
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 447 |
Önce kalbime bakt. Tuz yalam bir olan suyu gürül gürül akan bir rma bulmas gibi oldu. Krk yldr bir hücrede yaayan bir suçluya “artk serbesttin” demiler de günei ilk kez görmü gibi oldu. Bir kamama oldu.
“Serbest deiliz efendim, bir eyle mukayyetiz” diyesim geldi geldi gelmesine ama kalbime bakt o dakikay hiçbir ey bozmasn, bir çt çkmasn, rüzgâr perdeleri havalandrmasn, ta uzaktan bir bebein gülümseme sesi bile gelmesin istedim.
airin, “sanman taleb-i devlet ü câh etmeye geldik / biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik” derken mübalaa ettiini düünmekten vazgeçtiim yer tam orasyd ve tam o and.
Kalbime bakt. Kalbim, bir rman bir okyanusa akt bir deltaya dönütü böylece. Uçsuz bucaksz yemyeil çayrlarda ylk atlar kouturmaya balad kalbimde. “Dur” demedim. “Akma” demedim. Belki “zem-zem” deseydim skp kaldm çölün ortasndan bir su fkracak, bir pnar olacakt. Akverdi kalbim. Bütün aklarn dnda bir akla akverdi ve size yemin ederim bir ey ldad tam o esnada. Bir ey. Kuzey yldz kadar ayan beyan deil ama bir da banda, ta uzakta yanan ate kadar da silik deil. Bir ey ldad. Pili bitmez bir fener olduunu anladm layann. Odunu bitmez bir ate olduunu anladm. Ya bitmez bir kandil olduunu…
“Kandilin kandil olmakl ya bitene kadardr” demiti bana bir dostum bir demde, “ya bitmeyen kandil bulmaya yahut ya bitmeyen kandil olmaya bak.” armtm bu tuhaf nasihate. “Kandil dediin ya ile mukimdir ve kandil dediinin ya biter” diye düünmütüm. Böyle düünmütüm çünkü her eyin bir nedeni olduuna ve her nedenin bir sonuç douracana inanan biriydim. Oysa u an, tam u dakika, rüzgârn perdeleri kaldrmad, uzaktan bir bebek gülümsemesinin duyulmad, çt çkmad u dakika bir kandilin yaa ihtiyaç duymadan da l l aydnlatabileceine ikna olmutum.
“Kalbim çt” diyen bir çocukla tanm, onunla oyunlar oynamtm. Yenildiinde yahut “yoruldum, artk oynamasak” dediimde “kalbim çt” diyordu. Yenilmeyi ve yorulmay sevmiyor, annesi “hadi yataa” dediinde durmadan yineliyordu: “Kalbim çt, kalbim çt, kalbim çt.”
Yorulmay ve yenilmeyi ilk defa gerçekten kabullenmiyordum. O yüzden “kalbim çt” demeyi düündüm kalbime bakana. Kalbime bakmaktan asla vazgeçmesin diye.
“Yorulmayaym ve yenilmeyeyim ve gecemi de gündüzümü de sen aydnlat, çünkü kalbim çt” diyebilirdim o esnada. Demedim. “Bir uçurumun en kenarnda, elimi uzatsam tutar m acaba, benimle birlikte uçurumdan atlar m yahut beni de çeker çkarr m o uçurumun kenarndan? kisinin de ayn ey olduunu anlar m?”
Soru bu muydu? Hayr. Soru bu deildi. Soru uydu: “Kalbime bakarak, sadece kalbime bakarak beni avuçlarnn içine almay baaran kimdir?”
“Akma” dedi. Anlamadm ilkinde. Cesaretimi toparlayp baklarm yerden kaldrdm ve gözlerine baktm. Bana ne dediini anlamak istediim için gözlerine baktm anlad. “Akma” dedi yeniden.
“Akmayaym” dedim. “Deil mi ki kalbim ellerinin içinde u an, sen ‘akma’ dersen ben göl olaym, sen ‘ak’ dersen ben elale olup çalayaym, sen ‘yürü’ dersen dünyay dolaaym, sen ‘dur’ dersen kalakalaym kaldm yerde” diye de eklemek istedim ama ekleyemedim.
“Akma, çünkü akp gidenle beraber akp gidersen akm deil yenilmi olursun, kalbin çt” dedi.
Kalbime bakt. Ve yürüyüp gitti öylece. Seyürdüben peine, bir ün idesim geldi ama “ben derviim” dememiti, o geldi aklma. Nedense yine de bardm peinden: “Alimler ulemalar medresede buldusa / ben harabat içinde buldum ise ne oldu.”
Ta ilerden, bin yllk yoldan döndü. Kalbime bir kerre daha bakt ve gülümseyerek tamam etti seyri sülukumu: “Kim ki can virmedi bunda sa’yi oldu hep heba / Gitmedi nefsinden ann hiç habaset ta ebed”
Kalbim çt.
Yazar: Ýsmail Kýlýçarslan |
27-11-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||