorak bir iklimde ufka bakarken bir yalnzlk ve kimsesizlik diyarnda sürgün gibiyim.
Necip Fazl ve Cemil Meriç’i de bu listeye eklemeden geçemedim; çünkü onlardan zihin dünyam düzenleyen kelime, kavram ve görgü var. Onlar 1950-60 sonras medeniyet, kültür ve sanat hayatmz ina eden öncü nesillerdi. Bu verimli yolculuun yaayan son sesi (Allah uzun ve salk bir ömür versin) Atasoy Müftüolu.
25 Temmuz ikindisinde Rasim Özdenören’i Eyüpsultan Haziresi’ne emanet ettik. Taziye için Türkiye Dil ve Edebiyat Dernei’nde hazrlk yaplmt. Hazrlklara ve bahçede yaanan telaa, hüzne ve aabeylerini yolcu etmeye Ankara’dan, Kayseri’den, Mara’tan ve dier illerden gelen dostlar izlerken 1970’li yllarda gyaben tantrldm ve kitaplarn okuyarak, varlklarn hissederek, çkardklar dergi sayfalarnda Müslüman dünyann aclarn, zdraplarn takip ederken yaptmz mücadeleye kelimeleriyle verdikleri destei an an ve satr satr hatrladm. 12 Eylül 1980 darbesinden önce duvarlara yazdmz “Sabr sava zafer. Adm: Müslüman.” Slogan, Erdem aabeyin aadaki iirinden alnmt.
“Dünyann kalbini dinle geliyor adm adm /Dallar meyvaya dursun toprak tohuma dursun/nsan bara dursun selama dursun zaman/Sabr sava zafer. Adm: Müslüman.”
20. yüzyln öncüleri silsilesiyle gyaplarnda ilk 1974 veya 1975 ylnda Nevehir mam Hatip Lisesinde tantrldm. Necip Fazl ve Sezai Karakoç’tan ilk söz eden rahmetli Hocam Zeki Soyak’t. Sezai Karakoç ve Dirili fikri de yine rahmetli Hocam lhami Nalçacolu ile hayatmza girdi. lkokuldan itibaren deliler gibi okuyan biri olarak bunlardan çok haberdar deildim. Bir süre sonra Edebiyat dergisi elime geçti. Bugün hayatta olmayan modern zamanlarn Müslüman öncülerinin her biri o küçücük dergide çaa yeni bir dille yeni bir ey söylüyordu. Kulak kesildik. Okuduk ve yeniden okuduk.
Kekeme bir çaa domutu onlar. Müslümanca bir vakti yaayacaklar bir ortamlar olmamt. Edinebildikleri geleneksel metinlerden örendiklerini yeni bir formda çaa söylüyorlard. Mehmet Akif üzerinden 20. asrn banda Anadolu’da aydnlanan “inancn hayatn tüm alanlarnda yaama vecdi”, Necip Fazl -Büyükdou- ile yeni bir fidan olarak sürgün verdi. Dirili, Büyükdou aacna yaslanarak meyve verdiinde medeniyet surunu ina etmeye balamt. Nuri Pakdil Büyükdou ve Dirili fidanlndan tad sürgünle Ankara’dan yeni bir ses verdi: “Kalemin Yükü” hayatmza girdi. Kalemin Yükü kalemi tutmaya muktedir yazara hayat, varl, kavray ve ustalarnn gösterdii ufku aydnlatmaya koarken yüklendii/tad sorumlulua uur düzeyinde farknda olmasn söylüyordu. Kalem, küçücük cesametiyle kâda dokunduunda dinden, tarihten ve gelenekten tanmas zor bir yük yüklenmiti ve yazar bu yükün idrakinde olmalyd. Dergilerin yasland dünya görüüne mensup yazar inançlarnn, siyasî hedeflerinin ve inanm bir insan olarak yükledii sorumluluklardan bamsz olarak yazamazd ve yazmayacakt.
1976 ylnda hayatmza eklenen Mavera, Sebilüreat’n balatt yolculua yeni bir anlam verdi. Rasim aabeyle Kasm 2012’de yaptmz boyu süren ve ksmen Dil ve Edebiyat dergisi Mavera Özel Saysnda yaymladmz uzun soluklu söyleide: “Mavera dergisi ekip hareketi olarak balad ve ekip hareketi olarak devam etti. Yaymlanmaya balamadan önce ‘Mavera kimin dergisidir? Kimler adna konuuyor?’ sorularna cevap tekil edecek bir mektup yazlmas ve bu mektup/bildirinin ulamas gereken bütün vatan sathna ulatrlmas gerekiyordu. Arkadalar o mektubu yazma görevini bana verdiler.” diyecekti (O mektubun tpk basm ile Say 47: Kasm 2012). Mavera herkese açk bir ses olarak 1976 ylnda hayatmza girdi ve bugün Müslüman çevrelerde kaleminin sorumluluunu tayan her bir yol arkadayla yolculuk yapt. Bir nesli edebiyatla tantrd ve edebiyatla neler yaplabileceinin mesajn Afganistan, Filistin, Eritre … Müslümanlarnn aclarn, direnilerini, savalarn, dertlerini Türkiye Müslümanlarnn hayatlarna tayarak “ümmet corafyas uurunun” inasna zemin hazrlad ve yeni bir ufuk ina etti. Kendisini Müslüman olarak ifade eden birçok isim bu dergide yer buldu ve yetiti. 20. yüzyl 21. yüzyla tayacak tüm isimlerin zihin krntlar arasnda Mavera mayasnn tortularndan bir iz var ve Mavera ile açlan patika destanlaarak varln sürdürmeye devam ediyor. O yolu açmaya devam eden yüzlerce dergi var hayatmzda.
Rasim Özdenören ve mensubu olduu nesil, ümmet corafyasnda tarihin en büyük trajedisinin yaand bir çada dünyaya geldiler. 1930-1940 doumlular bu talihsiz çan neslidir. Medeniyettin kopuun kültürel yabanclamann had safhada olduu, sentetik bir Batllamann hayatlarmz allak bullak ettii bir devirden bahsediyoruz. 1950’lerin sonunda hikayeleriyle fsldayan Rasim Aabey yukarda anlatlan hikâyenin de öncü kahramanlarndand. “Çok Sesli Bir Ölüm” ve “Çarplmlar” üzerinden “Denize Açlan Kap”ya yönelmesi bir çk gibi görünse de o neslinin panik halini, yaad trajediyi ve ruhundaki savrulular yazd.
“MAVERA adnda yeni bir aylk edebiyat dergisi çkarmann hazrl içindeyiz. Önce admz açklayalm: MAVERA. Yani öte, yani bir eyin ötesinde bulunan, insan aklnn ötesinde veya üstünde bulunan (...) MAVERA, edebiyat anlaymz oldukça geni boyutlar içinde özetleyen bir kelimedir. Biz, edebiyat, amac kendinden ibaret kalan bir çalma alan olarak görmüyoruz. Tarihte hiç bir uygarlk, ilkin bir edebiyat hazrl geçirmeden, kelâm eitimini tamamlamadan yani düünce söze, söz de eyleme dönümeden var olma ortamna kavumamtr. ... MAVERA, bir yaama biçimi halinde öz uygarlmz yeniden yürürlüe koyma davasn güdenlerin, edebiyat alanndaki bir buluma yeridir. Selâm üstünüze olsun." Mavera dergisinin çk bildirgesinde yazd metne sadk kalarak yaad ve sessiz yaad hayata emek verdii büyük kalabalklarn omzunda son yolculuuna, maverasna uurland. “Onlar gittiler/Giderken bir mutu gibiydiler.”
Rahmet ve dua ile…
Yazar: Üzeyir Ýlbak |
27-07-22 |
||
| E mail: dirilispostasi.com | Tweet | ||