
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 426 |
Millî Eitim Bakanl okullarda Türkçeyi doru kullanp düzgün konumaya yönelik önemli bir karara imza att. Bu kararla Türkçe baraj ders olacak ve 70 puan altnda alan örenciler takdir ya da teekkür alamayacaklar. lk zamanlar bu karar, “Snf geçemeyecek” eklinde anlalm ve daha çok ilgi görmütü. Bu tür yaptrmlar Türkçeyi düzgün kullanp konumakta ie yarar m? Belki bunu zaman gösterecektir, fakat benim bu konuda hâlâ çekincelerim var. öyle ki:
* Anadil azda, dilde ve damakta bir söyleme nevesi uyandrmaldr. Söylenen eyle söyleyen dil et kemik misali birbirine yaslanmaldr. Zira zora koulan dilin nevesi yoktur.
* Anadili sadece günlük hayatta kullanabilmek yeterli deildir, ayn zamanda onunla bilgi üretmek, bilim yapmak, sanat icra edebilmek, felsefi tecessüs oluturmak da gerekir.
* Çocuklarmzn ve gençlerimizin yaad bu cennet vatanda ngilizce, Almanca, Franszca deil, Türkçe baskn ve hâkim dil olmas, olabilmesi gerekir. Yabanc dil örenmenin ve bilmenin hâlâ tercih sebebi olduu bir memlekette Türkçeyi hâkim dil klmak kolay olmasa gerektir.
* Yüksek lisans ve doktora snavlarnda, ie alm artnamelerinde, “Anadili düzgün kullanma ve konuma yeterlilii” neden olmaz?
* nternet ve sosyal medya dili Türkçenin braknz doru ve özenli kullanlmasn olaan kullanmn bile sekteye uratmaktadr. Dil jandarmal deil ama dil disiplini oluturmaya ihtiyaç vardr.
* Gençlerin kelime daarcklarnn ancak okuyarak, dinleyerek ve konuarak zenginleecei gerçeinden hareketle okullarmzda çok yönlü kültür hamlesi balatlmaldr.
* Test tekniinden vazgeçilmeli, açk uçlu snav tarzna geri dönülmelidir. Hayat bizi snarken test yapmyor açk uçlu sorular soruyor. Eitim hayatla uyumlu yürümelidir.
* Kompozisyon dersleri geri gelmeli, örencilere yaz yazma becerisi kazandrlmaldr. Gerçek anlamda anadili doru kullanma sahasnn yaz olduu unutulmamaldr. Çünkü yazmak içerisinde düünmeyi ve konumay da barndran bir eylemdir.
* Lise ve üniversite snav hazrlk süreçleri örencilerin potansiyel enerjilerinin büyük ksmn heba etmektedir. Bunun bir çaresi bulunmal. Hiç olmazsa baz liselere Türkçe ve Edebiyat hazrlk snflar konmaldr.
* Hazin, ama gerçek olan bir ey daha var ki o da öretmenlerin Türkçeyi ne derece düzgün konuup doru kullanabildikleri meselesi. Bu konuya iyisi mi hiç girmeyeyim.
* Dier taraftan, teekkür ve takdir alabilmek için Türkçe ve Edebiyat dersi notunun 70’in altnda olmamas art bu derslerin hocalarn fena halde yoracaktr. Teekkür ve takdiri bir iki puanla kaçrmak durumunda olan örencilerin nasl bir koridor younluu oluturacaklarn tahmin etmek hiç zor deil.
* Söz hakk daha çok verilmeli, örenci yerinde konumaktansa YERNDE konuma frsatn yakalamal.
* Her snfa alan ne olursa olsun haftada bir saat “okuma saati” program konulmal ve bu saatte edebiyatmzn seçkin metinleri okutulmaldr.
* Okul kütüphaneleri aktif hale getirilmeli ve örencilerin kütüphanede daha çok vakit geçirebilmeleri için zaman ve mekân ayarlamalar yaplmaldr.
* Okullarmzda her branta önemli sayda edebi ürün veren ya da kitapl öretmen mevcut. Bu öretmenlerimiz saylar ve nitelikleri tespit edilip örencilerin “Türkçe ve Edebiyat” duyarlklarnn gelitirilmesinde görev yaptklar veya ihtiyaç duyulan okullarda deerlendirilmesi yoluna gidilebilir.
* Dier bran öretmenlerinin derslerinde yazl ve sözlü uygulamalarda da Türkçeyi düzgün kullanma hassasiyeti gösterilmelidir. Türkçe ve edebiyat sadece bu derslerin çerçevesinde ehemmiyeti haiz deil bütün ders ortamlarnn ortak dilidir.
* PSA ve ABDE snavlarnn sonucuna göre örencilerimizin yarsndan fazlas okuduunu anlama konusunda problem yayormu. Sadece bu krk notumuzu yükseltmek için deil, çok daha önemlisi milli bilinç ve karakterin yolunun dilden geçtiini göz önünde bulundurarak bu aç kapatmamz gerekiyor. Okuduunu anlayamama yalnzca bir dikkat ve alg sorunu deil ayn zamanda kitaplarla yeterince tank olmamann getirdii bir sonuçtur.
* Son tahlilde, öretmenlerin de örenmesi, kitaplarn da kendine çekidüzen vermesi önem arz etmektedir. Öretmen, “Gel benden ören” merakn uyandracak gizemde, kitap ise, “Gel beni oku” çekiciliinde olmaldr. Öretmen kendini yenilemeli, kitaplar ise marifetli ve maharetli ellerde yenilenmelidir!
Yazar: Hüseyin Akýn |
04-10-23 |
||
| E mail: milligazete.com.tr | Tweet | ||