
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 433 |
Kz okullar meselesi
Sadece kzlarn gittii okul açmak için ileri sürülen sebebin “kz çocuklarnn okullamas salamak” olarak açklanmas ve 2019 ylnda deklare edilen kadn üniversitesi açma gayretlerinin neden akamete urad bir yana böyle bir üniversite açabilmek için Japonya’nn örnek gösterilmesi hâlâ anormal bir halin devam ettiini gösteriyor ülkemizde. htiyacn ve çözümlerin kültürümüzün referansyla deil de baka saikler öne sürülerek giderilmeye çallmas hazin bir durumdur.
Bu tür tutum ve davranlarn sergilenmesinin nedeni, tahmin edilebilecei gibi, o bilindik baz gazetelerin, televizyon kanallarnn ve partilerin errinden korunmak içindir. Böylelikle bu mihraklarn müesses nizamn bekçisi olduu, sadece bekçi deil belki de sahibi olduu zmnen kabullenilmi olunurken dier yandan kirac psikolojisi halinin de devam ettii görülüyor. Sadece yöneticilerin deil, onlarn ellerini rahatlatmak için yaplan demokratik zemin ayarlamalar babndaki anketler de bu psikolojinin bir göstergesidir. Bu tablonun gösterdii en yaln gerçek ise kaç yl iktidar olunursa olunsun eitimi ve kültürü ekonomi ve teknolojiden daha önemli ve hayati bir mesele olarak görmeden muktedir olunamayacadr.
Bu nedenle deklare edilen devrimci muhafazakârlklara ramen mevcut eitim yöneticilerinin i ve ilemlerinde belirli mahfillerin ne diyeceini düünüyor olmalar empatik yönetime inandklarndan dolay deil bilinçaltlarnda hâlâ emanetçi olarak orda olduklarna inanyor olmalarndan kaynaklanyor. nsann bir i yaparken bundan etkilenecek tüm kesimleri dikkate almas normal ama ayn insann bir i yaparken sadece bir kesimin tavrnn olumsuzluundan çekinmesi anormaldir. Bu bir tedbir deil kendine güven problemidir.
Türkiye’de muhafazakârlarn esas sorunu bir eyleri muhafaza ettiklerini sanmalardr. Tarih, inanm bir insann muhafazakâr olduuna ahit olmamtr. Çünkü iman kyam ister. Öte yandan Türkiye’de muhafazakârlk deil tutuculuk vardr ve müesses nizamn söz konusu bekçileri kelimenin tam anlamyla tutucu muhafazakârlardr. Bu kesimin nicelik olarak az ya da çok olmalarnn bir anlam yok ama sahiplenme duygusunu yanstmadaki baars (!) öteden beri iktidar olan herkese sirayet ediyor. Bu baar elbette küresel müesses nizamn yerel bekçiliinden kaynaklanyor.
Türkiye’deki kavramlar balamnda kafa karklnn ana nedeni, müesses nizamn bekçisi olarak kendilerini deklare eden batclarn kavramlar ifal etmeleri ve ardndan herkese benimsetmeleridir. Bundan dolay muhafazakârlk kavram yanl bir ekilde Müslümanlarn üzerine atld ve ne yazk ki Müslümanlar da buna kail oldu. Müslümanlar hâlâ Müslüman kavramn içlerine sindirebilmi de deiller. Türkiye’de eitimin sömürgeci ruhundan ve biçiminden kurtulamamasnn ana nedeni inananlarn inandklarna iman etmemeleri ve bunun sonucunda oluan emanetçi hissini içlerinden atamamalardr. Bundan dolay anayasal ve yasal olarak açlmasnda hiçbir engel olmad gibi tam tersine tevik edilen bir okul çeidinin açlabilmesini deklare etme; müesses nizamn bekçileri olduunu sananlarn ne dediini önemseme ve emanetçi duygusunu yönetiim zannetme yanll sürekli yaplyor. Kz okullar tartmas bize 20 yl akn dile getirilen yerli ve milli söylemlere ramen Türkiye’nin eitiminin Türk eitimi olmadn bir kez daha göstermitir. Nitekim kz okullar tartmas yine o bilindik “yanl anlalma”yla neticelenmitir. in en trajikomik yan ise son yirmi yl içinde, öteden beri var olan kz okullarnn (http://maol.meb.gov.tr/Download_Files/ant_kiz_meslek_lisesi.pdf) kapatlp (https://www.hurriyet.com.tr/gundem/64-lise-turu-kapatildi-10611497) karma eitime dönütürülmü olmasdr.
Yazar: Ýsmail Aydoðan |
07-08-23 |
||
| E mail: maarifinsesi.com | Tweet | ||