
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 451 |
Bu ülkenin okullarnda, üniversitelerinde bu ülkenin bin yl dünya tarihini yapmasn mümkün klan inançlarna, deerlerine ve varlk sebeplerine ürpertici ekillerde saldrlar artmaya balad.
nanlr gibi deil ama gerçek bu!
Bu toplum, kahir ekseriyeti Müslüman olan bir toplum deil mi?
Böyle bir eye aslâ izin verilemez ve göz yumulamaz!
Düünsenize… Sizin de, insanln da su kadar, ekmek kadar ihtiyaç hissettii slâm’n deerlerine, ilkelerine, peygamberine sahip çkmak, diri tutmak ve bunlar insanla sunmak yerine aalamak nasl bir gaflettir, nasl bir akl tutulmasdr öyle!
Peygamberimize yaplan saldrlar dolaysyla daha önce kaleme aldm bir yazm gözden geçirerek sizlerle paylayorum yeniden.
öyle gireyim yazya: Hristiyanlk, tahrif edildii için kültür dini’dir. slâm, vahiy dini olduu için asliyetini muhafaza ediyor, varln sürdürüyor….
O yüzden Hristiyanl tarih yapt; slâm, tarihi yapt.
O yüzden Hristiyanlk tarihten çekildi, kilise diye bir heyûla var geride sadece. Ama slâm, direni, dirili ve varolu biçimleri gelitirerek varln ve iddiasn devam ettiriyor...
Peki, slâm bunu neye borçlu?
Kssalarda gizli olan, kssalarla yeertilen, diri tutulan ve bütün zamanlardaki ve mekânlardaki mü’minleri de diri tutan ruha ve bu ruhun verdii uura.
Kur’ân’n zamanlar ve mekânlar üstü kayna da, zamanda ve mekânda tatbik edilmesini salayan kayna da, kssalardr. Kssalar, slâm’n zamanlar ve mekânlar üstü ilkelerini, zamanda ve mekânda peygamberler çerçevesinde hayata aktarma hikâyeleri / uygulamalar üzerinden anlatr.
Zamana ve mekâna, zamanda ve mekânda meydan okumak, zamann ve mekann geçiciliini zamanda ve mekanda gerçekletirmek ancak Rahman’n kudretinin ve rahmetinin eseridir.
O yüzden Kur’an’daki kssalar bütün zamanlarda ve mekânlarda yaayan insanlara zihin’de direni, zemin’de dirili ve zaman’da varolu yolculuklar ve bu yolculuklarn ilkelerini sunar.
Tarih, peygamberlerle balar. Tarihi gerçek anlamda peygamberler yapar. Zira Peygamberlerin devrede olduu tarihte insan, öznedir; o yüzden tarihi insan yapar.
Eer tarihten peygamberleri çkarrsanz, insan icat edilmi evrim safsatasnn insafna terkedersiniz ve tarihin kölesi yaparsnz. Kaçnlmazdr bu.
nsanlk tarihini peygamberleri devre d brakarak yazmak, insana da, bütün varlklara da, seni, beni, her eyi yaratan Rahman’a da hakarettir, Rahman’n rahmetine ise nankörlük etmektir. Alp verdii nefesi bile kendi elinde olmayan bir varln insan olma onurunu bile isteye hiçe saymas, ayaklar altna almasdr bu!
Olacak i deil gerçekten!
nsan onurunu peygamberler/le korur oysa.
Celâl ve Cemâl Sahibi Allah, “emanet”i (bilme iradesini, melekelerini ve bildiklerini yapma kudreti’ni) insana yükledi.
Emanet, emniyet, iman, mü’min, emin olmak, “güvenmek” fiilinden türeyen bir kaç kurucu kavramdr. Rahmet elçisinin (sav) ifadesiyle “mü’min, kendisine güvenilen ve bakasna güven veren kiidir.”
Tarih boyunca böyle olmutur istisnaî durumlar hâriç.
Düünsenize… Yurdundan kovduklar bir peygambere en deerli eyalarn emanet olarak vermitir Mekkeli mürikler. O umut peygamber öylesine yüce bir nûr / k kaynadr ki, Mekke’yi terkederken emanetleri sahiplerine teker teker vermesi için Hz. Ali’yi ölüm döeine yatrmtr. Kendisini öldürmeye gelenler, yatanda Hz. Ali’nin olduunu görünce akna döneceklerdir!
Emanet hem yük hem de yükümlülük demek. Hakikatin yükü, hakikati hayatta emin bir ekilde tahakkuk ettirme yükümlülüü.
Biraz daha açarsak… Kendini bilme, kendini bulma, kendi olma çileli fikir yolculuu… Ftratn kefetme ve hakkaniyetli bir hayat-dünya ina etme zorlu mücadelesi...
Önce, kendine, içine yolculuk yaparak, kendini ina etme… Asl yolculuk, içimizdedir ve içimize yaplr çünkü… Enfüs’e ve enfüs’te yani…
Sonra, kendine ulat ölçüde varolu nizamnn anlam haritalarn deifre etmesi, kendini ve kendi dndaki âlemin / âlemlerin hakikatini kefederek (âfâk’ta yolculuk yaparak) halifesi olduu Allah’n rahmeti gerei ihsan ettii ilkeler çerçevesinde bir dünya tesis etmeye soyunmas yolculuudur insann.
mtihan yolculuunu böyle böyle hayata geçirmesi insantekinin…
Bu yolculuun hedefinden ve yolundan sapmadan sürdürülmesi için peygamberler gönderilmitir. nsanca yaanacak bir dünyay peygamberler kurar ancak.
Peygamberlerin devre d kald bir dünya, eytann cirit att, insann eytanlat, azmanlat, haddini at, kendini unuttuu, hakikati kaybettii, nefsinin ayartc labirentlerinde kaybolduu, sonunda kaçnlmaz olarak cehenneme çevirdii bir dünyadr. Tarihe, önyargsz, saplantsz bir ekilde bakn, göreceksiniz bunu.
Çamz, nebevî soluun tarihten çekildii bir ç/a. Tarihte nebevî soluun tarihten çekildii ender zamanlardan biri çamz. O yüzden alev alev yanyor… Kavruluyor… Rahmeti aryor…
Peygamberler, Allah’n rahmetinin tecellîsidir. O yüzden son peygamber olarak gönderilen peygamberimiz (sav) bizatihî “rahmet peygamberi” olarak tarif ve tavsif edilmitir.
Rahmetin nasl muazzam bir ekilde tecellî ettiine yakndan bakn lûtfen! Peygamberler Allah’n emirlerini iletecek, siz de o emirlere göre yaayacaksnz! lk bakta, insan –deyim yerindeyse– “köleletiren” bir durum varm gibi geliyor insana. Ama insana, insann yaratl özelliklerine, ftratna iyi bakarsanz, insann kendi bana hareket ettii zaman hem nefsinin hem de ürettii her eyin kölesi hâline gelen bir zaafa sahip olduunu görürsünüz. Çamz bunun ürpertici örnekleriyle dolu.
nsan, Rabbini tand, emirlerini idrak ettii zaman kendini tanyor, kendini biliyor, kendini buluyor, kendi oluyor ve ite o zaman özgürleiyor. O zaman tarihin kölesi deil efendisi oluyor. Yeryüzünü cehenneme çevirmekten kurtuluyor, yeryüzünde cenneti ina ediyor.
Yeryüzünde cenneti ina eden bir rahmet elçisine saldrmak, hakaret etmek, ona saldran, hakaret eden kiilerin ne kadar aalk, ackl, zavall olduunu gösterir sadece.
Vesselâm.
Yazar: Yusuf Kaplan |
18-12-22 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||