
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 575 |

Hem fethin yldönümü hem de üstad Necip Fazl Ksakürek’in vefatnn 40. sene-i devriyesi münasebetiyle yazdm yazlara bugün de devam ediyorum. Fethin anlam üzerinde younlaacam…
FATH SULTAN VE NECP FAZIL: K ÖNCÜ HAKKAT MEDENYET YOLCUSU
“Eer stanbul fethedilmeseydi ve Osmanl güçlenerek tarih sahnesine çkmasayd, slâm medeniyeti sanki yok olmann eiine gelmek üzere gibiydi.”
Bu tespit, bizden birine deil, Batl bir tarih felsefecisine, Arnold Toynbee’ye ait.
Osmanl’nn stanbul’u fethinin, yaadmz birinci medeniyet buhrannn almas sürecinde oynad tarihî rolün, hem slâm tarihinde, hem Avrupa tarihinde, hem de insanlk tarihindeki sonuçlarn -dardan bir gözle- belki de bizden daha iyi farkedebilmi bir tarih felsefecisi, Toynbee.
Ayn ekilde, üstad Necip Fazl’n, bu ülkenin aydnlarnn slâm’la yeniden muhkem bir iliki kurmalarnda oynad o kilit rolün de henüz farknda deiliz.
Oysa, slâm medeniyetinin tarihten silinmek üzere olduu bir zaman diliminde, birinci büyük medeniyet krizini bütün iliklerimize kadar yaadmz bir yokolu mevsiminde slâm medeniyetini yeniden dirilten ve ayaa kaldran stanbul’un fatihi Fatih Sultan Mehmed ile, birincisinden daha iddetli bir krizin, müslümanlar olarak tarihte ilk defa yaadmz bir fetret döneminin eiine sürüklendiimiz ikinci büyük medeniyet buhrannn slâm’n tarihin yaplmasnda kilit rol oynayan aktörlerden biri olarak tarihten çekilmesine yol açan, bizim yokolmann eiine gelmemize neden olan ve tam bin yl boyunca insanln ufku ve umudu olmu “Anadolu ktas”n tastamam bir ruhsuzluklar ülkesine, bir “çorak ülke”ye dönütürülen Türkiye”nin hilkat garibelerini andran aydnlar arasnda “Büyük Dou” gibi bir medeniyet kvlcmnn fitilini ateleyen, bize ruh üfleyen, gönüllerimizin ve zihinlerimizin fatihi / dirilticisi Necip Fazl’n kiilikleri ve “eylem”leri arasnda bugüne kadar gözard ettiimiz çok büyük, “kkrtc”, zihin açc paralellikler var.
Hâl böyleyken, stanbul’un fethinin sadece lokalize törenlerle, üstad Necip Fazl’n vefatnnsa yalnzca bir iki etkinlikle hatrlanmas, oldukça ac verici ve düündürücüdür.
FETH, VARED YOLCULUU; GAL, YOKED “ÇAPULCULUU”
Sanki bu unutkanlmz, zihin ve hafza kaybmz yetmiyormu gibi bir de tersi dönmü ahmak birilerinin fethi igal ile özdeletirme sl ve soysuzluu sergilemeleri karsnda insann nutku kesiliyor gerçekten. O yüzden Fatih Sultan Mehmed ile üstad Necip Fazl’n “fetih”leri ve “fatihlik”leri meselesine geçmeden önce fetih ile igalin neden esas itibariyle aslâ birbiriyle alakâs bile olmayan iki farkl eylem biçimi olduunu gösterme mecburiyeti hissediyorum.
Moollarn Dou’da terör havas estirdikleri, Avrupal haydutlarn ve barbarlarn ise Amerika ve Afrika ktasndaki medeniyetlerin kökünü kazmakla itigal ettikleri bir zaman diliminde Osmanl’nn gönülleri fetheden medeniyet atlm, pagan uygarlklarla vahiy medeniyetleri arasndaki fark çok iyi gözler önüne seren bir hâdisedir.
Fethi, igal ile özdeletirmeye kalkmak sadece tersi dönmü ahmaklara özgü bir pergelini armlk hâli ve göstergesidir: Tersi dönmü ahmaklarn, fethi, kefer-i fecere’nin igaliyle, sömürgecilikleriyle kartracak kadar kafalar igal, zihinleri de idi edilmi olabilir...
Oysa fetih, her eyden önce, fatihlerin ve mücahidlerin nefisleriyle kran krana giritikleri bir nefs terbiye ve tezkiyesinin, bir arnma, bir kendini tanma, zaaflarn ama ve kendinden tamann addr. Fetih, zorlu bir çilenin, üstad Necip Fazl’n deyiiyle “bir olu srr” çilesinin hem ad, hem de eseridir.
FETH, BÜYÜK RÜYALARIN ÇOCUUDUR
Fetih, büyük rüyalar sonrasnda hayat bulur; igal ise amansz ve acmasz hayallerin zuhûrat ve vukûat olan er-eytan bir eylemdir. Lewis Mumford’n 20. yüzyln balarnda, smet Özel’in ise sonlarnda dikkat çektikleri gibi hayal, dünyevî bir serkelik, sarholuk ve “uyanklk” hâlidir; rüya ise öte kaygsnn, sâhibini ötelere, ötelerin ötesine ulama azmi ve cehdi ile harekete geçiren bir ayklk ve varolu hâli; derûnî “bir olu srr”dr.
gal, hayalcilerin ii ve megalesidir; fetih ise büyük rüyalar gören gönül “er”lerinin, insan kendi varolu srrna erdiren gazâ ve cehdlerinin ii.
galciler, hayalperest ve maceraperest kiilerdir. Bu nedenledir ki, igalcilerin yaptklar her iin, attklar her admn, gördükleri her büyük hayalin hayalete dönümesi, hayat zehir etmesi kaçnlmazdr.
Oysa büyük rüyalarn adam olan fatihlerin attklar her admn, yaptklar her iin, sadece insanlara deil, her eye, her varla hayat bahetmesi tabiîdir.
Örnein, Avrupal hayalperest ve maceraperestlerin giriimleri 1492 ylnda hem Endülüs’ün, hem de Amerika ktasnn igaliyle ve igal edilen topraklardaki medeniyetlerin köklerinin kaznmas ve kurutulmasyla sonuçlanmtr. Oysa Müslümanlarn spanya’y fetihleri, bir hayalperestliin ve maceraperestliin ürünü olmad için spanya’da hem yepyeni bir medeniyetin çiçeklenmesiyle, hem de orada varolan dier dinlerin ve kültürlerin hayat bulmalaryla neticelenmitir.
Yine bu nedenledir ki, Endülüs, Avrupal maceraperestler ve “barbar”lar tarafndan igal edildiinde, igalcilerin estirdii terör havas, hem bu barbarlarn, insanln ilim, kültür, düünce ve sanat zirvesinin aheserlerini ortaya koyan Endülüs medeniyetini gözlerini krpmadan yerle bir ederek yoketmelerine neden olmu, hem de bu terör havasndan kurtulmak isteyenlerin slâm medeniyetinin parlayan ve yükselen yeni yldz olan bir baka slâm yurduna, “bar / slâm” ve adalet yurdu Osmanl ülkesine snarak hayatlarn ve dünyalarn emniyet ve güven altna alabilmeleri mümkün olabilmitir.
Görüldüü gibi, igal ile fetih’i ayn eylermi gibi görmek ve göstermek büyük bir gaflet, dalalet ve cehâlettir: Çünkü igal, hayalcilerin tahrip ve ykm eylemidir; oysa fetih, hayata ruh katan, insana olu ve varolu srrn kefettiren, herkese ve her eye hayat baheden bir büyük rüyann tahakkuk etmesi, “bar / slâm”, esenlik ve adalet yurdunun tesis edilmesi fiilidir.
Vesselâm.
Yazar: Yusuf Kaplan |
23-06-23 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||