
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 506 |
Bir dervi olsaydm, olabilseydim eer, kapnn açlmasyla açlmamas arasnda bir fark olmadn bilmezdim sade. Kapnn olup olmamas arasnda bir fark olmadn da bilirdim. Hiçbir sorunun cevabn kendisinin dnda, ötesinde arayan biri olmazdm çünkü bir dervi olsam. Dahas, sorunun aslnda cevapla ayn ey olduunu da hissederdim ta derinde bir yerde. Yandmla yakldm, durduumla ykldm bir olurdu çünkü Bir’den baka hiçbir ey olmazd.
Derler ki, adamn biri bir gün hamama gitmi. Belli ki ykanp paklanacak, “yundum da geldim” diyecek. Orada, bir kildann içinde büyük bir parça kil görmü. “Kirimi yumaya lazm olsa gerek” deyip bir avuç alm kilden. Bir de baksa görse nedir? Daha önce koktuunu hiç ama hiç hissetmedii kil öyle bir kokar ki nergisin kokusu da öyle deil, lavantann kokusu da. Meraklanp sormu kile: “Niyedir böyle güzel kokuun?” Eyitmi kil: “Bir dem gülle birlikte oldum da ondan kokarm.”
Bir dervi olsaydm, olabilseydim, kapnn açlp açlmamasyla deil, kapnn olup olmamasyla bile deil, sadece bir dem gülle olmann derdiyle yanar yaklr, söyler çrrdm. Ol çada belki dilim dahi çözülekordu da derdim diyeceim derdimi: “Benligüm benden koyayn senün kohun duyayn / Bunca zamân ben kul iken sultân olayn bir zamân”
Bir ak olsaydm, olabilseydim eer, kapy duvardan ayran asl hususiyetin “açlabilme ihtimali” olduunu da bilir, hissederdim. Haa: Kap açlsa da olurdu açlmasa da eer aklardan olsa idim. “Açlsa vuslat, açlmasa hikmet” der susardm. Gah gözümden kanlu ya aktp Yakup gibi yol gözlerdim, gah- Mecnun olur da enimde kekülümle Leyla yolun gözlerdim.
Bilinen eydir. “Araplarn prensi” diye çarlan Musab, günlerce kaçm Peygamberimiz’den. Biliyormu çünkü onunla karlarsa o kap açlacak ve Musab, o kapdan geçecek. Demlerden bir dem bir köeyi dönende Fahrikainat Efendimiz “gel” demi ona. Serivermi hrkasn çkarp yere. kisi svermiler o hrkaya. Musab, öyle anlatacak sonradan: “O hrkaya kafir oturup Müslüman kalktm.” Ve bilinen eydir: Araplarn prensi, Mekke’nin en zengini, en yakkls Musab; sokaa çktnda tüm kzlarn “belki bize bakar” diye pencerelere koutuu Musab bir gün Medine’de mescide gelir. Öyle fakirdir ki, üzerini örtsün diye bulabildii bez parças, avret mahallini güç bela kapatt için meclisteki sahabeler balarn yere eer. Musab, Efendimiz’in dizinin dibine oturur. Efendimiz onun saçlarn okar, iltifatlar eder. Ve sorar: “Naslsn Musab?” Ve cevap verir Musab: “Allah’a ükürler olsun.” imdi unuttum hangi sahabenin söylediini ama bir sahabe öyle der bu cevap üzerine: “Vallahi hayatm boyunca bir kez Musab’n ükrettii gibi ükredebilsem cenneti umut ederim.”
Bir ak olsaydm, olabilseydim, ükrederdim en çok. Varlna da, yokluuna da, nazna da, tuzuna da, tebessümüne de, öfkesine de ükrederdim. Çünkü bilirdim ki an derdi maukla bile deil. Akla bile deil. An derdi kendisiyle. Yanmasyla. Demlenmesiyle.
Bir kap olsaydm, olabilseydim eer, beni açmann srrn beni gerçekten açmak isteyene fa ederdim, gayrsna deil. Onat fehmet iin burasn ki gayetle mühim ve de pek çetrefil meseledir. Bir anahtar açabilir bir kapy. Bir tekme açabilir. Bir omuz açabilir. Bir koçba parçalayabilir.
Derler ki, tekfurun kz rüyasna giren o delikanly surlarn önünde görünce akl batan uçmu gitmi de gece gizliden gizliye “ay hanm, ne olacaksa ko olsun” diyerek salvermi halat burçlardan. Abdurrahman Gazi trmanm da sarlvermi tekfur kzna. Sonra inip kapy açm ki fetih müyesser ola.
Bir kap olsaydm, olabilseydim “beni açmak için krmana gerek yok, parçalamana gerek yok, tekmelemene gerek yok” derdim beni açmak isteyene. “Yeteri kadar güzel bakarsan o halat sarktlr sana ve sen de beni dilediince açabilirsin” derdim.
Vay hayf ki ne derviim, ne am, ne kapym. Derviin kuanda teber, an gözünde ya, kapnn kalbinde tokmak dahi deilim. Öylece bolukta asl bir ruhum alt üstü. Ne bir dem gülle birlikte oldum, ne halime ta derinden ükrettim, ne açldm kimselere.
Hay’dan gelipdururum o belli. Hu’ya gidipdururum, o dahi belli. Gayrsna da yokdurur mecalim. Balaman dilerim.
Yazar: Ýsmail Kýlýçarslan |
13-08-23 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||