HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : SANAT / ÞEHÝR ve MÎMÂRÎ
Okunma Says: 748
Yazar: Yusuf Kaplan
EY ÞEHÝR! KALK VE HATIRLAT!

EY EHR! KALK VE HATIRLAT!Deprem dolaysyla insan, mekan ve zaman ilikilerini merkeze alarak ehir ve medeniyet yazlar yazacam. Cuma günü ilk yazm yaynlamtm. Bugünkü yazyla devam ediyoruz…

Kutlu kitabmz, peygamberlerin ehirlere (medîne’lere) gönderildiklerini hatrlatr bize. Fahr-i Kâinât Efendimiz de, kendisini, ehir olarak tarif eder: “Ben” diye buyurur Efendimiz, “ilmin ehriyim” (medînetü’l-ilm).

***

ehirlerin de bir ruhu vardr. nsanlarnkinden daha nârin, daha saf, daha temiz, daha derin boyutlar kazanabilir ehirlerin ruhu zaman zaman.

ehirleri kuranlar insanlardr; ykanlar da. nsan, nisyan hâline yuvarland zaman, ehirler isyan hâline geçerler. nsana ne olduunu, insann bana neler geldiini hatrlatrlar.

nsanlar ölebilir; ama ehirler aslâ ölmez. ehirleri öldüren ey, insann nisyan hâlidir: Unutma hâlidir: Kendisine yüklenen “emanet”, ubûdiyet ve hilâfeti terk etme, kendi ruhuna kastetme hâlidir.

ehirler bilir ki, insan, nisyan hâline geçtii zaman, ölüm vakti çoktan gelmitir.

ehirler unutmaz aslâ: ehirler, bütün engellere, insann nisyan hâllerine ramen, kendilerine verilen yükümlülüü “delicesine” ölümsüzletirme mücadelesi verirler.

ehirler, Efendimiz’in kendisini “ehir” olarak tavsif ettiinin uuruyla hareket ederler adeta. Bitkiler, talar, âlemler, semâvât ve arz, kaosa yol açmadan, ilâhî düzeni hakkyla tesis etme yükümlülüünü hakkyla yerine getirdikleri için müslim’dirler, Allah’n iradesine teslim olmulardr. Bu nedenle, ehirler, bu amaz “ubûdiyet” ve teslimiyetle, kevnî âyetler / iâretler olduklarn, insanlarn kendilerine bakarak ilâhî ilmi, kudreti, ilâhî celâl ve cemâl sfatlarn idrak etmelerini, ubûdiyetlerini ve hilâfetlerini yerine getirmelerini durmadan hatrlatrlar insana.

te ehirler, emaneti ve hilâfeti üstlenen insana, kevnî âyetler olarak yükümlülüklerini hatrlatan ayna ilevi görürler. Böylelikle bir “elçi” gibidirler ehirler: Peygamberlerin mekân olduklarnn uurunda gibidirler sanki: Peygamberlerin insanlara emanet, ubûdiyet ve hilâfet mükellefiyetlerini hatrlattklar mücadelelerin canl ahitleridir çünkü. ehirler, Efendimiz’’in kendisini kendileriyle tavsif ettiinin uurundaymçasna hareket ederler ve insanlara kendilerine zulmettikleri durumlar da, yükümlülüklerini yerine getirdikleri durumlar da en iyi yanstan, en müahhas aynalar tutmak yükümlülüklerini katksz bir “teslimiyet”le yerine getirirler.

nsan, kendisine yüklenen emaneti, Mekke sürecinde, ilâhî uurla donanarak vücut buldurtur; böylelikle Mekke sürecinde münferit Müslim ahsiyet teekkül eder. nsan, mükellef klnd ubudiyet yükümlülüünü Medîne sürecinde peygamberî uurla kuanarak insanln vicdanna dönütürür ve hayatn kendisi klar; böylelikle Medîne sürecinde müterek mümin ahsiyet teekkül eder. Ve nihâyet insan, hilâfet mükellefiyetini medeniyet sürecinde tahakkuk ettirme yükümlülüünü yerine getirme yolculuuna çkar, ilâhî uurun teminat altna ald peygamberî uurla amaz bir irtibat kuran beerî uuru ina eder; böylelikle medeniyet sürecinde cihanümûl / kürevî muhsin ahsiyet teekkül eder.

te ehir, medeniyet sürecinde, artk ilâhî elçi’nin olmad bir zaman diliminde elçilik görevini yüklenircesine adetâ peygamberî söz’ün sözcülüünü üstlenir ve Yüce Rabbimizin Cemâl sfatnn bütün Rahmet kanatlarn gererek tecellî ettii, insann ayann nerede, nasl ve niçin kayacan ya da vahyin insana nerede, nasl ve niçin müslim, mümin ve muhsin ahsiyetleri tahakkuk ettirmesi gerektiini gösteren muhteem bir ayna tutar.
ehrin yürei, nisyan hâlindeki insann nasl isyann eiine sürüklendiini haykrmak için isyan eder, güm güm atar. ehir, insann nisyanna isyan için ahlanr, aha kalkar.

Dünyann en güzel, en âdil, en ruh ve hayat dolu kutlu ehirlerini imar eden bir medeniyetin mirasyedi çocuklar olarak, ehirlerin ruhuna bizden çok kasteden toplum yeryüzünde. Bir am’n, bir Halep’in, bir Üsküp’ün, bir Saraybosna’nn ruhu hâlâ var! Ama stanbul’un ruhu srra kadem basm durumda. Gaziantep, betonarme ynlarnn altnda can çekiiyor! Kayseri, mermer ve çelik saldrsna direnmeye çalyor! Sivas, Erzurum, Bursa ruhunu yitiren “ruhsuzlarn” saldrlar karsnda metamorfoza

uram gibi sanki!

Ey ehir! u ân tam da senin insana en fazla ayna tutma vaktindir! Çünkü ehir uurunu en fazla yitirdiimiz, senin ruhuna en fazla kastettiimiz, ihtarna, hatrlatmana ve ihtiyar’na en fazla ihtiyaç duyduumuz ân bu ân, gün bugündür.

Ey ehir! Kalk ve konu öyleyse! “Nasl yok ettin stanbul’un ruhunu böyle! stanbul’un, Gaziantep’im, Kayseri’nin ve sair slâm ehirlerinin ruhuna nasl kastettin, söyle!” diye haykr artk!

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yusuf Kaplan
24-03-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
EY ÞEHÝR! KALK VE HATIRLAT!
Online Kii: 24
Bu Gn: 242 || Bu Ay: 5.335 || Toplam Ziyareti: 2.928.286 || Toplam Tklanma: 58.601.312