
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 422 |
Hayata can dikkatiyle baktmzda, yaadklarmz berrak bir dikkatle müahede ettiimizde her an zihnimize ve kalbimize yeni zenginlikler katarak geçirmi oluruz. Çünkü hayat bütün bunlar sonsuz bir zenginlikle sunar bize. Gözlerimizi elimizdeki, dizimizin ya da masamzn üstündeki, salonumuzun kar duvarndaki ekranlara kilitlediimizde bu olmaz. Hayatn dorudan seyri, müahedesi deildir çünkü o, belki hayattan devirilmi ama artk hayat olmayan bir kurguya esir dütüümüzün bir göstergesidir.
Ekranlardan bize ulaan her ey bir ‘yapm’dr, bir ‘prodüksiyon’dur. Birileri bunlar düünür, planlar, profesyonelce ya da amatörce gerçee dönütürür, medya/sosyal medya araçlar vastasyla önümüze koyar. Bugün bize çeitlilik gibi gelen bütün bu prodüksiyonlar, hayatn doal yansmalar deil, birilerinin kendi bak açlaryla hükmettikleri birer kurgudur. Hayatla, hayatmzla, kendimizle, duygu ve düüncelerimizle ilgili ‘ey’leri bu ekranlardan edinmeyi alkanlk edindiimizde, hayatn bize sunduu hakiki ve sonsuz zenginlikleri, derin anlamlar, paha biçilmez tecrübeleri alamaz, onlarla insanlmz, aklmz ve kalbimizi tahkim edemez hale geliriz. Onun yerini nihayetinde birilerinin snrl sorunlu kapasitelerinden çkan, maksatl maksatsz, güdümlü güdümsüz, lüzumlu lüzumsuz yapmlar alr. Bu zihnimizin ve kalbimizin o ekranlardan bilincimize akan ‘ey’lerin esiri olmas demektir. Bu bize sonsuz zenginlikler sunan hayatla irtibatmzdan, edindii tecrübelerden demledii hakikatlerle bizi aydnlatan idrakimizden vazgeçiimiz, kendimizi gözümüzün önünden akaduran ‘yayn’a teslim ediimiz demektir.
“Sanal ekran uygarlnda görsel idrakin egemenlii, insan bir idrak ölümüne maruz brakyor. En büyük ölüm, idrak ölümüdür” diyor ‘Gençliin Anlam Aray’ kitabnn bir yerinde Mehmet Görmez hocamz.
Gözlerimizi sürekli ekranlara açk tuttuumuzda, hayatn doal akna da kapatm oluyoruz.
Her gün milyonlarca insan (belki de artk milyarlarca demeliyiz) gününün belli saatlerini ekranlara bakarak, o ekranlardan akan kurgusal gündemle megul olarak geçiriyor. statistiklere baklrsa ekranlara bakarak geçirilen bu süre her geçen gün artyor. Yani hakiki manada günün çok önemli ve deerli saatlerini hayatn doal akyla irtibatsz, dolaysyla özgündemi olmadan yani idraksiz, yani hayatsz, adeta bir illüzyona kaplm, kilitlenmi gibi askda bir kalp ve zihinle geçiriyoruz geçiriyoruz.
Yine Mehmet Görmez hocamzn kitabndan bir alntyla devam edelim: “Bu uygarln en büyük hareket noktas akl deil; gözdür. En büyük eylemi, düünmek deil; bakmaktr. Müahede etmek deil; seyretmektir. Göz, bu uygarlkta nazar ve müahede arac olmaktan çkyor; bir arzu, istek ve ehvet aracna dönüüyor. Ve maalesef bu da beraberinde, bencillii, doyumsuzluu, duyarszl ve iddeti douruyor. Bu uygarlkta hem kendisiyle hem ötekiyle hem de âlemle ilikisini hakikat üzerinden deil; surat ve görüntü üzerinden kuruyor. Bu uygarlk, insan hayatnda görsel idraki egemen klyor. Görsel idrakin egemenlii, akln idrakini zayflatyor, kalbin idrakini bir çeit ölümle kar karya brakyor.”
Ekran bamll diye balayan ifadeleri hiç kimse üzerine almyor, bu hep bakalarnn bana musallat olan bir arza gibi görülüyor. Oysa herkese az ya da çok sirayet etmi bir hastalktan söz ediyor bu ifadeler. Daha önce bu soruyu ortaya sormutum, bir kez daha soraym: Mesela son bir ylda zihninizi nelerle megul ettiinizin, nasl bir gündemle günlerinizin içini doldurduunuzun, nelere baktnzn, nelere taklp kaldnzn bir dökümünü çkarn ve bakn. Bakalm bu arzann size hiç uramadndan eskisi kadar emin olabilecek misiniz? O ekranlarla aramda batan beri bir soukluk bulunmasna ramen, ben idrakimin selamette olduundan pek emin olamyorum!
Yazar: Gökhan Özcan |
17-11-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||