HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 387
Yazar: Yýldýrým Alkýþ
YENÝDEN ÜNÝVERSÝTELÝ OLDUM

YENDEN ÜNVERSTEL OLDUM

Baz corafyalara uzaktan baknca insanlarn dindarl ve dindara bak pek anlalmaz. Onu orada bir müddet yaayanlar daha iyi bilebilir. Dindarlk ölçütünü sadece baz ritüellere indirgemek ve ön kabullere göre ifade etmek de doru olmasa gerektir. Bu açdan bakldnda Adana ve Mersin sessiz dindarln somut bir örneidir. Sesi fazla çkan birkaç çrtkanla ehirlerimiz hakknda aceleci yargya varmamak gerekir.

lk atamam Adana-Ceyhan’a yapldnda üzülmü, “Keke Osmaniye olsayd!” diye hayflanmtm. airin dedii gibi; “Harabat ehlini hor görme zâkir, definelere malik viraneler var.” Adana’da, Ceyhan’da, Mersin’de nice güzel insanlar tandm. Teberrüken birkaçndan bahsetmek isterim.

Adana’da yaamayanlar Adana’nn insan hazinelerini bilemezler. Çou kimsenin istiare ettii örnek i insan, anlamazlklarn doal hakemi; Bekir Küçükolu (1926-2003) bunlardan biridir. Ceyhan’da yaamayanlar da, infak etmekten korkmayan; Musa Bolhocal’y (1926-2006), dindar memurlarn hamisi; Mehmet Ik’ (1946-2016), yazma ve tebessüm ustas; Ali Esen’i (1945-…) bilemezler. Kim bilir daha nice bizim de bilmediimiz defineler vardr.

Yedi yllk çalma hayat sonrasnda, zorunlu hizmet vesilesiyle Ceyhan’dan ayrlmam bir hayli zor oldu. Ceyhan bizi, biz de Ceyhan’ sevmitik. Çok güzel dostluklarmz olmutu. Halkn, dindarlara ve “hoca” diye tannan insanlara sayglarn unutamam.

Ceyhan’a geliimdeki endieleri Mersin’e gelirken de yaadm. Ne var ki dört yln sonunda buradan da ayrlmz zor oldu. Çok güzel, hasbi dostlar edindim, arkadalar tandm. Hac Mustafa Mehri (1956-2013) abi de o dostlardan biriydi. Mustafa abi mütevaz bir erendi. Son telefon görümemizden sonra yaad gibi sessizce sonsuzlua yol ald.

Mersin’de çok okul müdürü vard ama Mersinlinin gözünde “mam Hatip Lisesi Müdürü” dendi mi, onun ayr bir yeri vard. Millî Eitim Bakan yetkisiyle, asaleten atanan baz müdürler vard. O müdürlerden biri de bendim. Bir sendikann itiraz etmesi sonucunda birçok arkadan asaleten atamas iptal edildi. Haklarnda dava açlmayan iki istisnadan biri de bendim. Bu, ahsmdan çok mam Hatip Lisesi’ne ve dinimize bir hürmetin neticesiydi. Mersinli dostlar, görevimden ayrl sürecinde azck hizmet ve gayretlerimizi gözlerinde büyüterek hak ettiimin çok ötesinde uurlama merasimleri yaptlar. Bu merasimlerden birine itirak eden dönemin milletvekillerinden rahmetli Prof. Dr. Nebi Bozkurt (1950-2017) da ksa bir konuma yapmt. Özetle: “Yldrm Hoca, sen üniversiteye Örenci leri Daire Bakan olarak gidiyorsun ama senin mam Hatip Lisesindeki çalmalarn, orada yapacan muhtemel hizmetlerden çok daha önemli ve kymetli” demiti. Ne var ki ok yaydan çkmt bir kere… Ar’da içecek suyumuz varsa hiçbir neden buna engel olamazd.

5 Haziran’da yaplacak olan mezunlar (pilav) gününde de benim için plaket takdimi ve konuma yapmamn planlandn bildiim için, duygusallma prim vermemek kastyla 4 Haziran’da yola çktm. Yolculuk esnasnda arkadalar arayp mazeret beyanm ilettim.

6 Haziran 2011’de Ar brahim Çeçen Üniversitesi’nde Örenci leri Daire Bakan olarak görevime baladm ve yeniden üniversiteli oldum.

Annemin anneannesi Ar’nn Tutak ilçesinde doup büyümü. Sonra da Ahlat’a gelin gitmi. Anneannemden Ar’y, Tutak’, Ahlat’ birçok defa dinlemitim, merak ederdim. Nihayet Ar’daydm. lk iim Tutak’a gitmek ve daylarm bulmak oldu. Bu arada Ar Da’n aryordum ama kimseye de soramyordum ayp olmasn diye. Süphan Da’na, bir süre Ar Da diye baktm. Meer Ar Da, Ar’ya yüz km. uzaktaym.

Ar’nn ilçesi olan Doubayazt aslnda müstakil bir il olacak tarih ve kültüre sahip. Ar da da orada. Buras ayn zamanda mehur, tarihi shakpaa Saray’na da ev sahiplii yapar. Muhtemel ziyaretçilere önerim udur ki; Doubayazt’ ve shakpaa Saray’n bir gün gezmeli, ikinci gün seyretmeli, üçüncü gün oralar hakknda yazlanlar okuyup tefekkür etmeli.

Doubayazt, tarihî ve corafi güzelliklerinin yan sra güzel insanlar da sinesinde barndrr. Ahmed-i Hani (1651-1707) bunlarn banda gelir. Türbesi, ziyaret edenlere feyz verir. Hazretin mehur eseri Mem-u Zin’i tercüme ve erh eden, Osman lhami Karabulut (1937-2018), o zaman hayattayd. Dinî eserlerin satld bir kitabevi vard. O dönemlerde Mem-u Zin iki cilt olarak baslm, raflarda yerini almt. Kitab elime alp biraz sevdim, sonra yerine koydum. Alacaktm ama o kadar param yoktu. Rahmetli Osman Amca kitaplar poete koydu ve elime tututurdu. “Sonra alrm” dediysem de dinlemedi. “Benim hediyem” dedi. lk defa görüüyoruz. Daha önceden tanklmz yoktu. Mübarek çok cömert bir insand.

Osman lhami Karabulut Hoca, Mem-u Zin isimli kitab erh edip yaynlayncaya kadar Ahmed-i Hani’ye bizim mahalle souktu. Ne zaman ki Mem-u Zin erh edilip Cumhurbakanna arz edildi; o da Ar mitinginde Ahmed-i Hani’den bahsedince hazrete kar ilgi uyand. Böylelikle onun da Hac Bekta Veli (1209-1271) Hazretleri gibi istikamet sahibi âlimlerden biri olduunu anlamaya ve sevmeye baladk. Malum olduu üzere rahmetli Prof. Dr. Esad Coan’n (1938-2001) “Hac Bekta- Veli ve Bektailik” ve “Makalat” isimli çalmalarndan sonra Hac Bekta Veli hazretleri layk olduu ilgi ve iltifatlara mazhar olmutu.

Üniversiteye geleli henüz bir ay olmutu ama bu görevin bana göre olmadn düünmeye baladm. “Örenci leri” ifadesini yanl anlamm. Örencilerle muhatap olacam sanmtm, ne var ki geldim geleli hep evrak ve mevzuatla uratm.

Rabbime hamd olsun bugüne kadar hep sevdiim ileri yaptm, onun için de hiç yorulmadm. Heyecanm pörsümedi. Sevmediim baz görevlendirmeler olduunda ise sözleme süresine bakmadan affm istedim. Burada da öyle yaptm. Beni çok iyi anlayan arkadalar ciddiyetimi görünce ii brakmamam için Eitim Fakültesi’nde hocaya ihtiyaç olduunu, derslere girebileceimi söyleyince çok mutlu oldum. Din Kültürü Öretmenlii bölümünde haftalk yirmi üç saat ders verdiler. Türk slam Edebiyat, Bilim Tarihi, Psikolojiye Giri ve Din Psikolojisi dersleri okuttum. Belki de örencilerden daha çok derse çalyordum ama mutluydum. Ayrca ders dnda da örencilerle bir araya geliyor birlikte çay içip muhabbet ediyorduk.

Kadrolu hocalar ve idareci arkadalar beni üçüncü snf örencilerinden NY hakknda uyardlar, “Aman NY’ye dokunma, o kendi halinde asosyal biri…” diye. Ben de bir süre mesafeli durdum. Derslerde hep yalnz otururdu. Bir gün kantinde karlatk ve bana çay smarlad. Kendini tandma mutlu oldum. Meer hiç de sanld gibi deilmi. Örenci gruplar varm ve liderliini de NY yapyormu. Derslere de sanld gibi ilgisiz deil ayn zamanda çalt için yorgun oluyormu. NY ile hâlâ görüürüz. Doubayazt’ta yayor. Bu hadise ile bir kez daha insanlara kar önyargl olmamak gerektiini örenmi oldum.

Sadece örencilerle deil genç aratrma görevlisi ve öretim üyesi arkadalarla da haftalk renkli sohbetlerimiz, pikniklerimiz oldu.

Sevmediim iler bir tarafa sevdiim ilere arlk verdim. Konya’da lahiyat Fakültesi’nde örenci iken Hattat Hüseyin (Öksüz) Konevî (1944-………) hocamzdan hat mek etmitim. Ben devam ettiremedim ama mek arkadam Mehmet Memi azmetti, sabretti ve hattat oldu. imdi Sakarya Üniversitesi’nde öretim üyesidir. Mehmet Memi ve bir grup hattat arkadan üniversitemize davet edip “Ruhun Geometrisi Hat Sanat Sergisi” ismiyle bir sergi açtk. Serginin arkasndan Hüsn-i Hat Paneli yaptk. Oturumun moderatörlüünü de ben yapmtm. Sergilenen eserleri katalog olarak üniversitemiz yaynlad. Sergimize; hattatlardan bata Mehmet Memi olmak üzere Kahramanmara’tan yine hocam olan Arif Yücel, Arl Hüryan Keskin, Orhan Altu, Erol Balc, smail Kanbaz, Mustafa Parldar, brahim Halil Umuç, Yldrm Karadeniz ve Züleyha Zor eserleriyle itirak etmilerdi.

Ar’ya geliimin sanrm dördüncü ayndaydk. dari ve Mali ler Daire Bakan olan arkadam Ali Demirel; “Ben Kars’a gidiyorum günübirlik olarak, bana yoldalk etmek ister misin?” deyince, tereddüt etmeden hazrlandm ve birlikte yola çktk. Ebu’l Hasan Harakanî Hazretlerinin türbesinin Kars’ta olduunu biliyor ve ziyaret etmeyi arzu ediyordum. Ali Bey, beni türbeye brakt, kendisi üniversiteye gitti. Türbede tam dualarla hemhal olmuken tekrar tekrar telefonum çalmaya balad. Önce aldr etmedim ama tekrarlannca önemli olabileceini düünerek duaya ara verip dar çktm. Mersin’den bir öretmen arkadam aryordu. Mersin’e geri dönmem gerektiini, bana ihtiyaç olduunu söylüyordu. Ben de “Mersin defterini kapattm, MEB’den ayrldm, artk üniversite kadrosuna geçtim” dedimse de heyecanla konumasna devam etti: “Senin Mersin’e milli eitim müdürü olman istiyoruz.

Sen bir “Tamam” de, gerisine karma” diyordu. Bunun pek mümkün olamayacan düündümse de arkadala telefon konumasn uzatmamak için “Peki, hayrls olsun” dedim. Türbedeki dualarma kaldm yerden devam ettim. Son teklifi clz bulsam da dualarma dâhil edip “Ey Allah’m Mersin’e milli eitim müdürü olmak benim için ve Mersin için hayrl olacaksa nasip et” dedim. Sonrasnda da arayanlar ve müjde diyenler oldu. Ne var ki çok ümitli deildim. Prof. Dr. Ömer Dinçer, Millî Eitim Bakanyd. Beni tanmazd ama muhtemelen beni tanyan birileri referans olmu olacak ki bir gün Personel Genel Müdürü Necmeddin Yalçn Bey beni arad; “Seninle milli eitim müdürü olarak çalmak istiyoruz. Senin için Kars’ planladk.” dedi.

Biz Ar’ya geleli yedi ay olmutu ama soua doymutuk. Birçok defa -40, -45 dereceleri görmütük. kinci öretim örencilerinin derslerine giriyordum. Saat 22.30’da dersten çkp eve ulatmda kalarm ve byklarm buz tutuyor, kap önünde hanma kendimi tantmam gerekiyordu. Zaman zaman “Bir ömürlük souk ihtiyacmz aldk” derdim. Kaderde daha souk olan Kars’a gitmek varm. Kararname yaynlanncaya kadar aileme, “Kars’a tayinimiz çkacak” diyemedim. Duyunca da benden baka sevinen olmad. Ben sevindim çünkü Harakanî Hazretlerinin manevi tesirinin olduuna inandm. Âdeta; “Evladm senin cann milli eitim müdürü olmak istiyorsa gel benim ehrimde müdür ol!” der gibiydi.

02.02.2012

Perembe sabah karl bir k gününde, nice hayrlar umut ve hayal ederek Kars’n yolunu tuttum.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yýldýrým Alkýþ
21-01-24
E mail: insaniyet.net.
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
YENÝDEN ÜNÝVERSÝTELÝ OLDUM
Online Kii: 26
Bu Gn: 562 || Bu Ay: 5.654 || Toplam Ziyareti: 2.928.718 || Toplam Tklanma: 58.609.906