HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 583
Yazar: Mustafa Yürekli
DÝN, AHLÂK VE HUKÛK BÜTÜNLÜÐÜNÜ BOZMAK

DN, AHLÂK VE HUKÛK BÜTÜNLÜÜNÜ BOZMAKSiyaset düüncesi, birey, toplum ve devlet arasnda düzen, karmaa ve ütopya durumlarn açklar. Tarih ahittir ki toplum hayatnn mutlak anlamda bir çatmayla devam etmesi mümkün deildir. Çünkü birey, toplum ve devlet arasnda ilikileri düzenleyen bir takm kurallara ihtiyaç vardr.

Kural koyucu, kural ile toplumsal hayatta hak ve görevleri belirler. Bir baka deyile toplumsal hayatta hak ve görevler kurallarla belirlenir. Bu yüzdendir ki kuraln nereden doduu; yani hakk tanyan ya da vazifeyi verenin din, ahlak ve hukuktan hangi kurumun olduu, bir baka ifadeyle onun kaynann ne olduu; bu kural koyan kurumlarn birbirleriyle nasl bir iliki içinde bulunduklar, bütünleme ilikisi içinde mi çözülme ilikisi içinde mi olduklar önemli bir husustur. Dolaysyla ilim adamlarnn dikkatini çekmitir; ateli bir tartmann konusu olmulardr.

Kurallar sadece hak ve vazifeleri belirlemeyle yetinmez, hakka saygy temin edecek görevin ihmalini önleyecek mekanizmalar da olutururlar. Çünkü kural bir amaç için vardr ve her kural bir ihtiyacn karldr. Bunun salanmas için de itaat ister, bu onun doal yapsnn bir gereidir. Burada itaatin saiki önemlidir.

te tam bu noktada u sorulara verilecek cevaplar önem kazanr: Kural koyucu kimdir? Kural koyan kurumun kuraln ilevselliini salayacak mekanizmalar nelerdir? Mesela kuraln müeyyidesi nedir? Normatif müesseselerin birbirleriyle ilikisi nasldr? Her bir müessesenin yani din-ahlâk-hukukun ayn davran biçimi için belirledii hükümler tezat tekil etmekte midir? Yoksa uyum mu göstermektedir? Bir davrann ahlaki olanla hukuki olann ayran ölçüt nedir?

DN, AHLAK VE HUKUK BÜTÜNLÜÜ

Toplum ve kural, birbirlerinin varlk sebebi olacak kadar sk iliki içindedir. Öyle ki kuralsz toplumun ayakta kalma ans olmad gibi toplumun bulunmad yerde de kuraldan bahsedilemez, bir anlam yoktur.

Allahu Teala, yaratma hakknn gerei olarak kural koyucudur. Bu yüzden toplum demek, bir peygamberin ümmeti demektir; ümmet ve eriat/hukuk birbirlerinin varlk sebebidir. Tarihin balangcndan bugüne kadar vahiyle temellendirilmi topluma slam milleti denilmitir; millet genel isimdir, ümmet, kronolojik, peygambere göre, içten, dönemsel adlandrmalardr.

Allahu Teala, buyruklarnn toplam olan dini, birey, toplum ve devlet arasndaki çatmaya son vermek, insan, bara, yüksek kültüre, iki dünya mutluluu demek olan medeniyete ulatrmak için bildirmektedir.

lahi iradeyi; a)bireysel, b)ortak/sosyal ve c)resmi irade/devlet haline getirmek balamnda ilahi düzen olan medeniyet, sadece slam dinidir.

Allah, vahiy ve peygamber olmadan medeniyetten bahsedilemez; gücü yeten yetene yaayan beer, aklyla medeniyet kuramaz. Din merkezli medeniyet, insan ilikilerinde aydnlk, bilinçlilik, erdem, temizlik, dierkamlk, sevgi, dayanma, bar ve mutluluk demektir.

Din, Allah’n peygamberleri araclyla insanlara bildirdii buyruklarn toplamdr; asli hüviyetini muhafaza eden ve Allah katnda geçerli olan tek din slam’dr.

Yahudilik ve Hristiyanlk tahrif edilmitir; muharref olular da din, ahlak ve hukuk bütünlüünün bozulmu olmasndan bellidir. Yahudilik, ahlaki temelden yoksun kalm, tamamen politiklemi hukuktur; yani Yahudilik ahlaksz siyasettir. Hristiyanlk ise, insann kötü oluuna odaklanmaktan hukuk eklini alamam bir ahlak öretisidir; yani siyasetsiz ahlaktr.

slam, hak din olarak insann Allah’la, hemcinsleriyle ve âlemle ilikilerini belirleyen bir kurallar bütünüdür. nanç ve deerlerin bireysel ve sosyal boyutta yaam biçimi haline gelmesi, ahlak oluturur. Hukuk da ahlak ad verilen söz konusu hayat tarzn kanuna dönütürür.

ADALET VE FAZLET

slam açsndan bakldnda her üç kurum, din, ahlak ve hukuk normatiftir; amaç birliine sahiptirler.

Din, ahlak ve hukuk, insan davranlarn konu alr. Ancak hukuk onun kurala uygunluunu denetler, din ve ahlak ise saik, kast, niyetle ilgilenir. Bu açdan ahlak içe dönük (otonom) hukuk da da (heterenom) dönük bir disiplindir.

Bu üç kurumun, din, ahlak ve hukukun araç ve ilevleri farkldr. Bir davran biçimi için üçünün talep ve tayin ettii müeyyideler de farkldr. Dinin günah sayd; ahlakn kötü, toplumun ayp telakki ettii; hukukun da maddi müeyyide öngördüü bir yasaa uymada büyük titizlik gösterilir. Dinin, emre uyanlar ve yasaklardan kaçnanlar için belirledii bir de ödül/mükâfât (sevâb) söz konusudur.

Eer bir kimse kanuni müeyyideden dolay borcunu vaktinde ödüyorsa bu hukuka uygundur. Çünkü hukuk, bir görevin kurala uygun olarak vaktinde yerine getirilmesini talep eder. Ahlak ise ayn davran görev telakki etmeyi emreder.

Ahlak ile hukuk arasnda ayrc bir çizgi vardr: Bir davrann ahlaki olabilmesi için onun içselletirilmesi, kiilik özelliine dönümesi ve bir sosyal beceri olarak kazanlmas, bir yaam biçimi olarak benimsenmesi, iyi niyetle yaplmas gerekir. Hukukun amir hükmü olmasa da ayn davran sergilenecekse ite bu ahlakidir. Zaaflarn terbiye edilip dizginlenemedii ve harici bir müeyyide ile kontrol edildii durumlarda ahlak olumu saylmaz. Bu sebeple bilinçli kabulün olmad ve vicdann devreye girmedii davran müstekar / yerleik hale gelmediinden ahlak halini almaz. Bir bakasnn iradesini merkeze alarak (maddi-manevi müeyyideden çekinme gibi) hareket etmek de ahlaki olamaz.

Hukukun nihai gayesi olan adalet ayn zamanda dini ve ahlâkî bir karakter tar. Ancak ahlâkn adalet anlaynda vazifeyi aan bir boyut daha vardr ki o da fazilettir. Fazilet, vazifenin üzerinde bir deerle hareket etmeyi, hak sahibine hakkndan fazlasyla ve gönül cokusuyla, nezaketle muameleyi gerektirir.

Söz gelimi, bir ahsn borcunu belirlenen tarihte ve anlamaya uygun biçimde ifas hukukun gereidir. Burada borcun edas hukukun amir hükmünün yerine getirilmesi dolaysyla icra takibinden kurtulmak amacyla yaplmsa bu ilem kanuna uygundur, hukukidir. Kanunun emredici gücü bir yana borçlunun borcunu ödemeyi bir vazife telakki ederek yaam biçimine dönütürmesi ve bu sâikle ödemesi ise ahlakidir. Borcun zamanndan önce ve fazlasyla ödenmesi ise fazilettir. Bu da dinin tevik ettii bir davrantr. Örnein borç verenin ödeme zaman geldiinde alacaklsndan bunu talebi hukuken hakkdr. Borçlu ödeyemese de tahsilât yollarn aratrabilir. Ama süreyi uzatmak ahlaki bir davrantr, yani iyiliktir. Balayvermek ise fazilettir (Kur’an, 2; 280).

Bu nedenle Batclk, modernleme ve çadalama denilen din, ahlak ve hukuk bütünlüünü bozmak, toplumu çözmek olmutur. Söz konusu sosyal çözülme durdurulamyorsa, Allah korusun devlet kapanr ve vatan elde çkar. Dolaysyla hzla eskiden olduu gibi din, ahlak ve hukuk bütünlüünü yeniden salamak zorundayz.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mustafa Yürekli
30-07-23
E mail: haber7.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
DÝN, AHLÂK VE HUKÛK BÜTÜNLÜÐÜNÜ BOZMAK
Online Kii: 37
Bu Gn: 638 || Bu Ay: 5.730 || Toplam Ziyareti: 2.928.813 || Toplam Tklanma: 58.611.757