Türkiye’nin eitim sisteminden geçen birinin bu kelimeyi tanmamasnn mümkün olmas ayr bir vahamet, tanyor da saldryorsa bambaka bir tehlikedir, ciddi bir milli güvenlik sorunudur. Elbette son zamanlarda iyice kkrtlan Arap dümanl, Arapça dümanlna da dönüüyor ve bu tahrik iini üstlenen provokatörlerin en çok güvendikleri ey tahrik ettikleri, galeyana getirdikleri kitlelerin cehaletidir.
Oysa ne kadar cahil de olsa hiçbir Müslüman evladnn kelime-i tevhide bilerek saygszlk yapabileceini düünemeyiz. Ama kar karya olduumuz provokasyon, cehalete hipnoz teknikleriyle, bir mankurtlatrma boyutunda götürmü durumda. Tahrik edilenler hiçbir eyi düünmemeli, akllarna hiçbir üphe getirmemeleri, kardelerini, babalarn, analarn görseler tanmayacak hale gelmeleri gerekiyor. Yoksa kelime-i tevhidi tanmamak da ne demek? O senin Müslüman olma artn. O senin özgürleme teminatn. O seni mankurtlatrp kendine kul etmeye çalanlardan kurtulma ansn.
Aslnda Aksa Tufan’nn bütün alanlarda yapm olduu etkiler arasnda herkesin yaadmz dünyann düzeniyle, gizli ve açk iktidarlaryla, tarihimizle, kimliimizle bir yüzleme frsat açm olmasdr. Kelime-i tevhid ile olan ilikimizi bu vesileyle hatrlatyor belki Gazze, ama yüzde 99’ü Müslüman olan bir toplumda yetimi, üstelik iyi bir üniversitede okuyacak kadar eitimli bir gencin kelime-i tevhide olan cehaletini de aça çkaryor. Kelime-i Tevhid’in ilk elde hilafeti çartryor olmas ayr bir skandal ama bu vesileyle de olsa hatrlanan Hilafete kar duyulan öfkenin altndaki psikoloji de ayrca irdelenmeye muhtaç.
Aksa Tufan vesilesiyle aslnda bu toplum birçok eyle yüzlemek zorunda kalyor, kalacaktr. Bir toplum psikiyatrisine iddetle ihtiyacmz vardr. Bizi çocukluumuza indirecek, orada neyi nerede kaybettiimizin muhasebesini yaptracak, neler yaadmz ve yaadklarmzn bizim kiiliimiz bilincimiz üzerinde nasl etkiler braktn ölçecek bir psikiyatri.
Gazze’ye, Filistin’e ilgi duyanlar ve sahiplenenler var elbet, ama birilerinin bu öfkesi, bu örenilmi yabancl, bu tercih edilmi uzakl nedendir? Sahi 1917’de neler oldu? Gazze nasl dütü? Tam 400 yldr Osmanl idaresindeki Kudüs nasl haçllarn eline geçti? Filistin’den, am’dan, Halep’ten nasl ve neden çekildik? Ardndan verdiimiz Kurtulu savanda dünyann her yanndan, bilhassa Hindistan’dan uruna yardmlar yadran Hilafet elimizde bu kadar devasa bir güçken, bir imkân iken, bir iktidar iken hatta geni anlamda bir vatan iken ondan nasl vazgeçtik? Bir vatandan, bir güçten, bir imkândan, bir küresel siyasi nüfuzdan, tannan meru liderlikten feragat etmeye bizi zorlayan bir ey olmal, deil mi? Yoksa bir kar vatan topra için cann feda etmeye hazr bir millet onca vatan toprandan nasl bile isteye ve hatta sevinerek feragat etmi olabilir?
Star Gazetesinden Resul Tosun bu vesileyle hatrlatm aslnda. “Hilafet kaldrlrken gerekçeyi açklayan dönemin Adalet Bakan Seyyid Bey özetle, «stanbul›daki halife eriat tam olarak uygulamaktan aciz olduu için eriat hükümlerini uygulama görevini meclise veriyoruz» demitir. Nitekim cumhuriyetin fabrika ayarlarn belirleyen 1924 anayasasnn meclisin görevlerini sayan 26. Maddesinin ilk fkras, ‘Ahkam- er›iyyeyi tenfiz’ eklinde düzenlenmitir.” Yani hilafet ilga edilmemi, TBMM’nin manevi ahsiyetine devredilmitir. Ancak sonralar bu devir de özellikle görmezden gelinerek Türkiye fiilen hilafet misyonundan tamamen feragat etmitir ki zaten dünyadaki alg da bu olmu, böylece Türkiye slam dünyasnn liderliinden adeta istifa etmitir. Kendi isteiyle mi etmi, istifaya m zorlanm?
Elhak, arkadamz Mehmet Metiner’in dedii gibi hilafet büyük ölçüde siyasi bir kurumdur ve slam’da siyasi otoritenin tarihsel olarak çok farkl ekilleri olabilir ve hiçbirine dinsel bir zorunluluk atfedilmez. Ama hem dini olan ile siyasi olann birbiriyle kesitii hatta ayramad durumlar göz ard etmemeli, hem de bu balamda bahsettiimiz ey zaten tamamen Türkiye’nin siyasi gücünün tarihi. Bu noktada uhdemizde bulunan bir siyasi liderlikten neden istifa edilmi olduunun ve bu istifann neden bir zafer gibi, bir devrim gibi kabul edildii sorusu. Belli ki mecbur braklp istifa etmiiz, I. Dünya harbinden malubiyetle çkm bir ülke olarak o makamda kalamazdk. Bu durumda bunu sürekli bir zafer, bir kazanm olarak sunmak hiç de normal bir davran saylamaz. Bu anormal davran, olay dolaysyla yaam olduumuz travmalarn bir etkisi olarak bir eylerin yansmas olarak görülebilir belki, ama hiçbir zaman konumadan, yüzlemeden geçitirdiimiz ar kompleksler barndrd çok açk.
Bugünün gençleri Tarih boyunca Türklere bütün dünya Müslümanlarnn liderlik rolünü bahetmi olan bir siyasi kurumu nasl ve neden bir nefret nesnesi olarak alglayabiliyorlar? Bu nasl bir talim bu nasl bir uurdur?
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.