Orta yerinden sökülen yaz
Bir eyleri bir yerlere not almaya her kalktmda bunun belki biraz gülünç ama daha çok acnas bir taraf olduunu fark ediyorum ve küçük yakc tereddütler yayorum son zamanlarda. Bazen kalemi elimden braktm da oluyor. Trnaklarn dünyaya geçirmeye çalanlardan olmadm hiç, imdi ellerimi uzatmak bile gelmiyor içimden artk baz eylere. Bunca konuma çabas ne için, bunca anlatma gayreti? Dinleyen kim? Kulak veren samimiyetle? Seni duyabilmek için yolunu deitiren? Hem niye yapsnlar bunu? Ne var sende onlar bu kadar srarla sana yöneltecek? Söylenmi sözler, sadece sana söylenmese olmayacakm gibi gelen sözler... Söylenmese oluyor ite! Sen söyledin diye söylenmi de olmuyor zaten, havada baloncuk gibi patlayp gidiyor bütün kelimeler... Ko istersen pelerinden, baloncuklarn topla da götür evinde sakla! Yapabiliyor musun? Yok, sen kendine acyorsun sadece. Kendini taltif etmek için bir eyler arayp duruyorsun, geç bunlar! Zaten herkes geçti, sen de geç artk bir zahmet! Yerinde sayp gülünç olma! Kelimeler annda istiflenip alt alta üst üste raflara sralanrken, milyonlarca hayati ey milyonlarca baka hayati eyle yan yana getirilip rastgele ya da taammüden skartaya çkarlrken, ne önemi var artk böyle köhnemi sözlerin, güya kafa yorulmu bütün o ifadelerin, sanki insann bütün srlarn çözecekmi gibi kuruntuyla örülmü bütün o cümlelerin? Ses sesi örtüyor artk, söz sözü görünmez, duyulmaz klyor. nsan koca bir gürültüye dönüüyor giderek, insandan çkan her eyle birlikte. Kimse kimseyi aramazken bulmay ya da bulunmay beklemek ne kadar abes! Ve ne kadar ackl ve aslnda itici bekleyenlerin hali! nsan bir ezber artk, düünmeden tekrar edilen bir tekerleme... Sözden elbise dikmeye gayret edenler bil ki sinek avlayacak bundan böyle. Konfeksiyon çknca terzilere ne oldu? O olacak sözden elbise dikenlere de, insanlar üstlerine giyebilsinler diye. Hazr alnacak kyafet... O bizim üstümüze uymayacak, biz onun içine uyduracaz kendimizi. Hazr alnacak söz, anlam, tarif ve tasavvur... Birbirimize benzeyerek, daha çok benzeyerek, daha çok benzeyerek kurtulacaz ezberi bozan, bozmas ihtimal dâhilinde olan her eyden. Birimiz hepimiz gibi, hepimiz birimiz gibi... Hiza mesafe alm insanlarn insanca sürprizlerine kendini kapatm vasatlklar dünyas... Daha fazlasn arama, gözünün önüne konandan bakasn merak etme, artk hiç kimsenin sormad sorular sorma, uraya dokun, u tua bas, uraya gülümse, uraya sessiz harflerden bir kahkaha brak, geceyi tamamlayacak bir söz yumurtla, günü enlendirecek bir laf cambazl yap! Sana fotoopla cennetler kuracaz, ne istersin akasya aaçlar, kiraz çiçekleri, kuru yapraklar, tam arkana gürül gürül akan bir elale... ki tkta tamam her ey, istersen hayatn yoran her eyi kaldralm arka planndan, çok kolay, uradan yeni bir katman oluturuyorsun, falan filan... Ama insan? nsanlar? nsanlar kolay... Nasl birini istiyorsan söyle, sarn esmer... Romantik, aksiyoner... Dünyay gezmeye merakl, kendini gezmeye meraksz... u teknolojiyi dibine kadar kullanr, u münzevi, her eyden uzakta, ancak uydulardan eriilebilir bir kei, bar açk keten gömlekleri içinde kendini dünyalara sdramayan bir bilge... Varlk yokluktan ibaret diyen epeyce varlkl biri... Ne diyorsun bütün bunlara? Hiç! Hiç mi? Bak ite o çok trendy bir kavram bugünlerde, bunu kullanabiliriz, bunu papaan gibi tekrar edebiliriz. Tekrar her eydir, tekrar ede ede zihinlere yerleiyor her ey! Zaten hayat tekerrürden ibaret deil mi? Tamam ite, devam böyle! Kafaya takmalarn zaman geçti.
Bir eylere takmann, taklmann, bir tereddüde geceler ayrmann, bir kavrama kifayetsizce kementler atmann, kelimelerle oynamann, anlamlar ksk atete piirmenin, çay sonuna kadar içmenin, bir arknn sözlerinde kaybolup gitmenin, duvardaki bir noktaya oksijen tüpsüz dalp gitmenin, hava almak için dar çkmann, yamur içmenin, bulut yutmann, dalarn heybetine bakp kendinden geçmenin, bodoslama âk olup için için kavrulmann, lodoslama her yana savrulmann...