HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 538
Yazar: Süleyman Seyfi Öðün
AVRUPALILIÐIN SONU

ecaat arz ederken sirkatin söylemek

Yaanan gelimeler sâdece AB’nin deil, külliyen, hem teorik hem de pratik düzlemlerde Avrupalln sonuna gelindiine iâret ediyor. Borell’in son açklamalar bu durumu keskin bir ekilde ortaya koyuyor. Borell, deerlen-dirmesinde bahçe-orman metaforunu kulland. Avrupa’y düzenli bir bahçeye, Avrupa d dünyâlar ise vahi bir ormana benzetti. Buna göre, azgn bir ekilde büyüyen orman bahçeyi istilâ etmektedir. Borell’in bu tehlikeli gidiât karsndaki iddias ve teklifi ise bahçevanlarn himmet ve gayretiyle bahçenin bu azgn saldrlardan korunmas istikâmetindeydi. Bu metafor Rusya’nn Ukrayna’y igâlinden, yaanan göçe kadar çok sayda unsuru imlemekte, çartrmaktadr.

Aslnda Borell, sosyal teori çalanlarn yabancs olmad bir ayrm kullanmaktadr. Sosyolog Zygmund Bauman, Batl modern kültürün dorudan “bahçe-ayrk otlar” arasndaki ayrmn üzerine kurulduunu kitaplarnda uzun uzun anlatmtr. Bahçe doal bir mekân deildir. Tabiattan esinleniyor, ondan izler tayorsa da insann ona müdahalesinin eseridir ve her hâliyle sun’idir.

Bat kültürünün tabiat ile kurduu ilikiler çok sorunludur. Bir taraftan, insann yücelii gibi gösterilerek, tabiat hasmlatrlr. Modern kültürün tornasndan geçen bireylerin zihinlerinde tabiata olan bamllmz amak, tabiat yenmek , tabiatn tehlikelerini izâle etmek vb ifâdeler uçuur. Tabiat olarak tabiat hasmlatran zihniyet, onu soyutlamaktan ve tekmil postüla ve kurgularn ona dayandrmaktan geri kalmamtr. Tabiat nazariyeleri modern siyâsal ve hukuksal düünce târihinin ayrlmaz ksmlardr. Meselâ ne olduu çok da belli olmayan tabiî hukuk, iyilii kötülüü hummal bir ekilde tartlan tabiî durumdaki insan buna verilebilecek misâllerdir. Bu baka içeriden de tepkiler gelmi, meselâ Romantikler, bir tepki olarak tabiat olarak tabiat fetiletirmilerdir. lk devir Nazizm ve Yeiller e anl olarak bu damardan beslenirler.

Bahçe düzenlilii olduu kadar temizlenmeyi de ihtivâ eder. Bir bahçenin tanzimi, onun ayrk otlarndan olduu kadar “zararl” börtü ve böceklerden de arndrlmasn ifâde eder. Botanik estetizasyon bu süreci tekemmül ettirir. Arlanmak ve temizlenmek bahçenin kurucu güdüleridir. Burada kültür antropolojisinin bizlere hediye ettii baka bir ayrm ile karlayoruz: Temiz ve kirli arasndaki ayrm. Kültür antropolou Mary Douglass’n Saflk ve Tehlike: Kirlilik ve Tabunun bir Çözümlenmesi balkl kitab bize bu hususta ufuk açan bilgiler sunmaktadr.

Avrupa’nn ekillenmesi de ayn metaforla rahatlkla anlatlabilir. Meselâ teorik balamda aklclk aslnda akln, analitik-pozitif bilimsel metodlarla, hurâfe, metafizik, inançlar, gelenekler vb zihinsel ayrk otlarndan temizlenmesidir. Bu dalga bizzat dinî hayât içinde de yaanmtr. Katolik kilisesinin temsil ettii düünülen ayrk otlarndan temizlenmesine adanan dinî hareketler zamân içinde sâdece protest olmaktan(Protestanlk) çktn, saflamay ve arnmay ifâde eden akmlara (Püritanlk) dönütüklerini görüyoruz. Bu dalga o kadar büyük ve etkilidir ki, Katoliklik bile bundan nasibini alm, kendi derlenmesi ve toparlanmasn balatmtr. Pratik düzlemde de bunun bir karl vardr. 1453’de Fâtih Sultan Mehmed, çok etnikli ve inançl büyük bir corafyada insanlar bar içinde yaatan bir sistem inâ ederken, çok deil, krk sene sonra 1492’de spanya’da Reconquista yaanyor, Müslümanlar ve Yahudiler büyük bir katliam ve sürgüne mâruz kalyorlard. (Bunun 1940’lardaki Holocaust’un atas olduu ne kadar âikârdr).

Elhak, Bat kendi bahçesini kurmaya muvaffak oldu. Muntazam kentler, kurall yaayan yurttalar ve toplumlar kurdular. Bahçenin istikbâlini tehdit eden muhalif unsurlar da ehliletirdiler. Sanayi disiplini bunda barolü oynad. Onun dilileri arasnda bunalan kitleleri yeniden bölüümde ödüllendirerek oyaladlar. Bahçe fikri, Batl sermâyenin yaylmasnda da i gördü. Müstemlekecilik onu yedeine ald. Bahçenin yeni ad medeniyet(çilik)ti. (Bunun hikâyesini bir de Norbert Elias gibilerden okumak gerekir). Dünyây talan etmenin güzellemesi oldu bu kavram. Gittikleri yerler ormand, jungle’d. Lûtfedip oralar da bahçe düzenine kavuturmay vaad ediyorlard. Topra bol olsun, Edward Sâid bunun maskesini indirdi.Koca bir oryantalist külliyat bunu anlatr.

Bat, sömürgecilii yüzüne gözüne bulatrd. Pahal ve yorucu bir iti bu. Nihâyet, ekonomik ayrcalklarn emniyet altna alarak, herbirine bir bayrak ve ulusal mar brakarak çekildiler. Eski sömürgelerin devletleri ve uluslar oldu. Ama sermâye yoksunluu bellerini büktü. Ormanlardan bahçelere doru bir göç balad. Balangçta kendi pis ilerini “orman kaçknlarna” gördürmek holarna gidiyor, bunu arlanmann içine katyorlard. Ama zaman içinde bu i kontrolden çkt. Kapitalizmin ar sistemik krizlerinin bahçenin aslî sâhiplerine yaatt sorunlarn faturas, yabanclara kesilmeye balad. Bahçe sakinleri bu arlanma iini egoizmleriyle birletirmi, âile ve çocuk yapmak gibi ileri brakm, yal nüfuslara dönümü, saysal olarak azalmaya balamt. Gelenler ise biteviye ürüyorlard. Bahçelerde ayrk otlar hza çoalyordu. Çâre, eski bildik yoldan baka ne olabilirdi ki? Avrupa siyâsî müktesebât, sa ve soluyla, faizan kodlarna çekildiler ve yeni bir Reconquista peine dütüler. Baudrillard buna youn bakm ünitesi sendromu derdi. Temizlik ve arlk ihtiras Bat dünyâsn youn bakm ünitelerine çevirdi. Unuttuklar husus, en virütik vasatlarn, en arlanm olduu yerlerde üreyecei gerçeidir.

Mahatma Gandhi, kendisine “Bat medeniyeti hakknda ne düünüyorsunuz” diye soran gazeteciye o mütebessim ifâdesiyle “yi bir fikir olabilirdi” derken yapt talamasyla ne kadar da haklym…

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Süleyman Seyfi Öðün
20-10-22
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
AVRUPALILIÐIN SONU
Online Kii: 29
Bu Gn: 740 || Bu Ay: 5.832 || Toplam Ziyareti: 2.928.946 || Toplam Tklanma: 58.614.943