
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 378 |
Türkiye gerçekten de bir ülke olarak kendisi dnda ortakl olmayanlarn hayat sürdüü bir yer. Bir paralel evrenler diyar. Ece Ayhan “airetler topluluu” diyordu. Osmanl’daki millet sistemimiz bir anlamda bu durumun öncülü gibi. Ülkesi ortak olanlarn birbirlerine karmamak üzere hiyerarik ekilde sraya dizildii bir yap. “Millet olamama”, “toplum olmay baarama” eklindeki gerçeklik sadece sebep olduu yüksek maliyetle dile gelmiyor. Ayn zamanda ülke ortaklnn yan sra baka ortaklklar ina etmenin zaruretine göndermede bulunuyor. üphesiz kaderimiz birbirine bal. Bizden olmayann bizatihi varln sorun ettiimiz ve mücadele oda kldmz varolu stratejimizin nihayetinde ne ortaklk gerçeini ne de ortakln geniletilmesinin gerekliliini belirtiyor. Tersine tevarüs edegelen bu varolu tarz, kodifikasyonu ve ileyii ile kendisinden bakasnn ne varlk bulabildii ne de meruiyet tayabildii bir hayat kurmann peinde. Dolaysyla Türkiye’de ne kamusal ne de kurumsal ahlak oluturamadmz için içinde debelendiimiz gerçeklii kapana dönütürmekle kalmadk ayn zamanda bu kapan meru ve makul gördüümüz bir norma da dönütürdük. i, ileyii anlamszlatran süreç her tür denetimi de saçmalatrd, dizginsiz bir kaytszlk alannda yol almaya devam ediyoruz. Kaytszln modern zamanlarn patolojik bir oryantasyon biçimi olduu bir tepit olarak dile gelmiyor deil. Ancak bu yanl ve geleceksiz brakan biçimi tartmak yerine muhafaza hatta müdafaa yönündeki tutkulu gayret en iyimser ifadeyle gerçeklikten kaçtr.
Devletin ileyiine nezaret eden, onu belirli ilke ve standartlar dorultusunda hareket etmeye yönlendiren neredeyse hiçbir toplumsal etkiden, hareketten, imadan bahsedemez haldeyiz. Seçim atmosferinden bamsz olarak Türkiye’nin çok ciddi problemleri var ve bu ciddi problemlerini ciddiyetle ele alma zarureti var. Ortakln zeminini geniletecek, kamusal ve kurumsal varl ve ileyii mümkün klan akln, mantn paylamna soluduumuz hava kadar muhtacz. Cemaat içi yarglarn, mahalle inançlarnn keskinliinde radikallemekten, farkllklar tayabilecek ortakl ina edememenin anlam krizlerini tetikleyerek kaytszl beslemesinden bizi alkoyacak ey; ortakl, ortakln niteliini, ileyiini bir sorumluluk bilinciyle buluturacak rasyonel ve ahlaki bir zeminin inasdr. Ortakln gerekliliine, ortakl kurmaya, iletmeye ve dolaysyla bizi karlkl denetlemeye, yarglamaya götürecek acil ihtiyaç budur.
Normal koullarda her kamusal sahne al bir yarglanma, denetlenme durumunu varsayma üzerinden gerçekleir. Bir toplumun toplum olmasn ve standartlarnn yüksekliini ve ileyiinin niteliini gözlemleyeceimiz yer de zaten bu kamusal sahnenin ve ileyiin görünümüdür. Siyasetin gölgesinde güdümlületii için malesef herhangi bir sivil-toplumsal denetimden bahsetmenin neredeyse imkan yok. Sivil denetimin, sivil insiyatifin dolaysyla toplumsal dinamizmin zaafiyet gösterdii yerde ne devletin gücünden, ne ciddi kurumsal ileyiten ne de anlaml bir kamunun varlndan bahsetmek mümkün. Gerçekten de u seçim sürecinde dile gelen analizler, vaatler, ithamlar bal bana denetimsizliimizin, kaytszlmzn nasl snr tanmaz boyutta olduunu gösteriyor. Kamu politikas olarak yürütülen i ve ilemler ise büsbütün iin irazesinin kaçtn gösteriyor. Burada irazenin kaçmas devletin ilemlerindeki savruklukla snrl deil. Bu görece göüslenebilecek, absorbe edilebilecek bir maliyet olurdu. Gelgelelim devletin savrukluunu görecek, püskürtecek bir toplumsal durutan, varlktan, emareden yoksunsak sorunun nasl daha derin ve daha kapsaml olduunu görmemiz gerekiyor. Bunun son günlerdeki en çarpc örnei sanrm MEB’in lise son snf örencilerinin devamszlk durumlarna ilikin alm olduu karardr. Karar açklayan MEB, kararn içeriinin ve ima ettiklerinin kendisine yönelik bir eletiri olarak dönmeyeceinden çok emin olmasa böyle bir karar açklayamaz. Dier taraftan kamusal ileyiimiz ve görünümümüz de MEB’i haksz çkarmad zira açklanan karar pekala açklanabilir bir karar olarak karland. Haberi yapld, sohbetin konusu edildi, bürokratik hiyerari içerisinde resmi yazlara konu edilip gereinin yaplmas istendi.
Cumhuriyet’in ilk yllar, Sakall Celal Ankara Sultanisinde müdür. MEB “yükseköretim kurumlarnn ihtiyacndan dolay bu ylki son snflarn mezuniyetinde fazla mükülpesent davranlmamas ayrca sondan bir önceki snflarn da göstermelik bir snavla mezun edilmesi…” eklinde resmi yaz gönderir okula. “Ankara Sultanisi boyac küpü olmad cihetle bakanln talebi uygun görülmemitir.” diye bakanla cevap yazan Sakall Celal görevinden de istifa eder. Okuldan arkada olan dönemin Maarif Vekili kendisini kararndan döndürmeye çalrken Sakall Celal siyasi tarihimizin belki de en isabetli tespitlerinden birisini yapar: “Bak Hamdullah Suphi” der, “Merutiyet ilan ettik olmad. Cumhuriyet’i getirdik gene olmad. Bir de ciddiyeti denemeye ne dersin?”
Yaklak bir asr geçti ve görüyoruz ki sistemde hiçbir deiiklik yok. Ne sorunlarmz çözdük, ne çözme tarzmz deitirdik ne de ciddiyeti denemeyi becerebildik. O günden bugüne günü kurtarmaya yönelik düzenlemeler eitimin kalitesini düürüp istikrarl bir baarszl ve memnuniyetsizlii kader haline getirdi. Eitim sistemi derin bir krizin içine sürüklenmeye devam ediyor. Sistem varl ve ileyii ile esasl bir sorgulamaya tabi tutulmad için Türkiye’nin gücü olmaktan, Türkiye’ye güç katmaktan çok Türkiye’yi güçsüz brakan, Türkiye’nin gücünü emen büyük bir sorun alanna dönütü.
Bu son karar da bu düzenin rutini. Milli Eitim Bakan 12. Snflarn üniversite snavna daha rahat hazrlanabilmeleri için devam zorunluluunu kaldrdklarn belirtiyor. 2012 ylnda 4+4+4 sistemine geçilmeden evvel liseler üç yl eitim veriyordu. Pek çok pedagojik gerekçe ileri sürerek liselerin dört yl olmas gerektiine kamuoyunu ikna etmeye çalan MEB, ondan önce olduu gibi ondan sonra da dönem sonuna doru 12. Snflara devamszlk aff getirmeyi bir gelenee dönütürdü.
MEB bunu yapmak zorunda çünkü snava hazrlanmak isteyen 12. Snf örencisi devamszlk sorununu amak için ya doktor kaplarn andrarak rapor alyor ya da özel kursa gitmek için okulundan ayrlarak açk liseye kayt yaptryor. O halde bakann açklad karar bir sorun alanna iaret ediyor ancak asla çözüme hele hele yapsal bir çözüme ilikin birey söylemiyor. Bu devamszlk aff liselerin dört yl olmalarnn öyle zannedildii gibi makul ve meru bir anlamlarnn olmadn zmnen kabul ediyor. Mevcut liselerdeki ileyiimizin YKS sürecine göre ikincil olduunu, bu süreç için ilevsel olmadn açkça kabul ediyor. MEB, YKS’ya hazrlanan örenciye “okulda vakit kaybetme, git bann çaresine bak!” diyor.
Tam bu noktada bu kararlarn içeriini, tadklar imalar da kapsayan bütüncül deerlendirmeler yapabildiimiz gün hem MEB hem devlet daha ciddi olacaklar hem de bu vesileyle biz daha zinde, daha muteber bir toplum olacaz. Varlmz hesaba katlacak, ciddiye alnacak. Türkiye’de lise eitimi neden 12 yl? 11 ylda hangi bilgiyi öretemiyoruz da bir yl daha ekleme ihtiyac duyuyoruz? Devamszlk affyla lise son snf görmezden gelinebiliyorsa varln sürdürmenin ne anlam var, ne gerei var? Liselerimiz boyac küpleri olmadklarna göre eitimcilerimizi ve eitim sistemimizi bu tarz ciddiyetsiz i ve ilemlerin parças klmann kime ne faydas var? Soru soruyu getiriyor. Liseler örenciyi YKS’ye hazrlamada yetersizse ve örencinin okulda zaman kaybettiini kabul ediyorsak o zaman niye haftalk ders saatini 30’dan 40’lara 45’lere çkaryoruz?
lkokul ve ortaokulda snfta kalmann olmad, disiplin yönetmeliinin uygulanmad, zorunlu lise eitiminin iyice anlamszlat bir vasatta eitim sistemimiz makuliyetten ve meruiyetten iyice kopmu durumda. Nurettin Topçu eitim sistemimizin iki temel problemi olduunu yarm asrdan çok önce dile getirmiti: Eitim ve sistem. Bat cephesinde yeni bir ey yok. YÖK’ün, üniversiteye girite TYT ve AYT baraj puan uygulamasn kaldrmasyla, ilkokula admn atann elini kolunu sallayarak üniversiteden mezun olabilecei bir otoban hüviyetine dönüen eitim sistemimiz bütün halinde problem. Bakann son açklamas da bunun teyidi. Ancak bu açklama ayn zamanda açklamann yapld ortamn hâl-i pür melâline ilikin de çok ey söylüyor. Gerçekliimiz bu ve bu gerçeklik içinde en devrimci eylemimiz bu sahte, yanl, konforlu gerçeklii örten ciddiyetsizlie, kaytszla son vermek olacaktr. Buna yol veren eylem de üphesiz bu ülke dnda ortakl olmayanlarn ortaklnn nasl büyük, ciddi ve sorumluluk getirici olduunun altn çizecek ve dolaysyla bu ortakln inasnn ilk tulas olacaktr. 26. 05. 2023
Yazar: Abdülbaki Deðer |
21-11-23 |
||
| E mail: maarifinsesi.com | Tweet | ||