
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 522 |
Mehmed Âkif, “Hakkdr Hakk’a tapan milletimin stiklâl!” msra ile slâm mânasna gelen millet kavramn kastediyor. Milletin istiklâline kavumas ve din/devlet birlikteliinin salanmas “Hakk’a tapmann” sonucunda gerçekleecektir. Bu mânada millet, din, yâni slâm üzere tutulan yol ve bu istikâmetinde giden topluluk demektir.
Âkif’te “millet”, Atatürkçü ilkelerin belirledii laik “ulus” deil, din etrafnda oluan millettir. “Doacaktr sana va’dettii günler Hakk’n” diye hitap ettii millet, umumi olarak slâm milletleridir. Hususi bakmndan Türklerin temsilcilii ve idaresinde bütün Müslümanlarn içinde yaad Devlet-i Âliyye’yi meydana getiren millettir: “Deil mi ki cephemizin sinesinde îman bir / Sevinme bir, ac bir, gaye ayn, vicdan bir / Deil mi ki koan Çerkez’in, Laz’n, Türk’ün / Arap’la, Kürt ile bâkidir ittihad bugün / Deil mi sine de birdir vuran yürek… Ylmaz! / Cihan yklsa, emin ol, bu cephe sarslmaz!”
ÂKF, MÜSLÜMAN MLLET DERT EDNYOR, M. KEMÂL LÂDNÎ ULUSU…
Âkif, “Kim Müslümanlarn derdini kendine mal etmiyorsa Müslüman deildir” hadisinden ilham ald “Hakkn Sesleri” iirinde “Artk ey millet-i merhûme, sabâh oldu uyan! / Sana az geldi ezanlar, diye ötsün mü bu çan / Ne Araplk ne de Türklük kalacak aç gözünü! / Dinle Peygamber-i Zîân´n lâhî sözünü / Veriniz babaa; zîrâ sonu hüsrân- Mübin: / Ne hükûmet kalyor ortada billâhi, ne din!” msralaryla milletin, slâmî bir muhtevay sahiplendikçe güçlenebileceini haykryor.
ÂKF’N MLLET KAVRAMI “ULUS” DELDR
Âkif’in en çok kulland kavram olan “millet”, geni mânada Müslümanlar, yâni ümmettir. Hususi mânada ise “Medeniyet denilen kahpe” ye, yâni Bat’ya kar duran Türklerdir. “Türk eriyiz, silsilemiz kahraman / Müslümanz, Hakk’a tapan Müslüman.” Onun “millet” mefkûresini cumhuriyet döneminin devirdii seküler “ulus” mânasnda anlamak büyük bir yanltr. D. Mehmet Doan’n ifadesiyle “Ulus deil millet! Çünkü bu iki kelime birbirinin yerine ikâme edilemez. Millet ve Millî kelimeleri, sonradan yaygnlaan ve günümüzde daha çok kullanlan ‘nasyon’, ‘nasyonal’ mânalar dnda, ‘dinî topluluk’ ve ‘dinî’ mânalaryla bilinmekte ve kullanlmaktadr. Yâni ‘slâm Milleti’nden bahsedilmekte, ‘milletimiz’ denildiinde ‘Müslüman toplum’ anlalabilmektedir. Dîni dlayan bir millet tanmlamasnn Türkiye’nin bana ne büyük gaileler açtn görmek zorundayz.”
ÂKF’TE SLÂM MLLETN ZEMN, M. KEMÂL’N “ULUS” UNDA UNSUR BLE DEL
Âkif, “Hakk’a tapan Millet” ifadesiyle slâm dîni üzere yol tutan, ’lâ’y Kelimetullah’ yayan, slâm’n bayraktarln yapan, slâm milletlerinin hâmisi ve mümessili olan Türklerin “en son ocak” Anadolu’da milletin hüviyetini temsil ettiini söylüyor. Kestirme ifadeyle, Âkif’te din milletin zeminidir, M. Kemâl’in “ulus” projesinde ise din unsur bile deil. M. Kemâl, dînin devlet ve kamudaki varln “ferdî vicdan”la snrlayan pozitivist ve seküler “ulus” modelini gaye edinmitir. “Medeni Bilgiler” kitabnda slâm’, milletin temel unsurlarndan biri olarak kabul etmediini ve “Dînin niçin milletin bir unsuru olmamas gerektiini” öyle ifade ediyor: “Ulusu ulus yapan, ilerleten ve yükselten kuvvetler vardr: Düünce ve toplumsal kuvvetler. Düünce, anlamsz ve mantksz safsatalarla dolu olursa o düünce sakattr. Toplumsal hayat ve mantktan yoksun, faydasz ve zararl bir takm inanlar ve geleneklerle dolu ise felçli olur.”
ÂKF, SLÂM MEDENYETN; M. KEMÂL, BATI MEDENYET SAVUNUYORDU
Âkif, slâm medeniyeti taraftardr. “Medeniyet denen tek dii kalm canavar” msra ile Bat medeniyetine kardr: “Heriflerin teknik ve sanayilerini almal ama kendilerine kanmamaldr. Bunlarn insanlara, özellikle Müslümanlara besledikleri öyle kinleri öyle dümanlklar vardr ki, unutmalar mümkün deildir. Bunlar vicdan hürriyeti diye dünyay aldatrlar.”
ÂKF, SLÂM KÜLTÜRÜNDEN; M. KEMÂL, BATI KÜLTÜRÜNDEN YANADIR
Âkif, stiklâl Mar dâhil bütün iirlerinde Hakk, Allah, Hüdâ, Kur’an, Hz. Peygamber, ashab- kiram, slâm, kelime-i tevhid, kelime-i ehadet, üheda, câmi, minare, ezan, hilâl, bayrak, ilahî adalet gibi bir batan bir baa slâmî dil ve slâmlam Türkçe’yi kullanr ve savunur. M. Kemâl, Türk dilinin kaynaklarn Güne Dil Teorisi’nde, Moolca’da ve Hititlerde arar ve uydurukça Türkçeyi cebren resmîletirir. Bat’nn kültür ve düünce dilini savunur. Laiklik, muasr medeniyet, çadalk, ilericilik, bilimsellik onun temel kaynaklardr. Pozitivizmin kurucusu Comte, laisizmin taraftar Fransz felsefeci Renan, maddeciliin felsefecisi Büncher, M. Kemal’in müracaat kaynaklardr ve slâmî dile ve slâmlam Türkçe’ye muarzdr. Türkçe ezan okutturur, slâm’ Protestanlatrmaya çalr. Câmilere sra konulmas gibi bir dizi reform yapmaya teebbüs eder. Âkif, Müslümanlar ülkeler parçalandktan sonra yirminci asrda slâmî bir cumhuriyete taraftardr ve slâm’n bayraktarln yapan Türk devletinin devamndan yanadr: “Müslüman mülkünü her yerde felâket vurdu... / Bir bu toprak kalyor dinimizin son yurdu! / Bu da çinendi mi, çinendi demek er’-i mübîn / Hak-sar eyleme ya Rab, onu olsun...”
Türk’ün Müslümanla e mânaya geldiine, Türklerin slâm’la millet olduuna inanyorsak, bu iki ahsiyetin farkl anlaylara sahip olmas karsnda tavrmz ne olmaldr.
Yazar: Ahmet Doðan Ýlbey |
18-01-23 |
||
| E mail: yenisoz.com.tr | Tweet | ||