
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 432 |
Bir çok insan ömrünü kendine küs vaziyette yayor, kendine hayatn güzelliklerinden bir eyler sunmay düünmeden. Ters gitmi eylere taklp kalm bir halde... Sanki bir daha hiçbir ey düz gitmeyecekmi gibi... Oysa hayat ne hep yaz ne de hep k... Ne hep scak ne hep souk... Daha çok lk, serin... Günein ve bulutlarn gökyüzünü beraber kuatt günler var, hem gölgeleri olan hem szd her yere l l berraklk katan günei olan... Hem souk ve scak mutlak deil, souun içinde deerine deer katan nice scaklk var, ve sca yumuatan nice serinlik... Bir halden baka bir hale geçmek için saysz frsat douyor her ann içine... Mesele kendini bu heyecanl seyrüseferin kollarna brakabilmekte... nsan olduu hal üzere katlarsa, kendini o halin içine kilitlerse saysz sürprizlerle sürekli kendini yenileyen büyük hikayeyi kaçryor.
“Yaamak ne kadar çekilmez gelse de arasra,/ Bu görmek, bu sevmek, bu aziz scaklk tende./ Bu bir nimet, bu bir nimet, bu Elagözlüm,/ Bu yaamak bir iir; harikulade’ diyor ‘Ölüme Dair Konumalar’ iirinde Turgut Uyar.
Malubiyetler, hayal krklklar, yoksunluk ve yoksulluklar, sevememek ve sevilememek, bir kymet ortaya koyamamak, içindekilere dnda bir karlk bulamamak... Bir insan krabilen, yürüyüünü, arayn, isteyiini durdurabilen eyler bunlar... Orada taklp kalmamak gerekiyor ama... Kalrsanz gerçekten tellere takl kalan o mehur ayakkab tekleri gibi gerçekten orada eskiyip gidebilirsiniz. Hayatn kendini de insana dair halleri de sürekli yenileyedurduunu hatrda tutmak, yeniden, yeniden denemek gerek... nsan durgun su tabiatnda deil, akan su tabiatnda... Aktkça tortularndan kurtulup berraklayor. Tek bir mevsimle ömür geçirmeye müsait deil iç dünyamz, bütün mevsimleri sra sra dolamamz, her birinin acsyla tatlsyla kendine özgü bütün heyecanlarn yaamamz gerek... Böyle olmal ki insan için kurulmu bütün cümlelerden bir nasibimiz olsun. Aksi halde akmz yitiriyor, durgunlayoruz. Ve bir ak kalmad için içimizdeki her ey de suyumuzu bulandran birer tortuya dönüüyor.
“Yaar ki sokaklarda bir uzun yamur/ Islanrm slanrm anlamam/ Sanki nedir bir yamurun güzel olmas/ Sahi bir yamurun güzel olmas/ Yaarken kendine severek bakmasndan” diyor ‘Eski Bir Takvim çin iirler’inden birinde Edip Cansever.
Kendi cannn actan bir halde sabit kalan, kendine takld için yürüyemeyen ve orada taklp kald için insana özgü baka bir hale, hallere doru gidemeyen... Gidemedikçe kendi içine doru çöken, çürüyen, parçalanan... Bir çok insan için hayatnn ksa özeti haline geldi bu taklma hali... Akamad için bulanan zihinler, tortulatkça arlaan, yakclaan duygular...
Dünya gibi, içindeki her eyin de fani olduunu bilmek, bunu sindirmek gerek... Saplanp kalmak deil, mevsimden mevsime geçmek gerek... Geçip gidebilmek gerek, akmaya devam etmek... Bir da banda kendi balçndan bataklaan bir birikinti olmak deil, aktkça arnmak, aktkça çoalmak, dier aklarla birlemek, bir olarak ummana katlmak gerek...
“Durursan duran sadece sensin” dedi meczup, “dönersen devrann kendisi sensin!”
Yazar: Gökhan Özcan |
27-10-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||