HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Says: 488
Yazar: Ýsmail Göktürk
BÝR ÞEHÝR MÜNZEVÝSÝ: AHMET ABÝ

“Ben bir ehir münzevisiyim” derdi. Bu onun tercihiydi ve hepimize sirayet etmi olan hâliydi. “Dilda” diye tarif ettii dostlaryla “ifal” sohbetler “ruhuna inirah verirdi”.

Kulandaki rahatszlk nedeniyle yolculuklardan uzak durur, gürültülü ortamlardan kaçard. Bir de “ulusalc”, ”eklektik düünceli”, “kafas donuklam” kimselerle konumaktan çok rahatszlk duyard. Bu rahatszlk onlar krma endiesinden kaynaklanrd. Beyefendilii karsndakine annda sirayet ederdi. Krmamak için çok zorland böyle kimseler için “mayn” tabirini kullanrd. Bir ortamda öyle biri varsa “eyvah mayn” derdi.

“Donuklam Türk” diye ifade ettikleri, biraz Atatürkçü, biraz ulusalc milliyetçilerdi. Ziya Gökalp’te kalmlar derdi. Verdii bir misal vard. “Doktorla akl hastas arasnda geçen konumada doktor hastaya ne oldu anlat dediinde hasta balar anlatmaya. Berber sandalyesine oturdum. Berber traa balad. Evet. Bam sabunlad, sabunlad. Evet sonra, sabunlad, sabunlad. Orda kalm, ilerisi yok” derdi. Bir de masaya tak tak vurur “içi bo, fikir yok” derdi. Yazlarnda milletimizin bin yllk medeniyetine kastedenlere duyduu fikirli öfke yansrd. Baz arkadalar onun yazlarnda çok sert bir üslup kullandndan ikâyet ederken, nasl olurda Ahmet bey gibi kibar bir insan böyle edit bir dil ve üslupla yazyor derlerdi. Ahmet abi, “nefsî deil efendim, fikrî” derdi. Çeitli tasniflere ayrrd fikir dostu Türkleri. Bir ksm “Tanr’nn Türkleri”ydi. “Beyaz Türk” zaten fikir dostu olamazd. En yakn bulduu Türk, elbette “Horasan Türkü” olanlard. Hayatn getirdii her zorluk, mihnet karsnda bir dervi teslimiyeti gösterir, “ikâyet yok efendim” derdi; “rza var” derdi. Katlanmak zorunda kald “mayn” sohbetlerini bile rza ile krmadan geçitirirdi. “Knamak yok bizde” derdi, “Mevlana büyüümüz knamayn” demi derdi.

Ahmet abi kadar çevresindeki insanlara deer veren baka biri var mdr bilmiyorum. Ahmet abiyle bir tamirat ii için, araba arzasn gidermek için veya çay getiren bir genç, hayatn içinde kimle muhatap olmusa Ahmet abiyi bir daha unutmalar mümkün olmazd. “Hünerin yasas” derdi. ini iyi yapan kimseler onun gözünde dünyann en mühim adamlaryd. Talebelerle ilgilendii alanlarla ilgili uzun sohbetler yapard. Güneydou seyahatimizde rnak’ta evinde kaldmz arkadamzn ev arkadayla Polonya’nn siyasi tarihi üzerine sohbet ediyorlard.

Dildalar hayatnn her eyiydi. Herkesin vasfna göre isimlendirmeler yapmt. “Bir Hocam” diye aslnda iki hocam kastederdi. Ali ve Muzaffer hocam. Birini dierinden ayrmamak için böyle bir formül bulmutu. Her iki hocamn da asl “Hoca”nn dier hocam olduunu söylemesi bu adlandrmada etkili olmutur sanrm. Ali hocam, “bizim büyüümüz Muzaffer hocam” der; Muzaffer hocam da büyüümüzün Ali hocam olduunu söylerdi elbette. Bir gün Muzaffer hocam, bu Ahmet bey, ikilikten bir türlü kurtulamad demiti. Ben hemen zarf aldm ve Ahmet abiye “Muzaffer hocam senin için mürik diyor Ahmet abi” demitim. Muzaffer hocam tövbe estafirullah çekerken, Ahmet abi “ne güzel efendim, ne güzel” diyordu. Çok ar bir tevildi ama o kadar houna gitti ki bu aleyh. Çünkü “Bir Hocam”n sözünü tevil etmitim sonuçta. air-i azam, tercüman, türküdar velhasl herkesin öne çkan bir vasfyla ad ve yeri vard Ahmet abinin yüreinde.

28 ubat sürecinde, ülkenin dönüümü için yüz yl gerekir derdi. Ben o kadar ömrümüz yok abi, bu süreçler çok çabuk alacak. Bu yaananlar tarihe ters, göreceksin bu generallerin hepsi yarglanacak derdim. Sonraki zamanlarda yazlarnda, sohbetlerinde “benim üstadm bu generallerin hepsi yarglanacak demiti” vurgusunu yapard. smimi, çaltm kurumu vererek yazlar yazard. Baz yazlar ceza kanunlarna taklacak ekilde sert olunca “abi bak hakknda soruturma açlr” derdim. Nitekim açld da oldu. O bana müstear isimle nerden bulacaklar ki derdi. Bana sorarlarsa söylerim derdim. Yalan m söyleyim tanyor musun dediklerinde diye latifelememiz olurdu. Bu kemalizm savd abi, o kadar emein var, senden iyi bilen yok bunu diye kendisine projeler ürettiim olurdu. 28 ubat döneminde anasnfndan itibaren her okul kademesindeki çocuklar için Kemalist muhtevayla masal serisi yaz. Hikâye serisi yaz her snf talebesi için. Milli eitim okullara tavsiye der. Milyonlarca satar, gömgöv zengin olursun. Sonra ben bu yazar sizi iletiyor, aslnda Kemalist kart biri derim ifa ederim, tannrsn. Bu defa kemalizm kart kitaplarn çok satlr. Tabi gülüp geçerdi.

“Benim hiç maceram olmaz, Nahrönünden öteye gitmiyorum” derdi. En uzun seyahatleri fakirle yapt seyahatlerdi belki. Onlara fikirli seyahat derdi. Bir defa Mehmet Ylmaz hocann zorlamasyla, bir akademik çalma çerçevesinde bütün bir Güneydouyu gezmitik. Urfa, Mardin Diyarbakr, Batman, Bitlis, Siirt, rnak, tabi ilçeler dahil. Ahmet abi, Güneydou seyahatimizi, o dönem yazd yazlar soruturma konusu olduu için deitirmek zorunda kald ve Ali hocamn tebessümüne yol açan Ali lbey müstear ismiyle uzun uzadya yaz konusu yapmt. Biz anlatsak aleyh olarak deerlendirilecek eyleri kendisi yazlarnda sayp dökmütü. (https://www.tyb.org.tr/ali-ilbeyden-guneydoguya-seyahat-1-mardin-kapi-sen-olur-3652yy.htm).

Güneydou yolculuumuz yazn en scak günlerine denk gelmiti. Bu latifeyi anlatmazsam eksik kalacan düündüüm için Ahmet abimin hogörüsüne snarak anlatmak istiyorum. Hava krk derecenin üstünde scakt. Araba yeni olduu için konforu iyiydi. Klima çalyordu tabi sürekli. Ahmet abi bir ara bana ayaklarnn terlediini söyledi. Ben de klimay aaya verecek ekilde ayarladm hemen. Ahmet abim dünyann en saf adamyd dostlar. Birazdan bize öyle söyledi: “Allah tarafndan bir serinlik geldi”. Bir gece Hasankeyf’de kalmtk. Ertesi gün menzilimiz Batman’d. Bize Veysel Karani Hazretlerine uramyor mu yol dedi. Uramaz m abi dedim. Skk programa ve elli kilometre mesafeye ramen oraya sürdüm arac. yi ki gitmiiz. Ahmet abi her yeri bizden iyi biliyordu. Bir defasnda da yamurlu bir havada beraber arabaya binmitik. Ben elimdeki evraklar arabann gösüne, camn önüne brakmtm. Ahmet abi derhal ald onlar. “Orda slanacak” dedi.

Yine Mehmet hocann zorlamasyla Adana, Osmaniye, ilçeler gezmitik. Konya’ya TYB ubeler bulumasna gitmitik. Giderken Ulukla üzerinden, dönüte, Karaman Silifke yolundan gelmitik. Göksu rma boyunca inerken dinlediimiz türküde, “sular ban vurur tatan talara / Çalar ya Muhammed adn çarr” diyordu. Ahmet abi “uçuyoruz efendim” diyordu. Silifke’ye indiimizde “Ahmet abi sen teorik adamsn, dükkâna maara diyorsun, gel seninle gerçek bir maara görelim” demitim. Astm Maarasn gezmitik.

Sonra, büyük hocalarmla Darende gibi, Krkhan Beyazd- Bestami hazretleri gibi çevrede bulunan mübarek belde ziyaretleri. Ali hocamn kitap fuarna katlmas vesilesiyle yine bir Diyarbakr ziyaretimiz olmutu. Evet fakirle yolculuk yapard. Arabada “bin miligramlk türkülerle uçar gibi gidip geldim” derdi. Ona göre “en fikirli yolculuklar” beraber yaptmz yolculuklard.

Darende. “Bir Hocam”, Ahmet abi ve fakir

Türküler, bin yllk millet irfann anlatrd. Türkü dinlerken, “bu ülkenin cumhurbakanlar, Çankaya’da Yemen türküsünü dinlerlerse ülke kurtulur” derdi. Cumhurbakanmz ilk seçildiinde, Çankaya bahçesinde verdii resepsiyonda sanatç Yavuz Bingöl’e elik ederek, hem de “Yemen türküsünü” söylediini gördüümde, benim de gözlerim dolmu; derhal Ahmet abiyi aramtm. “Ahmet abi, cumhurbakan u anda Çankaya’da Yemen türküsünü söylüyor” demitim. Bana hayretler içinde, “yapma üstadm, bu millet kurtulur o halde” demiti. O yemen türkülerinde mazlum milletimizin hüznünü yaard. “Dükkân- Yemen” derdi dükkâna. 28 ubat sürecinin sinir bozucu havasnda ben “Yemen Konforu” diye kendisinin çok samimi duygularla dükkâna yükledii misyonu, aslnda herkesin yüreinde duymadn ifade eden bir deneme yazmtm. Bana en ar, en edit yazlar yazmt.

Enkaz açlrken kitaplar dökülmütü. Kitaplara ne kadar deer verdiini bilenler gözyan tutamad.

Dil hassasiyeti her hassasiyetin önündeydi. “Dil, derunumda hâa bir mabed gibidir” derdi. Yunus’u, Fuzuli’yi… ustalar olarak görürdü. Edebî bir yazya balarken onlarn ismini zikrederek hogörülerine snrd. Âlemlerin Efendisinin veladeti için kaleme ald yazya “çimde cevelan eden âciz kelimelerle Mevlid-i Nebî’yi kaleme almak cüretimi, Efendimiz Aleyhissalâtüveselâmn iltifatna nail olan “Kasîde-i Bürde”nin airi Ka’b bin Züheyr, “Su Kasidesi”nin büyük airi Fuzûlî, “Mevlid”in airi Süleyman Çelebi ve “Müseddes-i Mütekerrir”in airi eyh Gâlib üstadlar balasnlar” diye balamaktayd (https://www.tyb.org.tr/ahmet-dogan-ilbey-hazret-i-peygamber-efendimiz-dogdugunda-54832h.htm).

O, geceleri okuyup yazarak, ustalaryla hemhal olarak geçirirdi. “Âmâ üstadm” diye bahsettii Cemil Meriç, Ahmet abinin neden münzevi olduunu izah eden cümlesinde “nsanlar kycydlar, kitaplara kaçtm. Kelimelerle munisletirmek istedim düman bir dünyay” diyordu. Ahmet abinin bildiim iki iiri yaynlanmtr. Biri Bahaddin Karakoç abinin çocuk iirlerini derledii antoloji kitabnda yaynlanan bir iiri, biri de benim antoloji.com sitesine eklediim “Bir Çlk Yükselir Yeil Vadiden” iiriydi. O iir öyle balamaktayd: “Önce kularn yuvas bozuldu yeil vadide / Ufuklarndan çekilmi fecir prltlar / Bir çiçekle, bir yüree insaf yok zamann”. (https://www.antoloji.com/bir-ciglik-yukselir-yesil-vadiden-siiri/). “Âmâ üstad” ifadesi Cemil Meriç için gyabnda kullandm hitaptr ve görmeyen gözlerine ramen kitaplarla dostluuna hürmet ifadesidir. Kalbî bir ballktr bu, hayatna imrenmedir. Hiç görmedim onu. ehr-i Mara’ta gyabî tek âkirdiydim. Arkadalarla bulumadan evvel kitaplarndan bir kaç sayfa okur öyle çkardm evden. Sözüme “âmâ üstadm Cemil Meriç'in u sözü, u kitab…” diyerek balardm” diye bahsettii üstadyla ayn duygular içindeydi Ahmet abi (https://www.tyb.org.tr/ama-ustad-cemil-meric-insanlar-kiyiciydilar-kitaplara-kactim-21788yy.htm).

Bir münzevi olarak yaad. Ama onun dostlar sanldndan çok daha fazlayd. Bütün “ustalar” onun dostuydu. Bir yazsnda konu ettii Said Nursî hazretlerine ait olan söz Ahmet abiyi tanmlamak için söylenmi gibidir: “nsann kymeti, himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o tek bana bir millettir”. Ahmet abi, milletinin bin yllk irfann, duyularn yaayan, tek bana millet temsilcisi olan biriydi. (https://www.tyb.org.tr/kimin-himmeti-milleti-ise-o-tek-basina-millettir-18133yy.htm).

Onun ifadeleriyle, “Millet, mübarek bir kelimedir. Millet demeden söze balamayn. Her sohbetinizde, tebliinizde, yaznzda, iirinizde mutlaka millet kelimesini zikredin. Câmide, bayramlamalarda, çarda ve cemiyet içinde muhakkak ki birkaç kez “biz bir milletiz” deyin, birbirinize millet olduunuzu hatrlatn. Millet kimliine souk duran, kavga edeni, küskünleri, gruptan ayrlanlar “biz bir milletiz” diyerek gönlünü yapn. Çünkü millet din, yâni eriat üzere gidilen yol demektir”. Yaadmz deprem felaketi münasebetiyle alicenap milletimizin cann kaparak seferber olmas, devlet-millet bütünlemesi Ahmet abinin millet demeden neden söze balamamak gerektiini bize bir daha öretti. Tpk 15 Temmuz gecesi örettii gibi.

Zaman zaman aleyh olsun diye zorlama tevillerle Ahmet abiye isnat edilen eyleri duyunca, “ben ölürsem öbür dünyada, sen u aleyhinde çok konuulan kii deil misin, senin günahn kalmam, sen direk geçebilirsin diyecekler” derdi. Niyazm odur ki, güzel abimiz Hatice ablamzla direk Cennet yolcusu olmutur. Evlerimiz çok uzak saylmazd. Arada bir Hatice abla eimi arar, yürüyü yapalm derdi. Evlerimizin arasnda bulunan parkta buluurlard. Eim de Hatice ablann yürüyü yapalm diye aramasn çok özleyecek biliyorum. nallah Cennet bahçelerinde yürürler yine.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ýsmail Göktürk
20-02-23
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
BÝR ÞEHÝR MÜNZEVÝSÝ: AHMET ABÝ
Online Kii: 37
Bu Gn: 714 || Bu Ay: 5.806 || Toplam Ziyareti: 2.928.911 || Toplam Tklanma: 58.613.738