HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 764
Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey
"TÜRK, MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA 'TÜRK'TÜR"

Üstad Necip Fâzl’n balk yaptmz muhteem sözünün Türk’ü târif eden en doru târiflerden biri olduu tartlmaz bir hakikat. Türk mefhumunu slâm kimliinden kopararak Batl “nation=ulus” kavramyla yozlatran oryantalist kafal Kemalist Cumhuriyetin seküler Türkçülerine ve amanizm’de Türklük arayanlara “Biz slâm’ kabul ettikten sonra Türk’ün Türkçüsüyüz” diyerek cevap veren ilk mütefekkirdir: “Türk bizim nazarmzda, bellibal bir inan, balan, düünü, sezi, hatrlay, duyu, davran (…) içinde bir îman, mukaddesat, tefekkür, tahassüs, hayâl, hâtra, merep, eda ve lisan birliinin ördüü, tek nüshal ve ahsiyetli bir ruh nescinden ibarettir.” (deolocya Örgüsü, s. 356)

SLÂM’LA MAYALANMI TÜRKLÜK ESASTIR

Necip Fâzl’a göre Türk’ün millet mevkiine çkt tarih slâm’la birlikte Anadolu’yu darüislâm klmasndan sonradr. Anadolu’yu Türk vatan yapan slâm’la bütünlemi bir Türklüktür. Türk, gerçek ve billûrlam fikir ve ruh dünyasna slâmiyetten sonra girmitir. Belli bal bir madde ve ruh zeminine perçinli olarak, insan, cemiyet, millet ve devlet hâlinde müesseselememiz slâmiyetle birliktedir. (deolocya Örgüsü, s. 399) Türklük slâm’la tantktan sonra edindii ruhî muhtevann klarn hususî bir tahassüs ve tefekkür billûrundan aksettirerek, parça parça en parlak medeniyet hücrelerini örmee balad. (a.g.e., 131-132.)

Ona göre Türk’ün devlet ve cemiyet, eser ve hamle, dâva ve siyaset hâlinde ve dünya çapnda medeniyet ifadesini bulmas Osmanlnn kuruluuyladr. slâm’a klcn ve rûhunu balayan Türkler Anadolu’da slâm medeniyetinin en parlak devrini meydan getirmilerdir. Osmanl bir dönüm noktasdr. slâmiyetle millî bünyemiz arasndaki mayalamann en olgun hâline Osmanl’yla birlikte varlm ve bu mayalan sürecinde, slâm, Türk’ün duygu ve fikir plânn oluturmu ve rakipsiz millet olarak Türk’ü slâm medeniyetinin temsilcisi yapmtr. (a.g.e., s.212)

“Ç ALEV ALEV MÜSLÜMAN, DII PIRIL PIRIL TÜRK”

“Rapor-3” kitabnn 88. sayfasnda yer alan Türk târifinin bin yllk tarihî köklerimizden sürüp gelen kimliimizle son derece mutabk olduunu görüyoruz: “çi alev alev Müslüman, d prl prl Türk ve içi dna hâkim, d içine köle, yeni Türk neslinin maya çana olmak ehliyeti hangi topluluktaysa ben oradaym. Allah’n inâyeti ve Resûlünün ruhaniyeti bu yoldakilerin üzerinde olsun!...”

Necip Fâzl’a göre “Türklük bir ruh hâlidir. Büyük bir okyanustur. Hangi yamur damlas buraya girerse, hangi dere akarsa o okyanustandr.” (Çerçeve, s.64) Üstadn sözlerinden anlalan udur: Ümmet birlii Türklerlerin cehdiyle gerçekleir. Müslüman milletler Türklüün irazesinde birlemelidirler.

“NE HAÇLI, NE AMAN TÜRK! MÜSLÜMAN, MÜSLÜMAN TÜRK”

Üstada göre, “Türk, Müslüman olduktan sonra Türk’tür.” (Hitabeler, s.257) Bunun dnda Türklük beyhudedir. Türk’ü idrak ediinin bâtldan uzak Hakk’a tapan Türklük olduunu, amanist Türkçü Nihal At­sz’a verdii cevaptan da anlyoruz. Üstad, Atsz’a “slâm’la münasebetiniz nasldr?” diye sorar. Atsz, Türk’ün dîni olduundan dolay hürmet ederim” der. “Türk’ün dîni amanizm olsa ne yapardnz?” sorusuna da “Bu durumda amanizm’e sayg gösterirdim” diye cevap verir. Üstad “Bu anlay dîni inkârdr. slâm’a böyle bir iltifat, onu topyekûn reddetmekten beterdir. Kymet, millete verilmi ve slâm tâbi mevkiine düürülmü oluyor. Halbuki biz, Türk’ü Müslüman olduu için sevecek ve Müslümanl nispetinde deerlendirecek bir milliyetçilik anlay peindeydik…” diyerek mukabele eder. (Babâli)

Daha sonra bu fikrini, Sultan Alparslan’n fütuhatndan Moskof zulmüne kadar Kars’n istiklâlindeki Türk ruhunu anlatan “Kanl Sark” adl tiyatro eserindeki kahramanlarna söylettirir: “Koro: ‘Ne Haçl, ne aman Türk! Müslüman, Müslüman Türk! Ölümsüz, kahraman Türk! Yeni yurtta yaman Türk! Her ey Türk’tür orada; mekân Türk’tür, zaman Türk! ‘Bu ses kimin sesi?! diye soran Frakl Adam’a, htiyar Timsal ‘Bu ses, tarihteki gizli mânalarn sesi... Benim sesim!...’ diye cevap verir.” (a.g.e.,s.,3-4)

Türkiye’de ve Türk münevveran arasnda Türklüün Müslümanlkla e mânaya geldiini tafsilâtl bir ekilde ilk kez Necip Fâzl yazmtr. Seküler Türkçü çevreler onun Türk milletine olan ateli mensubiyet uurunu görmezlikten gelirler. Çünkü Türklüü dorudan doruya Müslüman olu tarihiyle balayan slâmî kimlik deerleriyle tavsif etmektedir. Esas budur, baka târifi de yoktur.

ZYA GÖKALP’N TÜRKÇÜLÜÜNÜ KUSURLU BULUR 

Merutiyet’ten bugüne Türklük meselesinde slâmî hassasiyeti en sarih ve net bir mütefekkir olan Necip Fâzl, Türk milletine kimlik kurgulayan birçok sentezci ve seküler Türkçülerin ârzal fikirlerini ortaya koymutur. Meselâ, bunlar içinde en öne çkan Ziya Gökalp’in Türkçülüünü kusurlu bulur. Kendisinden dinleyelim: “Ben Türkçülüü, Ziya Gökalp’n Turanclndan ve Dou dünyasyla slâm cemiyetini, onun görüünden bambaka anlasam da itirafa mecburum ki, Gökalp, ilk nazarda nak ve fantazyadan kurtulmu, büyük ekil ve mimariye kucak açm (…) ve meseleye yuvalk etmi, Tanzimat’tan beri ilk ve yegâne Türk tefekkür adam sanmak, bir ân için mümkündür. Öyleyse Gökalp ark ve Garp kayalar arasndaki uçurumda tuzla buz olmak tehlikesini yaayan Türk cemiyetinin altna, büyük ruh ve fikir desteini sürebilmi midir? Hayr! Gökalp, giden ark’la gelen Garp arasndaki mahsup srrn ve kymet hükmünü heceleyebilecek görü çapnda deildi. Bu yüzden mazruf deil zarft. Ruh deil, kalpt. Ruhunda büyük dünya görüü kaynandan, kafasnda büyük tecrit ve tehis örgüsünden mahrumdu.” (Tanr Kulundan Dinlediklerim, s.180)     

“EN OLGUN VE EN NCES TÜRK MLLETDR”

Bütün kitaplarnda ve konferanslarnda “Türk” kelimesini ve “Türk milleti” ibaresini kullanmtr. Öyle ki, Osmanl Devletinden “Osmanl Türk mparatorluu” diye bahseder: “Irkmza, din tarihlerinde, ikinci insan tohumu Nuh Peygamberin olu Yafes’e kadar bir çizgi uzatlan biz, Dou ve Bat hesaplamasnda topyekûn Dou’nun mümessili olduk. Dou’nun Arap, Fars, Hint ve Çin gibi büyük temsilcileri eserlerini verdikten sonra hamle ve hayatiyetini kaybettikten sonra silinip gittiler. Fakat Osmanl Türk mparatorluu Dou’yu en büyük i ve hamle plânna çekti.” (deolocya Örgüsü, s.63) “Irk” kelimesini kavmiyetçi mânada deil, Mehmed Âkif’in stiklâl Mar’nda kulland mânada, yâni Hz. Âdem’den tevarüs eden temiz bir seciye, ecdat ve millet mânasnda kullanyor. Türk’e yükledii ulvî vazife ve sfatlar ümmet içinde hak edilmi bir ayrcalktr. Ona göre, hakikatler içinde en olgun ve en incesi Türk milletidir. Bütün tarih boyunca kaderinin devaml ihtar ve ifa edileriyle meydanda olduu gibi, ya olunca her ey olmaya, yahut olmaynca hiçbir olmamaya memur, ulvî ve çetin bir nasibe mazhardr. Bu anl nasibin hükmünde, Türk milleti bizzat arslan gibi, ya ormanlarn hâkimi, yahut kafeslerin mahkûmudur. (deolocya Örgüsü, s.84)

“ÜMMET ÇNDE SLÂMYET TÜRKLER YAATACAKTIR”

Üstada göre dün olduu gibi bugün de ümmet içinde slâmiyeti ancak Türkler yaatacaktr. yi ve temiz bir Türk, ahlâk faciamz düzeltmeli ve ahlâk mücerred olarak ina etmeli, böylece vatanî ve millî borcunu yerine getirmelidir. Bugün omuzlarndaki içtimaî artlar altnda gözü uyku ve vücudu et tutabilen insan, iyi ve temiz bir Türk deildir. yi ve temiz Türk’ün, alaya alaya su kesilecei yakn bir istikbalden hâl günlerini yayoruz. (deolocya Örgüsü, s.88)

Skça kulland “Türk irfan” ndan ümitlidir. Türk irfannn temeli üçtür: Osmanl, ark ve Garp temelleri. Türk irfannn birinci temeli, kaybetmek üzere bulunduu öz köktür. Bu köklerden üçünün de cevherlerini tek saniye kaybetmeden gerçek ve canl Türkçe kazanna doldurmak ve orada mayalamalarn beklemek ve bu üç temeli Türk millî bünyesinde eritmek gerek. (Tanr Kulundan Dinlediklerim, s.122) “Garp temeli” nden kast, Mehmed Âkif söyledii gibi, Bat’nn fen ilmini alp Müslüman Türk’ün irfannda ekillendirmektir.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey
22-12-22
E mail: yenisoz.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
"TÜRK, MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA 'TÜRK'TÜR"
Online Kii: 36
Bu Gn: 716 || Bu Ay: 5.808 || Toplam Ziyareti: 2.928.915 || Toplam Tklanma: 58.613.792