
| Kategori : TÂRÝH / TÂRÝHÝN ARA SOKAKLARI | Okunma Says: 585 |
Geçen haftadan beri sk sk giritiimiz bir tarih tartmasnn daha girdabna kapldk, gidiyoruz:
Sultan Vahdettin hain miydi?
Bu bir asrdr stlp stlp kamuoyunun önüne sürülen yemek artk “sasmad” (kokumad) m sizce de? Aradan bir asr geçmi, tarihin hâlâ tarih olmasna müsaade etmeyen dayatmac bir zihniyetin zincirleri aklmz sarm durumda.
Voltaire ne demiti:
“Aclarn en büyüü, artk actmaz olmu zincirlerin acsdr.”
Actan zincirden deil, varlna altn, rahatsz edici görmediin zincirden kork!
Biz bu zincirlere almay reddettiimiz için buradayz. Resmi ideolojiye teslim olmay reddetmeseydim ne ben burada olurdum, ne de siz beni okuyor olurdunuz.
Sürüye karmak kolaydr. Kollarn makas gibi açarak “Durun kalabalklar, bu cadde çkmaz sokak” diyen Üstadlarn açt yoldayz ve bununla iftihar ediyoruz. Etmeyenler bu yaznn devamn okumasa da olur.
Biz ayakta kalanlarla yolumuza devam edeceiz. Çünkü haklyz, hakllmz undan, bundan deil, hakikatten alyoruz; o hakikat ki, ahirette ondan snava çekileceiz.
Hiçbir ey olmasa Allah dümanlarna olan buzumuzu muhafaza edeceiz ki, bir tk aasndan Allah muhafaza buyursun!
Tarihin restorasyonu balyor
Gelelim hepimizi yeniden girdaba çeken soruya:
Sultan Vahdettin hain miydi?
Tereddütsüz cevabmz yaptralm önce:
Sultan Vahdettin (dorusu “Vahîdüddîn”) hain olmad gibi dier Osmanl padiahlar gibi “bir vatan dostu” idi.
Bu hakikati dile getiren Üstad Necip Fazl’n kitabnn toplatlp kendisinin 20 ay hapse mahkûm edildiini Perembe günkü yazmda okudunuz.
Ne yapalm ki, Türkiye’de tarihin restorasyonu hasarsz olmuyor. Ne de olsa zafer biraz da hasar ister. Hasar almay göze alamayan zaferi kazanamaz.
Tarihin aznn yeniden açlaca günleri beraber ina edeceiz dostlar. Pek fark etmesek de adm, adm ilerliyoruz aslnda gerçein güneli ülkesine.
Birkaç basama hatrlayalm m?
Menderes’in yakn tarihe müdahalesi
Bilir misiniz ki, 1950 ylnda Demokrat Parti iktidara gelene kadar hatrat yaynlamak yasakt. Ali hsan Sabis gibi cüretkârlarn bana gelenin pimi tavuun bana gelmediini biliyoruz.
Tarih alannda ilk “kar devrim” DP zamannda hareketlenmiti. Ali Fuat Cebesoy dahil birçok paa hatratn yaynlam, gazete ve dergilerde eteklerde bekletilen talar dökülmeye balamt. Bu deimeyi en iyi, inklap tarihi sahasnn kurucu babalarndan Mason Prof. Dr. Enver Ziya Karal’n liseler için yazd Türkiye Cumhuriyeti Tarihi adl ders kitabnn 1945 ve 1953 basklarn karlatrarak görebiliriz.
1945 basksnda Atatürk zamanndan farkl olarak ve beklenebilecei gibi nönü’nün ve o zamana kadar dlanan Karabekir gibi paalarn inklap tarihine dahil edildiini görürüz. Ancak 1953 ylnda yaynlanan Türkiye Cumhuriyeti Tarihi önemli bir fark içeriyordu: Sultan Vahdettin’in kendisini savunduu sözler. Bu ifadeler Nutuk’ta ihanet ve yozlam olmakla suçlanan Sultan Vahdettin’i tarih önünde beraat ettirecek kadar resmi tarihe aykrdr. Epeyce uzun olan alntnn bir lise ders kitabna konulmas aslnda Cumhuriyetin 20. ylnda tarihin abartlardan uzak ve soukkanl bir ekilde deerlendirilebilecei yönünde mesut bir hamlenin baladn düündürecek denli manidardr. Ne var ki, 27 Mays, 12 Eylül ve 28 ubat darbeleri bu normalleme sürecini engellemek için de yaplacakt.
“Maarif Vekaleti Talim ve Terbiye Dairesi karariyle Liseler için ders kitab olarak kabul edilmitir” cümlesinin kapanda yer ald bu Milli Eitim Bakanl yaynnda aadaki ifadeleri okumak son derece ilginçtir (Lise örencileri 1973 ylna kadar bu kitaptan snava girecekti):
“Ecnebiler pek imansz. Gece gündüz ne çektiimi bir Allah, bir de ben bilirim: (…) Sözlerimizi yerine getirmezseniz sizi de tanmayz demek istiyorlar. stiklalimizi kurtarmak için zaruri olarak bu hallere tahammül ediliyor.”
Bundan sonras daha çarpc ve Sultan Vahdettin’i aklama çabas iyice barizleiyor. Prof. Karal’n kitabnda Sultanlarn sonuncusu konuuyor, biz dinliyoruz:
“Ben milletin ateli külü üzerine oturdum. Saltanat tahtnn ku tüyü minderleri üzerine oturup gömülmedim. Bunlardan kimseye bahsedilemiyor. Millete de malumat verilemiyor. Elbet bir gün tarih bu hakikatleri yazar.”
Ne dersiniz: Sultan Vahdettin’in hain olmadn belirten kendi cümleleri bugünkü nklap Tarihi ders kitaplarna konulabilir mi?
te tarihte geldiimiz nokta…
1953’ün ders kitabndaki hakkaniyetli ifadeler bile bugünkülerden fersah fersah ileriydi…
Ecevit’in Vahdettin çk
Bir dier adm olarak Necip Fazl’n Vatan Haini Deil Büyük Vatan Dostu Vahidüddin adl kitab 1968 ylnda çkm ve büyük tartma koparmt.
nönü Ansiklopedisi olarak yayna balayan Türk Ansiklopedisi’nin “Damat Ferid Paa” maddesi 1969 ylnda yaynlandnda kyamet kopmutu, çünkü Sultan Vahdettin kötülenmiyor, tersine “zeki ve namuslu” diye övülüyordu.
1988 ylnda bir gazetede gündeme getirilen “Samsun’a ngiliz vizesi” ile gidildiine dair ifadeler basnda günlerce tartlm, hatta iki yl sonra bu vizelerin fotoraflarna yer verilince bata Uur Mumcu olmak üzere Cumhuriyet yazarlar “Biz bunlar biliyorduk, yeni bir eymi gibi sunuyorsunuz” diye laf atarak belgelerin deerini okurlarnn gözünden düürmeye uramt. Ancak u yaman soruya nasl cevap vereceklerini bilemediler:
-Madem biliyordunuz neden siz gündeme getirmediniz imdiye kadar?
Adetleri böyledir. Hem bilir, hem de saklarlar. Birisi bir belge ortaya att m, ‘aman canm, onu biz de biliyorduk’, diye çamur atmaya kalkarlar.
15 yl sonra ar darbe hiç beklemedikleri bir yerden, Bülent Ecevit’ten geldi. “Ben Vahdettin’in hain olduuna hiç inanmadm” diyen laikliinden kuku duyulmayan bu eski CHP Genel Bakannn sözleri basnda geni bir yelpazede tartlrken kar taraftan 9. Cumhurbakan Süleyman Demirel’in sesi duyuldu:
-Vahdettin’in 100 sene daha hain olarak bilinmesi gerekir.
Yani hain deil de, bu düzenin yürümesi için hain olarak bilinmesi gerekir, diyor ve hain olarak tannmasn isteyenlerin asl maksadn ifa ediyordu.
Maksat ne? Diye sormayacaksnzdr umarm. Anlalmayacak ne var ki bunda: Tabii ki bir asrdr kurduklar düzenin aksamadan devam etmesi…
Yazar: Mustafa Armaðan |
18-09-22 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||