HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALÝTE
Okunma Says: 1072
Yazar: Yusuf Kaplan
Depremden ders çýkarmak: Her imtihanýn bir imkân olduðu bilincini yeþertmek…

Depremden ders çkarmak: Her imtihann bir imkân olduu bilincini yeertmek…Çok büyük bir âfet, çok ar bir imtihan yayoruz toplum olarak! 

Her imtihan bir imkândr; her imkân da bir imtihan.

Bu jeolojik deprem’in manevî depremleri tedavî edici veya iyiletirici bir yan olduu konusunu bu imkân-imtihan diyalektii üzerinden felsefî olarak ele almak istiyorum bu yazmda.

BÜYÜK YOLCULUKLAR, NSANIN Ç DÜNYASINDA BALAR ÖNCELKLE…

Tarih felsefesinin diliyle konuaym: Tarih, tarihteki büyük oluumlar, tarihî yeni balangçlar, büyük ykmlarn, yok olularn, ekonomik, siyasî, kültürel krizlerin eseridir, ayn zamanda. 
Yeni balangçlar, genelde, büyük, ar buhranlarn sonrasnda gerçekleiyor tarih boyunca. Büyük ykmlarla, felaketlerle, savalarla, altüst olularla karlaan toplumlar veya medeniyetler, felaket denen eyle, hayatn acs ile bizzat yüzletikten sonra önaçc taze balangçlar yapabiliyor…
Tarih, acnn çocuudur, diyebiliriz. Ancak acy yaayan toplumlar, acmasz olmaktan kurtulabilirler: Ac, acmaszlnn önüne set çeker. 
D dünyada yaanan ac, insann, iç dünyasn kefetmesini, iç dünyasn ina edecek köklü, derinlikli, uzun soluklu bir kendini ina yolculuu gerçekletirmesini mümkün klar.
Tarihin akn deitiren bütün büyük yolculuklar, önce, insann içinde, iç dünyasnda balar. Kendi içinde bir dünya ina edemeyen bir insan, darda bir dünya ina edemez aslâ. Kendini ina edemeyen bir toplum, yaanabilir bir dünya kuramaz ve sunamaz insanla.

ACI, ACIMASIZLII ÖNLEYEN BR MKÂN SUNAR…

Büyük krizler, bize, insann kendini, hayatn acsn, hüznünü ve nevesini görebilmesini, tadabilmesini mümkün klar. Ac, acmaszl önleyen bir mekân, bir imkân sunar insana. 

Acy yok ederseniz, insann acmaszlamasnn yaptalarn döersiniz. Acy tatmayan insan, acmaszlamaktan kurtulamaz. Ac, insan üzerinde, hayat üzerinde, dünyamz, sorunlarmz ve hakikat üzerinde düünme imkân sunar bize. Acsz hayat, insan hayattan koparr, insanlndan uzaklatrr, ruhsuzlatrr ve acmaszlatrr.

Elbette ki, acya davetiye çkarmak gerekmez. Ac’y anlamak gerekir bütün felsefî boyutlaryla…

Felsefî olarak bilmemiz gereken hakikat u: Hayat, iyi ve kötü, güzel ve çirkin, doru ve yanl, aydnlk ve karanlk dikotomileri üzerinden iler. 

Bize ilk bakta “iyi” olarak görünen ey mutlak anlamda “iyi” olmayabilir. “Kötü” de, mutlak anlamda “kötü” olmayabilir ayn ekilde. 

Mutasavvflarn diliyle konumak gerekirse, kötü diye bir ey yoktur aslnda. Kötü görmek, kötü bakmak vardr. Allah’n yaratt her ey iyi’dir aslnda. Kötü gibi görünen ey, iyi’nin görülmesini salamak içindir. 
“Kötü”, Rabbimizin, bize “iyi”yi gösteren bir iyilii olarak görülürse, rahmet tecellî eder. Karanlk, bize Rabbimizin aydnl gösteren, farketmemizi salayan Rahman’n bir rahmet , “gizli rahmet eli” olarak görülebilir.

En azndan unu söyleyebilecek durumdayz: Karanlk olmasa aydnl, kötü olmasa iyi’yi, yanl olmasa doru’yu nasl fark edecektik ki?

kinci nokta da u burada: Allah, iyi ile kötü’yü birbirinden ayrt edecek irade, kudret ve ilim hasletleri yüklemi insana. Buradan husûle gelecek mahsûlün iyi mi kötü mü olduunu bilecek ekilde hareket etme hürriyeti bahetmi ayn zamanda. Ne büyük nimet! ükretmek gerek!

“MANEVÎ DEPREM” AMADAN ASLÂ!

Önce unu bilelim: Bu maddî deprem yaanmadan önce, biz manevi depremi yaadk zaten iliklerimize kadar yeterince: Ahlâk çözülmütü. Haram-helâl ölçüleri neredeyse yok olmutu. Her alanda ve her bakmdan çürüme had safhaya ulamt. Asl deprem, toplumu yok edecek asl büyük deprem, yakc ve ykc deprem ite bu manevi depremdi’r: Manevî deerlerin anmas, buharlamas, yok olmas.
Manevî deprem yaamayan bir toplumu, hiçbir maddî deprem çökertemez.

Haram-helâl ölçülerine riayet eden bir toplumu hiçbir deprem ykamaz!

Kul hakkna özen gösteren bir toplumu hiçbir deprem yok edemez.

Âhiret inancn yitirmeyen bir toplumu hiçbir deprem tarihten silemez.

Maddî depremi aabilmenin tek veya en güçlü yolu, manevî deerler ve ilkeler bakmndan güçlü olmaktan geçer. 

Bu depremin, bu acnn bize örettii ya da öretmesi gereken iki ey var: Manevî deerleri anan, haram-helal ölçülerini yitiren, dolaysyla sekülerleen bir toplumun -Hegel’in çok iyi tespit ettii üzere- “barbarlamas” mukadderdir. Seküler toplumlarda manevî deerler and için toplumlarn sekülerletikçe barbarlatn ve bu barbarlama biçiminden insanl slâm’n çkardn, kurtardn söylüyor Hegel o ünlü Tarih Felsefesi kitabnda.
nsanlar, toplumlar dünyevîetikçe, hesap sorulaca inancn yitirdikçe, yolsuzluun, her tür ahlâkszln önüne geçilmesi çok zordur. Bunun deprem hâdisesindeki en ürpertici örnei, binalarn insan ve toplum varln da, tabiî çevreyi de tehlikeye sokacak ekilde malzemeden çalarak, temel mimarî-mühendislik ilkeleri hiçe saylarak ina edilmesidir. 
Allah korkusu olan, âhirete inanan bir mimar, aslâ hrszlk, yolsuzluk ve rüvete bavuramaz. Mimar Sinan’n en salam, en güçlü, en kullanl, en estetik ve ruh dolu ehirleri, yaplar ina eden bir mimar olarak tarihe geçmesinin gerisindeki sr, meslek ilkelerine, mimarinin ilkelerine, slâm’n iyi, güzel ve doru fikrini, idrakini giydirmesi ve taa ruh üflemesidir. 
Haram-helâl ölçülerine, kul hakkna özen gösteren gayrimüslim toplumu Allah zelil etmez. Ama haram-helâl ölçülerine riayet etmeyen bir Müslüman toplumu Allah en ar ekilde cezalandrr.
Sözün özü: Yaadmz felâketten ders çkarmasn bilmeliyiz. Haram-helâl ölçülerine, kul hakkna ve mimarlk meslek ilkelerine riayet ederek ehirlerimizi daha insanca, ruh dolu, yaanabilir ve estetik ehirler olarak ina etmek için bu ar depremi bir imkâna dönütürebilmeliyiz. 
Unutmayalm: Dünyada ehirlerini bizim kadar katleden, ruhsuz betonarme terörünün insafszlna ve ruhsuzluuna terkeden ikinci bir toplum yok. Deprem bu gerçein görülmesine vesile olursa, depremden çkarmamz gereken en önemli derslerinden birini çkarm oluruz.

Yarnki yazda, depremin bastrlan kültürel genlerimizde gizli olan kardelik ve dayanma ruhunu nasl gün na çkardn yazacam.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yusuf Kaplan
13-02-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Depremden ders çýkarmak: Her imtihanýn bir imkân olduðu bilincini yeþertmek…
Online Kii: 27
Bu Gn: 742 || Bu Ay: 5.834 || Toplam Ziyareti: 2.928.950 || Toplam Tklanma: 58.615.100