
| Kategori : / TASAVVUF | Okunma Says: 736 |
Çölün ortasnda bir vahaya girer gibi ilerliyoruz “Pîr-i Türkistan” lakapl Hoca Ahmed Yesevî’nin (1093-1166) türbesine. Tarihî Yesi -bugün Kazakistan’a bal Türkistan- ehrinin sur içinde, vaktiyle Emir Timur tarafndan inas balatlm, günümüze ise ciddi restorasyonlarla -ve deiikliklerle- ulaabilmi bir abide buras. “Çölün ortasnda” ifadesini hem gerçek hem de mecaz anlamyla kullanyorum. Güneyindeki kültür, sanat ve ilim merkezlerini kuzeyindeki steplere balayan kritik konumuyla, tam bir eik çünkü Yesi. Hoca Ahmed Yesevî de, ifa ettii misyonla, tarihin içinden bugüne hâlâ sönmeyen bir fener.
Kaynaklarmz, Hoca Ahmed Yesevî hakkndaki bilgilerimizin efsanelerle iç içe geçtiini söylüyor. Babasnn Hz. Ali soyundan eyh brahim adl bir zat, annesinin ise Âie Hatun olduu biliniyor. Küçük yalardan itibaren “Hzr” ile görümeye balad, ardndan manevî iaretle Buhara’ya giderek eyh Yûsuf Hemedânî’ye (1048-1140) intisap ettii belirtiliyor. Buhara’da eyhlik makamna oturmasna ramen -yine manevî iaretle- Yesi’ye dönen Hoca Ahmed, 63 yana eritiinde yeraltnda bir hücre ve mescit ina ettirerek vefatna kadar riyazet ve tefekkürle megul olmu. Kendisinin temel misyonu “Türklere slâmiyet’i sevdirmek, Ehl-i Sünnet inancn Türkler arasnda yaymak ve Hanefî mezhebini yaygnlatrmak” eklinde tanmlanyor bugün. Yaad zaman dilimine, içinde bulunduu corafyann geçirdii dönüümlere ve sonraki dönemler üzerindeki tesirlere baknca, Hoca Ahmed Yesevî’nin bu misyonu bihakkn ifa ettii ve Orta Asya’ya salam bir mühür vurduu görülüyor.
Yesi ve Hoca Ahmed Yesevî, Timur mparatorluu döneminde de çok rabet gören bir mekân olmu. 1389’da bizzat Timur’un inasn balatt külliye, onun çocuklar ve torunlar tarafndan tamamlanm. Hoca Ahmed’in türbesine en yakn bina, turkuaz kubbesiyle hemen dikkat çeken bir baka türbe. Burada, Emir Timur’un mehur torunu Ulu Bey’in kz Rabia Sultan yatyor. 1485 ylnda vefat eden Rabia Sultan’n türbesini, oullar ina ettirmi. Bugünkü bina ise, 1896’da yklan o eski eserin birebir kopyas. Mimarî açdan öylesine ustalkl bir i çkarlm ki, türbe “yüzlerce yllk” görünüyor.
Orta Asya’y admlarken, tasavvufun toplumlar ve corafyay yourmaktaki etkin gücünü bütün boyutlaryla fark ediyorsunuz. Bilhassa Nakibendî gelenek açsndan büyük öneme sahip Özbekistan’daki ziyaretgâhlar da Hoca Ahmed Yesevî ile birlikte düününce, yüzyllar boyunca bu topraklar ezip geçen nice bela ve musibete ramen, slâm’n hâlâ canl biçimde nefes alp veriinin tasavvufun tesiriyle yakndan balantl olduu gerçeini teslim ediyorsunuz. Moollardan Sovyetler’in ykc din dümanlna, bütün tahripkâr frtnalar, bu sayede atlatlabilmi. Orta Asya’nn birçok noktasnda, ehirler “veli”lerin kabri etrafnda hâlelenmi.
Tasavvufa bir bütün halinde ve kaba bir genellemeyle kar çkanlarn tarihî ve sosyolojik açdan yanldklar nokta da esasen buras: nsanolu, teorik tartmalardan ve tepeden inme doktrinlerden çok, pratik ve uygulamaya dönük örneklikleri takip eden bir varlk. Muhataplarnza sabahtan akama “sahih bilgi” yükleseniz, tesir ihtimaliniz, yine onlarn önüne koyacanz tutarl ve samimi numunelere bal. Bu yoksa, kitleler söylediiniz her eyi “faydasz ve kuru cedel” eklinde kodlayarak sizden ve sözlerinizden uzak duruyor.
Hoca Ahmed Yesevî’nin hemen güneyinde mehur Otrar kasabasnn kalntlarnn bulunmas, yukardaki “çölde vaha” metaforunu tamamlayan bir detay. Buras, 1218 yaznda Cengiz Han’n gönderdii kalabalk tüccar heyetinin Harzemahlarn cüretkâr valisi nalçuk tarafndan klçtan geçirtildii yer. Moollarn slâm corafyasna yönelik ykm harekât, böyle balam. Cengiz’in ordular tarafndan yerle bir edilen Otrar, bugün hâlâ harabe vaziyette. Bana gelenleri anlatrcasna.
Siz bu yazy okurken, nasipse, Orta Asya seyahatimiz kapsamnda Özbekistan’n en batsna doru yolumuza devam ediyor olacaz. Çaramba yazsnda, tarihî Hîve ehrinden izlenimlerle bulumak üzere…
Yazar: Taha Kýlýnç |
08-10-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||