
| Kategori : / KÜLTÜR ve MEDENÝYET | Okunma Says: 4677 |
KSÜ Kültür ve Medeniyet Topluluu Muharrem Aynn 10. Günü “Medeniyetimizin Kaynaklar: Mâverâünnehir ve Ehlibeyt” balkl bir program düzenledi. Programda Medeniyetimize kaynaklk eden Maveraünnehir ve Ehl-i Beyt ilikisi vurguland.
16 Aralk 2010 (10 Muharrem) Saat 14:30’da KSÜ Avar Yerlekesi Prof Dr. Nafi Baytorun Konferans Salonu’nda gerçekletirilen programn konumacs Semerkand ve Mostar Dergileri yazar Ali Yurtgezen idi. Topluluk danman Ör. Gör. smail Göktürk’ün açln yapt programn ilk bölümünde Neyzen Metin spirolu’nun Nây- erif ve Ahmet Gürüzolu’nun yayl tambur icralar eliinde Ehl-i Beyt mersiyeleri okundu. Hattat Arif Yücel ve Cemal Ergün’ün sesleriyle revnak kattklar mersiyeleri Mehmet Yaar iir formunda seslendirdi.
Rektör yardmcs Prof.Dr. Uur Yldrm, BF dekan Prof Dr. A. Hamdi Aydn ve çok sayda öretim elemannn katld programa örenciler youn ilgi gösterdi. Program sonunda, Semerkand K.Mara dergi temsilciliinin hazrlad aure ikram yapld.
Programa konumac olarak katlan Ali Yurtgezen konumasnda, özetle u konular vurgulad. Horasan bölgesinin kadim kültürlere ev sahiplii yapan bir bölge olduunu, Kerbela facias ile andmz ehli beyt ve Haimoullar ile Ümeyye oullar arasndaki siyasal çekimelerden bizar olan ehlibeyt mensuplarnn siyasal çekimelerden uzak kalmak için maveraünnehir bölgesine gelmeleriyle, konumaktan öte, yaayarak temsil ettikleri slâm orada yaymalar ile medeniyetin filizlendiini dile getirdi. kinci Muaviye döneminde hicaz bölgesinde halifeliini ilan eden Abdullah ibn-i Zübeyr döneminde hicaz bölgesinde rahat edecekleri bir ortamn salanmasnda bile ehlibeyt mensuplar siyasal çekimelerden uzak kalmak için maveraünnehir bölgesini tercih etmilerdi. Çeitli siyasal görü ve inanlarn bir arada olduu maveraünnehirde “fitne” olarak adlandrlan bir durumdan nasl olup da saf bir slam anlaynn doduu konusunu Ali Yurtgezen öyle izah etti. “Fitne” kelimesi aslnda bir kuyumculuk terimi olup, saf altn ile curufun ayrt potann addr. Bu potada, islam “Muhsin” mertebesinde yaayp temsil eden ehlibeyt, hilm, efkat merhamet ve beyefendilikle örnek olarak; ama Efendimizin “bir elime ay, bir elime günei verseniz davamdan vazgeçmem” buyurmasnda olduu gibi islamn ölçülerinden asla taviz vermeyerek saf bir slam anlaynn temsilcileri olmulardr. Milletimiz slam' ehlibeytten saf haliyle örenmitir.
Maveraünnehir’de Hz. Hzr camii vardr. Oras “mecmaülbahreyn” diye adlandrlmaktadr. Bilindii gibi Kur’an'da Hz.Musa ile Hzr aleyhisselamn bulumas nakledilir. Onlarn bulutuu yer mecmaülbahreyn, yani iki denizin birletii yerdir. Maveraünnehir’de zahir ve batn ilimleri bir araya gelmitir. ki denizden kast iki ilim alandr. Mecmaülbahreyn’de baln canlanmas ab- hayat ile ilikilendirilir. Cenab- Hakk’n Hay ismi erifinin tecellisi olarak balk canlanmtr. Ab- hayat genellikle vahiy olarak nitelendirilir. nsann vahiyle dirilmesi sözkonusudur. Beer taraflarndan syrlarak ademiyeti ile öne çkmas ve gerçek dirilie ulamasdr.
Medeniyet kelimesinin etimolojisi üzerinde de duran Ali Yurtgezen, medeniyetin Medine kelimesinden türetildiini, asl Yesrip olan yerin, Efendimizin (slamn) gelmesi ile Medine olduunu vurgulad. Medine kelimesinin de deyn yani din kelimesinden türetildiini söyleyerek, dinin bir sorumluluk düzeni getirdiini söyledi. Yani dinin ölçüleri istikametinde sorumluluk içinde hareket eden mütedeyyin insanlarn medineyi yani medeniyeti ina ettiini söyledi. Medeniyet ina eden Müslümanlarn durumlarn da “Cibril hadisi” olarak bilinen hadisten hareketle anlatan Ali Yurtgezen, slam (Müslüman, Müslim), man (Mü’min) ve hsan (Muhsin) mertebelerine iaret ederek, medeniyeti Muhsin mertebesinde bulunan, takva ölçüsü ile hareket eden seyitlerin kurabileceine iaret etti. Maveraünnehirdeki Muhsinler ehlibeyt mensuplar, Haimoullar idi. Onlarn yetitirdii ulular, Horasan Erenleri olarak Anadoluya gelmiler ve Anadolu’da kurduumuz medeniyeti ina etmilerdi.
Bugün yeniden medeniyetimizi ihya etmeyi düünüyorsak bizlerin de seyit olmas gerektiini söyleyen Ali Yurtgezen, seyitliin efendilik olduunu, seyyidilbeer olan Efendimizi kendimize örnek alarak bunu salayabileceimizi söyledi.
Yazar: Enver Çapar |
20-12-10 |
||
| E mail: haberkültür.net | Tweet | ||