
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 413 |
Hayatn kendimizi en ustalkla inandrdmz yalan, sanki burada, bu dünyada, bu hayatta, içinde aktmz bu çetrefil hikayede sonsuza kadar kalacakm hissidir. Bu hikayenin sonsuz olmadn elbette biliyoruz, bu gerçek... Ama hayatn sanki hiç sona ermeyecek bir ey olduu yalanna görünüe göre bu gerçekten çok daha fazla inanyor, inanmay istiyoruz. Yan ban alm insanlarn, muhtemel ki hiç tüketemeyecekleri paralar kazanmak için çrpnmalarna bir bakn! Nedir bunun mant? Neden yapyorlar bunu? Çünkü hayatn fani olduu gerçeine teslim olamyor, kendilerini bu dünyadan ölüp gidecekleri fikrine altramyorlar bir türlü. Bir yandan ackl, bir yandan acnas derecede gülünç bir hal... Belki bu kadar bariz görünmüyor ama hepimizin bu yalana kendimizi inandrmak için yürüttüümüz ufak tefek faaliyetler var. Hiç okuyamayacamz kadar çok kitab dolduruyoruz mesela kütüphanelerimize. Örenmek istediimiz bir eyin gerektirdii mesaiyi sürekli, içten içe olmadn bildiimiz sonraki vakitlere brakyoruz mesela. Upuzun bir ‘yaplacak eyler’ listemiz var hepimizin, ad bu olsun ya da olmasn. Bir ömür deil, birkaç ömür yetmez hepsini yapmaya. nanyor muyuz yapacamza, yapabileceimize. Neredeyse evet! Mantkl deil ama öyle... Çünkü bir eyin gerçek olduunu bilmek, o gerçee kendini teslim etmeyi beraberinde getirmeyebiliyor. Önünüzde iki yol açyor sadece; ya o kendinizi gerçee hazrlayp teslim olacaksnz ya da her gün derme çatma yalanlarla o gerçein üstünü örtmeye, o gerçei gözünüzden ve zihninizden uzakta tutmaya çalacaksnz. Öyle görünüyor ki çoumuz ne kadar zavallca olursa olsun ikinci yoldan gitmeyi tercih ediyoruz.
“Ya Nakka! Biraz gez, dünyann hiç kimsenin olmadn anlarsn. Nereye kök salsan bir bakalk bir yabanclk tadn. Nereye adm atsan sona kaldn. O zaman anlarsn Adem’den bu yana bu yer’li olmadn. O ilk admn hatras yerli yerinde bu kadar taze dururken neyi neresinden kurcalasan arkasndan bir iretilik bir sonradanlk çkacan. Mülkün Gerçek Sahibi bu kadar zahirken, toprak üzerinde kimsenin kimseye bir öncelik hakk bulunmadn, sadece bazlarnn biraz erken geldiini bazlarnnsa biraz geç kaldn” diye yazm Nazan Bekirolu, ‘Yol Hali’ isimli kitabnda.
Huzursuzluk, gerçee kendini teslim edemeyenlerin ve yalanla da yalan olamayanlarn bana gelen bir hal daha çok. Dünya tekerleini döndürmeye çalan kobay fareler gibi debelenmekte olanlarn... Huzursuzlarn sknts gerçei bilmemek deil, ona teslim olamamak... Yeryüzünde hayat süren her insann gerçein ne olduuna dair bir fikri var, doru ya da yanl olmas bahsi dier... Hayata ya da varla dair kendince bir izahata erimi insanlarn, o izah içlerine sindirememek dnda nasl bir derdi olabilir? Bu gerçekle kendini o gerçee brakamayanlarn yaad bir sürtünme hali... Gerçek gerçekliinden bir ey kaybetmeyeceine göre; tabiidir ki en çok insan ypratp örseliyor.
Lao Tzu’nun Yol ve Erdem Öretileri’nden birkaç ufuk açc satr: “Bakalarn bilmek keskin zekadr, kendini bilmek bilgelik. Bakalarna hükmetmek kuvvettir, kendine hükmetmek yücelik. Yeter miktar bilmek zenginliktir, en önde olmak içteki ikrar. Yerini bildikçe hayatta kalr insan ve ald soluk verdii kadarsa uzun bir hayattr yaad.”
Yazar: Gökhan Özcan |
06-12-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||