
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 744 |

Alman düünür Martin Heidegger’in Türkçeye “Dil varln evidir.” eklinde tercüme edilen mehur bir sözü vardr. Bu cümle, asrlar önce Hac Bekta- Veli’nin dilinden çkan “Eline, beline, diline sahip ol!” eklindeki sözü hatrlatr bize. Hünkâr’n bu vecizesi, yalnzca günlük hayatn nizamn tesis ve muhafazaya yönelik ahlaki öütlerden ibaret deildir elbette. Sözdeki “el, bel, dil” kelimeleri, “il (memleket, ülke), nesil ve lisan” balamnda düünüldüünde bu öüdün Heidegger’in ifadesiyle ayn kapya çkt anlalr.
Ya MÖ 3500 yllarna kadar uzanan Türkçe bugüne kadar milyonlarca kiinin evi olmutur. Konuulup yazldkça bu ev sahiplii de devam edecektir. Bu durum; air, ozan, yazar, fikir ve ilim adamlar için çok daha farkldr. Onlar duygu ve düünceleriyle hem bu evin içinde yaarlar hem de onun snrlarnda nöbet tutarlar.
Sözlük geleneimizin banisi ve mimar olan Kâgarl Mahmut, Dîvânu Lugâti’t-Türk adl eserine 1 Cemaziyelevvel 464 (25 Ocak 1072) tarihinde balar. Müellif, birkaç kez gözden geçirip baz ilaveler yaptktan sonra 9000 civarnda kelimeyi bir araya getirdii sözlüünü 12 Cemaziyelahir 466’da (12 ubat 1074) tamamlar. Ardndan 470 (1077) senesinde Badat’ta Halife Muktedî Bi-Emrillah’n olu Ebu’l-Kâsm Abdullah’a takdim eder. Bilim çevrelerinde eserin yazl ve tamamlan tarihleri hakknda farkl görüler bulunsa da yaygn olan düünce budur.
çinde bulunduumuz sene, bünyesinde Türk dili, edebiyat ve kültürü açsndan önemli pek çok malzemeyi cemeden Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün yazlnn 950. sene-yi devriyesidir. UNESCO tarafndan da kutlama yl dönümleri arasna dâhil edilmitir. Asrlar önce böyle souk bir k gününde kalemini elini alan Kâgarl, yaklak 2 yl emek verdii aheserini yine böyle bir zamanda tekemmül ettirip insanlarn istifadesine sunmutu. Eserini kaleme alrken kullanaca dil malzemesini bizzat sahay dolaarak elde etmiti. O devrin Türk illerini tek tek gezen müellif, yalnzca teorik deil haritayla destekleyip misallerle tanklad uygulamal bir çalmaya imza atmt. Bilim ve kültür tarihimizde “ilklerin eseri” olarak bilinen Dîvân, milletçe iftihar edeceimiz bir kaynaktr. Daha dorusu, üzerinde herkesin ittifak edecei nitelemeyle bir hazinedir ve bir sözlükten çok daha fazlasdr.
UNESCO’nun 7-22 Kasm 2023 tarihlerinde gerçekletirdii oturumlarda alnan karar; kültür ve medeniyetimizin zenginliini, sözlük geleneimizin parlak ve köklü bir maziye sahip olduunu hatrlatmas bakmndan önemlidir. Tohumlar Türkistan illerinde atlan bu gelenek, takip eden senelerde Türk dünyasnn hemen her köesinde yazlan telif yahut tercüme eserlerle devasa bir külliyatn teekkülüne vesile olmutur. Mukaddimetü’l-Edeb, Kitâbu’l-drâk li-Lisâni’l-Etrâk, ksa ad bnü Mühennâ Lügati olan Kitâbu Hilyetü’l-nsân ve Halbetü’l-Lisân ismi anlmas gerekenlerden yalnzca birkaçdr. Bu vadide çok sayda manzum sözlük de telif edilmitir. Vücut bulan onlarca sözlük, anlan eserlerin sadece ihtiyaç hâlinde bavurulan bir kaynak olmadn, okunmak hatta hfzedilmek için de tertip edildiini gösterir.
Yakn tarihimizde emsettin Sami, Muallim Naci gibi fikir ve kalem erbabnn emek verdii bu alan, günümüzde muhtelif kurumlar ve kiiler eliyle ürün vermeyi sürdürüyor. Türk Dil Kurumu'nun 1945 ylndan beri farkl türlerde örnekler sunduu sözlük dünyamza ömürlerini bu ie adayan lhan Ayverdi, D. Mehmet Doan, Yaar Çabayr, Ali Püsküllüolu gibi isimlerin büyük katks olmutur. Bu hizmet halkasnda genel sözlük yazarlarnn yan sra etimolojik, tarihî vd. sözlük hazrlayclarnn da emei çoktur. Bütün bu gelimelere ramen sözlük bahsinde yaplmas gereken daha pek çok i vardr.
Yaznn son cümlesi Konfüçyüs’ten olsun: “mparator olsam ilk iim bir lügat yazdrmak olurdu. Herkes ne dediini bilsin diye.”
Yazar: Ýdris Nebi Uysal |
12-02-24 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||