
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 525 |

Yaar Kaplan’n sürgünde vefat etmesi, her Müslüman kardeini derinden üzmütür. Özellikle de 28 ubat cehenneminin ateinden yananlar daha bir derinden etkilemitir. Rabbim, Yaar Kaplan’a rahmetiyle muamele eylesin.
Yazm olduu kitaptan dolay ( Demokrasi Risalesi ) alt sene ceza yemi, bunun üç senesini bilfiil cezaevinde yatarak geçirmitir. Zamann mehur 163. maddesi demoklesin klc gibi ilemi ve onu zindana atmtr. Daha sonra (2002’de) yine takibata uraynca o da yurt dna çkm ve bir daha vatann, sevdiklerini göremeden terk-i dünya eylemitir.
Türkiye’de iken “Aylk Dergi” adnda bir dergi çkararak genç nesillere okuma ve yazma zevki vermitir. ngilizcesi iyi olduundan “Malkolm X”i tercüme ederek Malik- el ahbaz’ insanmza tantm, yeni bir heyecan dalgasnn domasna sebep olmutur. Böyle bir “mücahid”in buralarda o günlerde barnabilmesi elbette mümkün deildi.
28 ubat kimleri silip süpürmedi ki! Aileleri datt, gençlerin okuma haklarn ellerinden ald, hayat yeni yeni tanyan insanlar hapislere tkt; korku tünelleri oluturarak inanan insanlarn dünyalarn karartt.
Unutamyorum; olum sabah okuluna gitmiti. Gidiinden ksa bir zaman sonra canhra eve geldi ve soluk solua: “Baba, açk liseye kaydolmak için hemen açk lisenin bürosunun olduu yere gidiyoruz!” dedi ve evden skntl bir ekilde çktk.
mam Hatip Lisesi son snfta okuyordu. Nerden haber almsa, açk liseden mezun olursa üniversiteye gidebiliyormu. Gönülsüz bir ekilde büronun önüne geldik. Sabah erken olduundan pek kimse yoktu. Kaydmz, gözyalarmz içimize aktarak yaptk. Bizden sonra büronun önü dolmaya balad. Öleye doru “üst egemenler”den bir yaz gelmi, kaytlar kapatld, diye!
Ya yurt dna çkan gencecik çocuklar? Kendi öz vatannda “parya” muamelesi gören kzlar, erkekler?
Özellikle Viyana Üniversitesi’nde okuyan binlerce vatan evladnn çektiklerini kimse bilemez. Bir baba olarak, bir dier yavrumun oralarda midelerine ta basarak, kalplerini imanla yükleyerek ve hangi artlarla okuduklarn, ne çileler çektiklerini bata onlar, sonra aileleri biliyoruz. Bunca çilenin meyvelerinin tatl olacan hissedebiliyorduk; hem ülke için hem ahslar için yurt d eitimleri hepsine de faydal olmutur.
“Bin sene” gidecek dedikleri egemenlerin, 28 ubat ve içlerindeki “kin”leri, “insan haklar” demeden nasl zulme dönütürdüklerini unutabilmek mümkün müdür? Aktlan gözyalar, göklere yükselen “ahh”lar, semaya kalkan eller ve yaplan dualarn karlnn olmayacan m sandlar?
Bunca çektiimiz çilelere ramen, bugün Nil nehrine, Firavun’un yanna sürüklenen egemenlere “oh olsun!” diyemiyorum; insanlm kabaryor. Ne var ki, bunca zulmün karlnda Hak tecelli etmise, ona da hamd ediyorum. Zulüm bumerang gibidir, bakalarnn yannda zalimi de vurur. Hiçbir zalim yeryüzünde mutlu olmad gibi, öte dünyada da mutluluk yüzü göremeyecektir; elverir ki, gönülden tövbe etsin, hak sahiplerinden helalln alsn.
28 ubat’n karanlk ruhunu içlerinde barndranlar, hâlâ zift gibi nefeslerini zaman zaman ortala üflemekten çekinmiyorlar. Allah göstermesin, pusuda bekleyen bu merhamet yoksunlar, bir daha ülke dizginlerini ellerine geçirirlerse zulümleri ar âlâya dayanr. Bu halk feraset sahibidir, bunca zamandr onlar kendi elleriyle baa geçirmemitir, bundan sonra da inallah yine sahne dnda tutacaktr.
Yazar: D. Ali Taþçý |
09-01-23 |
||
| E mail: haber7.com | Tweet | ||