HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 538
Yazar: Dursun Gürlek
PAPAZLARI HAYRAN BIRAKAN ÝSLÂM ADALETÝ

PAPAZLARI HAYRAN BIRAKAN SLÂM ADALETÂdetimdir. Sahaflar Çars’na yahut eski kitapçlara ne zaman gitsem eski kitaplarn yan sra dergileri de gözden geçiririm. Yapraklar sararm, kapaklar kararm, oras buras yrtlm bu türlü dergilerin sayfalarn çevirmekten büyük bir zevk duyarm. Hele ilgimi çeken bir iki yazya rastlarsam bu zevk ikiye katlanr. Bazen bir yaznn hatr için bile koca bir dergiyi alrm.

Kütüphanem böyle evrâk- perianla dolup tayor. Bir akam onlardan bir tomar kartrrken “Petek” isimli bir dergiyle karlatm. Orada Prof. Dr. Süheyl Ünver’in “Fatih ve Adalet” balkl yazsn görünce merakla ve ilgiyle okudum ve beendim. Mademki stanbul’un fethinin 570. yldönümünde bulunuyoruz, öyleyse ben de bu mânevi ziyafeti sizinle paylaaym.

Ord. Prof. Dr. Ahmed Süheyl Ünver, Hazreti Fatih’i ve onun adaletini öyle anlatyor:

Üstad Yahya Kemal diyor ki: Türkler yalnz mekân deil, zaman da fethetmesini bilen bir millettir. Nitekim Rumeli’yi alyorlar, biz burada yedi asr oturacaz diyorlar ve oturuyorlar. Msr’da dört yüz sene kalacaz diyorlar ve kalyorlar. Macaristan’da yüz elli sene kalmay yeterli görüyorlar ve o kadar kalyorlar. Halbuki zaman fethedemeyenler, gittikleri yerde pâyidâr olamyorlar. skender’in cihangirlii ancak yaad sürece devam etti, sonra ykld.

O halde bunun sebebi nedir? Sebebi udur. Türkler gittikleri yere kendi medeniyetlerinin ve kültürlerinin en banda adaleti götürüyorlard. Bunun srr âdil olabilmektir. Adaletimiz pâyidâr olduu müddetçe bu böyle devam etmitir.

Bir Rum müellifi diyor ki: Birinci Murad Hüdâvendigâr. Edirne’yi kuattnda mevsim yazdr ve üzümler de olmutur. ehirden ve civardaki balardan herkes Türkler geldi diye korkup kaçmtr. Fakat Edirne’yi almz. Herkese emniyet gelmi ve halk da geri dönmütür. Tabii ki balar olanlar da balarna komutur. Bakmlar ki, kütüklerde üzüm kalmam. Türkler hepsini koparp yemiler. Lâkin ne görsünler? Her kütüün dibinde paralar duruyor. Elbette bizden emin olarak sahipleri gelince paralarn alsnlar, haklar kalmasn, demiler. Bu ne yüksek bir adalet duygusudur? Esasen bir memlekette adaletin ba art, herkesin birbirine kar âdil olmasdr.

Fatih Sultan Mehmet, stanbul’u fethedince yine ayn adalet en öne geçiyor. Her eyden önce stanbul’a o yerleiyor. nsan haklar koruma altna alnyor. Bunun en büyük misali, Hristiyan reâyâya dini muhtariyet (özerklik) verilmesidir. Batllar, o devire ve en büyük ahsiyetlerine hücum ederlerken bunu düünsünler. Medeni dünyada ve bu yirminci asrda ne hakszlklar yapldn hep görüyoruz. Günümüzde, milletleraras münasebetlerde adaletin uygulanmamas, bugünkü vaziyetin ne kadar sakat ve devamsz olacann bir ifadesidir. Hâlbuki on beinci asrda bizde böyle deildi. O devrin adaletine bir misal verelim ve bunu halkn azndan dinleyelim.

Fatih Sultan Mehmet, stanbul’u aldktan sonra bir gün ehirde dolarken mahzen gibi bir yerden inilti sesleri duyuyor. Adamlar oraya gidince perian vaziyette iki papaz ile karlayorlar. Niçin hapsedildiklerini soruyorlar. Papazlar, biz mparator Konstantin’e müracaat ederek, memleketin gerilemesine ve bu hale dümemize sebep hep adaletsizliktir. Adaleti tesis et, dedik. O da kzd ve bizi hapsetti. Bizimkiler papazlara, artk buradan çkn dediklerinde, biz yerimizden memnunuz. Adalet olmayan yerde artk bizim iimiz yok, bizi rahat brakn, diye cevap verdiler.

Durum Fatih’e bildiriliyor. Padiah, onlar huzuruma getirin emrini veriyor. Papazlar temizleyip yanna getiriyorlar. Fatih, önce bunlarn böyle doru konumalarndan memnun olduunu söylüyor. Daha sonra memleketi dolamalarn ve adalete aykr bir durumla karlarlarsa, derhal bildirmelerini emrediyor.

ki papaz yola revan oluyor. Evvelâ Bursa’ya gidiyorlar. Ne yapalm diye düünürken, mahkemeye gidip dâvâ dinleyelim diye karar veriyorlar. öyle bir dâvâ dinliyorlar. Bir dâvâc diyor ki: Efendim, bu adam bana bir at satt. Fakat solungandr, demedi. Sk sk hastalanyordu. Durum böyle olunca al-verii bozmanz için size kotum. Fakat siz makamnzda yoktunuz. Döndüm, baktm ki at ölmü. Ben imdi hakkm aryorum.

Hâkim öyle hüküm veriyor:

-Ben yerimde olsaydm bu al-verii bozacaktm. Fakat yerimde bulunmamam dolaysyla adaleti hemen yerine getirme imkân olmad. At da öldü. Dolaysyla suçlu olan benim. Atn bedelini ben ödeyeceim.

Hâkim, kaç para ise verir ve dâvây halleder. ki papaz bir süre birbirine baktktan sonra oradan ayrlr. imdi ne yapalm, dedikten hemen sonra znik’e gitmeye karar verirler.

znik’te bir adam, kendisine bir tarla satan ahs, öyle bir sebepten dolay dâvâ etmektedir. Der ki:

-Efendim, ben bu adamdan bir tarla satn aldm. Ekin için sürerken bir yerinde bir define çkt. Götürdüm verdim. Almad. Bu, benim hakkm deil, dedi. O da ben tarlann sadece üstünü deil, altn da sattm, define senindir dedi. Ben de senden tarla aldm, fakat altndan çkan defineyi alamam, o senin hakkndr, dedim ama bir türlü kabul etmedi. Ben de aramzda geçen anlamazl çözüme kavuturmak için size geldim, deyince hâkim hayretler içinde kalr ve öyle karar verir:

-Öyleyse aranzda yar yarya taksim edin. Tarlay alan adam bu hükümden memnun olmamtr. Zira tarlay satan ahsn bunu tamamen almamasndan muzdariptir. Ama eriatn hükmü de böyledir der ve karara boyun eer.

Papazlar yine birbirlerine akn akn bakarlar. Nereye gitsek adalet böyle tecelli ediyor. Yeter, daha ne diye dolaalm. Hemen gidip yeni padiahmza haber verelim deyip stanbul’a varrlar. Huzûra çkp gördüklerini teker teker anlatrlar. Nereye gittiysek hep adaletle karlatk. Eer memlekette adalet devaml böyle uygulanrsa daima ilerlersiniz, derler.

te efendim, merhum Süheyl Ünver Hoca, bu yazy 29.5.1953 tarihli Yeni Sabah gazetesinde yaymlyor, Haziran 1957 tarihli Aylk Meslek ve Sanat Dergisi olan “Petek” de iktibas ediyor. Hounuza gideceini tahmin ettiim için ben de siz deerli okuyucularmla paylamak istedim.

“Hakk’n olur adâleti her yerde münceli
Âhir bulur fenâlk edenler cezâsn”

Nasûhî

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dursun Gürlek
30-04-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
PAPAZLARI HAYRAN BIRAKAN ÝSLÂM ADALETÝ
Online Kii: 24
Bu Gn: 721 || Bu Ay: 5.813 || Toplam Ziyareti: 2.928.923 || Toplam Tklanma: 58.614.175