HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 430
Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey
Laikçi Cumhuriyet Millî Mücadele'nin muarýzýdýr

Laikçi Cumhuriyet Millî Mücadele'nin muarzdrKemalist Cumhuriyetin en keskin tarihi olan1928 itibariyle Millî Mücadeleyle rûhî ve fikrî, kültür ve medeniyet, anayasa ve içtimaî bakmdan hiçbir irtibat kalmamtr. Çünkü Millî Mücadele’nin esaslar olan Kur’ân- Kerim harflerine, hilâfete, slâmî eitim gibi birçok kararlara sâdk kalnmam, anayasadan “devletin dîni slâmdr” hükmü çkarlm ve TBMM’deki yemin metninden “Allah’a yemin ederim” ifadesi kaldrlmtr.

 

  1. Kemal, (1919 ve 1920’deki M. Kemal) Millî Mücadele’ye bakanlk ederken batan sona slâmî terminoloji kullanmtr. Birinci Dünya Sava’nda Mevlevî, Kadirî ve Bektaî dergâhlar gibi çeitli tarikat mensuplarndan oluan Alaylar’n Çanakkale’de ve Dou’daki Ermeni-Rus saldrsnda son derece faal vazifeler yaptn bilen M. Kemal, Heyet-i Temsiliye Bakan olduunda Millî Mücadeleye bu insanlarn fevkâlade yardm olacan biliyordu.

 

MLLÎ MÜCADELE’NN RÛHUNA UYGUN CUMHURYET KURULABLRD

Erzurum ve Sivas Kongrelerine çok yakn günlerde Heyet-i Temsiliye’nin kurulup nizamnâmesinin yazld ve memleketin topyekûn bir stiklâl Sava’na gebe olduu günlerdi. Kâzm Karabekir Paann Dou’daki askerî gücünün yannda ahsî itibarnn da desteiyle nüfuzlu din adamlar ve kanaat önderlerinin delege kaydedilerek Erzurum Kongresi’ne bakan seçilen ve daha sonra Heyet-i Temsiliye Bakan olan M. Kemal kongre sonras alnan kararlar ve yaplacak dier faaliyetleri haberdar etmek ve destein devam etmesini salamak maksadyla nüfuzlu eyh ve tarikat önderlerine slâmî üslûba titizlikle uyarak mektuplar yazd belgeler sabit.

Halk Frkas programna uygun olarak kurulan laikçi Cumhuriyet devletinin Millî Mücadele’nin devam olmad tek cümleyle anlalabilir: “Vatan- slâmiyye ve hilafeti kurtarmak için millî cihad ilân edilmitir…” Millî Mücadele’nin rûhu ve fikri “dîn-i mübin-i slâm” üzeredir, 1924 sonras Cumhuriyet’in ruhu ve fikri ise lâdinî ve pozitivisttir. Kemalist ilke ve inklâplarndan, dier adyla Halk Frkas, yâni Chp programlarndan teekkül eden Cumhuriyet rejimini Millî Mücadele’nin devam zannedenler yanlyorlar.

Millî Mücadele bir baka adyla “Millî Mücahede / Mücahede-i Millîye” Birinci Dünya Sava’nn ardndan Birinci Meclis’in fetvalarla ald millî cihadn ikincisidir. Bu sebeple Türkiye dndan cihat ilânnn dâvetine koup gelen dier Müslüman ülkelerin kanaat önderlerinden eyh Ahmed Senusî gibi birçok zât M. Kemal’in (1920’deki M. Kemal) dâveti üzerine Millî Mücadele için canla bala çalmtr.

MLLÎ MÜCADELE “VATAN-I SLÂMYYE” ÇN CHATTAN BARETTR

“Yalan söyleyen” ve aldatan Kemalist tarih görüünün aksine Millî Mücadele  “vatan- slâmiyye” iarndan ibarettir. Nutuk’ta anlatlmasa da stiklâl Sava’nn M. Kemal’in (1920’deki M. Kemal) bizzat talep ettii fetvalarla gerçekletirilmi cihat çars olduu belgelerle sabittir.(Prof. Dr. Mustafa Kara, “Metinlerle Günümüz Tasavvuf hareketleri)

1924’de balayp 1928 ve 1931’den sonra yüzde yüz tavr ve istikamet deitiren Kemalist lâdinî Cumhuriyet’in Millî Mücadele’nin ruhu ve fikriyle hiçbir ilgisinin olmadn aadaki fetva örnei anlatmaya yetiyor. Bu fetva Heyet-i Temsiliye Reisi M. Kemal’in talimât ile yazlp datlmtr:   

“Millî Mücadele için bütün Anadolu’da cihad ilân edilmitir. (…) Konya’da karargâh kurmu olan Mersinli Cemal Paa, ‘mukaddes cihad’ ilân eden beyannameyi ehrin sokaklarna astrr… ehrin ileri gelen âlimleri karargâha çarlarak halk cihada dâvet etmek üzere görevlendirir. (...) Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Sancak- erif’i açarak halk müftülük binas önünde toplar. Halka hitabesinde, ‘cihad’ kavram öne çkar. ‘gal karsnda cihad tam mânasyla teekkül etmi dinî bir farîze’ olarak ortaya çkmaktadr. galci dümana kar cihad etmek farz- ayndr, yâni bütün Müslümanlara farzdr. ‘Bu mutlak olarak cihad- mukaddestir. Müftünüz olarak Cihad- mukaddes fetvasn ilân ve tebli ediyorum” (D. Mehmet Doan, Türkiye Cumhuriyeti Tarihine Giri).                                                                                                                                 

Bu tesbite kar çkanlar, 1921 anayasasnn ksmen deitirilmi hâliyle ilân edilen 1923 Cumhuriyeti’nin, “Birinci Madde: Hâkimiyet, bilâ kayd ü art milletindir. dare usulü halkn mukadderatn bizzat ve bilfiil idare etmesi esasna müsteniddir (dayanr). Türkiye Devleti’nin ekl-i hükümeti Cumhuriyettir. kinci Madde: Türkiye Devleti’nin dîni, dîn-i slâm’dr. Resmî lisan Türkçe’dir” maddelerine sahip olduunu söylüyorlar. Meseleyi yanl kavrama ve anlama noksanl burada balyor. öyle ki: Bir ksm Atatürkçü milliyetçi çevreler “1923’de Cumhuriyet ilân edildiinde anayasasnda ‘devletin dîni dînî slâm’dr ibaresi bulunuyordu. Dolaysyla Cumhuriyet millîdir…” diyerek ksa bir müddet sonra lâdinîlie doru hzla deien Cumhuriyet’e toz kondurmuyorlar.

CUMHURYETÇ KADRO MLLÎ MÜCADELE’NN RÛH VE FKRNDEN CAYMITIR

Atatürkçü ulusalc güruhun Millî Mücadele’yi Cumhuriyetin devam olarak görmesi ciddiyeti olmayan, ideolojik bir edebiyattan ibaret… Cumhuriyetin kat üstündeki muhtevasna o artlarda pekâlâ itiraz edilmeyebilir. Bu muhtevann fiili olarak 1924’de balayan ve 1928 Anayasas’yla resmîletirilerek slâmî deer ve müesseselerin lavedildii ve lâdinî Cumhuriyete dönütürüldüü gerçei görmezden gelinemez.

Devrin Gelibolu milletvekili Celâl Nuri leri’nin (bu zat soyad gibi, 1928’den sonra pozitivist ilerici, seküler ulus devlet teklifini yapanlarn içindedir) “1921 Anayasasndaki deiiklik mazbatasn” 29 Ekim 1923’de Meclis’te takdim eder. Müsbet saylabilecek bu mazbatadaki anayasa teklifi 1925’de balayp da 1928’de tamamen deien iki zaman arasndaki Cumhuriyet’in farkn görmeye çalalm:

“Milletimizi refah ve saadete ulatrp tam bir bamszla kavuturan ve Allah’n da takdir ettii savata millî hâkimiyet esas kat’î surette kabul edilmi ve daima buna riayet edilegelmiti. Bu usulün necib Türk milletine ne büyük muvaffakiyet temin ettii aikârdr. Hâkimiyetin kaytsz-artsz millete ait olmas ve idare usûlünün milletin mukadderatn bizzat ve bilfiil idare etmek esasna dayanmas zaten ‘Cumhuriyet’ demek olduundan, saltanat kesin ekilde kaldran bu kelimenin kullanlp Türkiye Devleti’nin eklinin cumhuriyet hükümeti olmas hakknda Tekilât- Esasiye Kanunu’nun özel maddesinin bir fkra ile açkla kavuturulmas hukuk ve uygulama bakmndan münasip görülmütür.” (D. Mehmet Doan, a.g.e.)

“Cumhuriyetimize toz kondurmayz” diyen herkese soruyoruz: Yukardaki mazbatada beyan edilen Cumhuriyet yürürlükteki Kemalist Cumhuriyet midir?

CUMHURYET LAKÇ VE POZTVST, MLLÎ MÜCADELE SLÂMÎDR

Laikçi pozitivizm üzerinde kurulan Cumhuriyet, ideal vatandan nasl biri olacan kimliinden duygularna kadar târif eden, karar altna alan, dikte eden seçkinci partizan bir Cumhuriyettir. Böyle olduunu M. Kemal, 1937’de “Chp’nin Program Çalmalar” na el yazsyla yazd satrlarla tescil eder ve Cumhuriyetin Alt Ok’la ve kendisinin adna oluturulan Kemalist ideolojiyle bir olduunu belirtir: “Partinin güttüü bütün bu esaslar ‘Kamalizm prensipleri’dir…” (Tek Parti- Cumhuriyet ve efleri / Prof. Dr. Cemil Koçak)

Lâdinî inklâplar gereince “Arapça” diye reddedilen “Kemal” yerine, sözde Türkçe saylan “Kamal” kelimesine karar verildiini ve M. Kemal’in 1935’ten itibaren resmî yazmalar “Kamal Atatürk” adyla imzaladn da hatrlatalm. CHP’nin edit kurucularndan keskin bir lâdinî Cumhuriyetçi olan Faik Ahmet Barutçu’nun 1935 Meclis’inde yapt “i millete brakamayz. Çünkü o zaman korktuumuz eriatçln hortlamasna imkân salam oluruz. i devlet eliyle düzenlemekte mecburiyet vardr…” (Cemil Koçak, a.g.e.) konumasndan da anlalaca üzere 1925’den sonra Batc inklâplaryla büyük bir deiiklie urayan Cumhuriyet rejiminin Millî Mücadele’nin ruh ve ilkeleriyle ilgisini kestii gayet açk.

Hülâsa-i kelâm; Millî Mücadele’nin rûhu ve Müslüman milletin deerleriyle irtibatn kesen Atatürkçü Cumhuriyet, 1923’de Halk Frkas, 1924’de Cumhuriyet Halk Frkas, 1935’de Cumhuriyet Halk Partisi adn alan partinin programlarnn birebir aynsdr.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey
13-09-22
E mail: yenisoz.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Laikçi Cumhuriyet Millî Mücadele'nin muarýzýdýr
Online Kii: 31
Bu Gn: 820 || Bu Ay: 5.912 || Toplam Ziyareti: 2.929.064 || Toplam Tklanma: 58.617.025