
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 375 |
Bat’da özellikle küreselleme ile birlikte daha da görünür olan slamofobik eilimler son dönemde ar sa ve popülist söylemlerle yeniden gündemde. Ar san güçlenmesine paralel olarak merkezdeki partilerin de benzer söylemleri kullanmas slamofobik tutumun normallemesine hizmet etmektedir. Nitekim 2021’de Fransa’da Cumhurbakanl için yaran Marine Le Pen ve Eric Zemmour’un yabanc kart söylemleri youn bir etkileim ald gerekçesiyle Macron tarafndan da kullanlm ve bu söylem sradanlatrlmtr. Uzun yllardr gündemde olan bu sorunun sadece Bat’ya özgü olmad ve Müslüman toplumlarda da yerli bir slamofobik eilimin varl üzerine ciddi tartmalar yaplmaktadr. Demografik açdan kurucu unsurun Müslüman olduu bir toplumda neden ve nasl bir slamofobik eilim ortaya çkmaktadr sorusu Türkiye ve dier birçok Müslüman ülkede var olan bu sosyo-politik problemin anlalmasna katk salayacaktr.
Müslüman toplumlar ve modernleme sorunu
Müslüman toplumlarda slamofobik siyasetin iki temel kategori ve bu kategorilerin modernleme tecrübeleri üzerinden izah edilebilecei kanaatindeyim. Birincisi Msr, Tunus ve Cezayir gibi dorudan sömürgeletirilmi ülkelerdeki kurucu elitin slam’la kurduu sorunlu iliki. kincisi ise dorudan sömürge olmamasna ramen kat ve laikçi bir modernleme siyasetiyle slam’n modernliin karsnda bir engel olarak görüldüü Türkiye ve ran örnekleri. Her iki kategorideki kurucu elit, slam’n moderniteye yani gelimeye aykr bir din olduunu iddia etmi ve kat bir modernleme politikas benimsemilerdir.
Bu perspektifte, din-devlet ilikileri de Fransz tecrübesi üzerinden yorumlanm ve uygulamalarda zaman zaman bu tecrübenin daha kat boyutlar sergilenmitir. Laikliin siyasi ihtiyaçlar gözetilerek tanmlanmas ise dini özgürlüklerin kamusal alann dna çkartlmasnda etkili olmutur. 80’li yllardan sonra mahkemelerin, baörtüsünün yükseköretimde serbest braklmasn talep eden birçok kararn reddinde laikliin bu yorumunu kullanmas bu balamda önemlidir. Nitekim AK Parti hükümetleri döneminde baörtüsünün kamusal alanda serbest olmasna yönelik admlar her zaman laiklik üzerinden tartlm ve dini göstergeler laiklie yönelik bir tehdit içerdii varsaylarak engellenmeye çallmtr. 2007 ylnda yaplan Cumhurbakanl seçimlerindeki baörtüsü tartmalar, AK Parti’nin 2013 ylnda baörtüsü yasan kapsayan bir demokratikleme paketinin karlat sorunlar bize bu alandaki vesayetin ne denli kat olduunu da göstermektedir. 2013 ylnda Ercan Akyol’un baörtülü hakim ve savc olabilir mi tartmalarna istinaden çizdii slamofobik karikatür, o dönem konuyla ilgili tartmalarn hangi seviyede olduunu görmemiz açsndan önemli bir örnekliktir. Son yllarda merkez-çevre ilikilerinin dönüümüyle birlikte kimliksel göstergelerin kamusal alanda daha fazla temsil edilmesi slamofobik eilim ve saldrlarn younlamasna neden olmaktadr.
Türkiye örnei ve devam eden slamofobi
Geçtiimiz günlerde Kocaeli’nde bir minibüste çekilen görüntüler, Türkiye’de bir yerli slamofobi sorunu olup olmad sorusunu gündeme getirmitir. Otobüsteki bir kadn önünde oturan çarafl bir dier yolcuya “Nerelisin? Buras Türkiye Cumhuriyeti, burada böyle yaanmyor. Peçeni al git, baka ülkede yaa” diyerek barm ve otobüsün içindeki dier yolculardan tepki gelince geri çekilmek durumunda kalmtr. Olayn bir adli sürece dönümesi ve Türkiye kamuoyunda ciddi bir biçimde tartlmas, yaanan bu olayn müstakil bir vaka m yoksa Türkiye’de yerleik bir hal alan sosyolojik bir sorun mu olduu tartmalarna neden olmutur.
Türkiye’de son dönemde toplumsal alanda karlalan slamofobik eilimlerin medyatik temsillerine bakldnda, bu alandaki sorunlarn bireysel olmad açk biçimde görülmektedir. Özellikle sosyal medya platformlarndaki görünüm baz durumlarda konunun nasl normalletiini de göstermektedir. Örnein Eki Sözlük’te slam ve Müslümanlarla ilgili balk ve içeriklere bakldnda Bat’da var olan slamofobik tutumun benzer bir biçimde bu alanlarda karlk bulduu görülebilmektedir. Nitekim bahse konu sitede slam, tpk Bat’da birçok alanda olduu gibi terör ve iddetle özdeletirilerek konumlandrlmakta ve Müslümanlarn kutsallar yok saylarak ciddi tahriklere imza atlmaktadr.
Peçenin, çarafn ya da herhangi bir tesettür türünün Türkiye’ye ait olmad iddiasn savunanlarn temel argümanlar ya da referanslar, Türkiye’nin tarihsel tecrübelerine yönelik olmaktadr. Tanzimat sonrasnda balayan ve erken Cumhuriyet ile farkl bir görüntü kazanan modernleme tecrübesinin alternatif kamusallklar toplumsal alanda mahkum ettii gerçei, bugün kendisini gösteren slamofobik eilimlerin zeminini tekil etmektedir. Kocaeli örnei ve sosyal medyadaki birçok vaka bize Türkiye’de halen devam eden ciddi bir slamofobi sorunu olduu da açk biçimde göstermektedir. Nüfusunun kahir ekseriyetinin Müslüman olduu Türkiye gibi bir toplumda bu olaylarn neden yaand sorusunun cevab ise “binlerce yln yabancs bir sesin minarelere dedii” bir tarihsel tecrübenin nda analiz edilebilir hiç kukusuz.
Yazar: Turgay Yerlikaya |
24-08-23 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||