HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 401
Yazar: Mustafa Armaðan
Ýngilizler Hilafeti kaldýrdýðýmýza memnun oldu mu?

ngilizler Hilafeti kaldrdmza memnun oldu mu?Hilafetin kaldrlnn üzerinden bugün itibariyle tam 100 yl geçti. 100 yl önce bütün olumsuzluklara ramen ümmet ve milletimiz için bir umuttu Hilafet; dinî olduu kadar siyasî bir silaht. 

Gazze’de be aydr yaananlar ekranlardan içimiz kan alayarak seyrederken yüz milyonlarca Müslümann bir avuç Siyonisti durduracak ne umudu kaldn söyleyebiliyoruz, ne de gücü. Fikrimiz çaresiz, ellerimiz dermansz, kirpiklerimiz slak, erkekler gibi savaamadmz için alamayanlara kyas edip alayabildiimize ükrediyoruz.   

Ne bo bir teselli!… Netice bu mu olmalyd? 

Nüfusunun bir buçuk milyara yaklatn söyledikleri sözde “slam âlemi”nin hal-i perian cümlenin malumu. srail hastane bombalyor, yüzlerce çocuk ve hasta ölüyor, Mekke ve Medine’yi elinde tutan Suudiler “köpek festivali” düzenlemekten vazgeçmiyor. 

Sahiden ayn dine mi inanyoruz? Ayn dine inanyorsak eer inandmz din, mensuplarna hiç olmazsa kederde ortaklk temin etmeli deil miydi? Hani ümmet bir vücuda benzerdi? Benzerdi bir zamanlar ama vücud öylesine yüksek dozda narkozland ki, birbiri ardnca batp bkan pasl bçaklarn acsn hissetmez hale geldi.

Hilafet, bugün saylar milyarla ifade edilen slam âlemini birbirine kenetleyen ve yeryüzünde bu son dinin salkl bir ekilde yaanmas ve varln idame etmesi imkânlarn temin eden ulu sancakt. O ulu sancan gölgesinde geçirilen Müslüman asrlar her zaman pürüzsüz bir çizgi kat etmese de, Müslümanlar için, hatta o sancan gölgesine snan gayrimüslimler için de bugüne kyasla çok daha mesut devirler olarak tarihin hafzasndaki parlak yerini almtr.

Emevi Halifesi Abdülmelik b. Mervan’dan Abbasi Halifesi Harun Reid’e, oradan Yavuz Sultan Selim Han ve Sultan 2. Abdülhamid’e uzanan kl çizgi, 19. asrda ngiltere, Fransa, talya ve Rusya kaynakl –dördü de milyonlarca Müslümana hükmediyordu, hatta 20. asrn ilk çeyreinde dünyann en geni nüfusa sahip “slam devleti” bizim ngiltere dediimiz Britanya mparatorluuydu- youn propaganda ve dezenformasyon faaliyetiyle Halifeliin gözden düürülmesi ve itibarszlatrlmas suikastine maruz kald. 

Özellikle Sultan 2. Abdülhamid devrinde bu teebbüslerle youn bir ekilde mücadele edildiini biliyoruz. Hilafetin hem dinî, hem de siyasî mahiyeti ile Osmanl hanedannda meru bir surette bulunduu çeitli risale ve kitaplarla müdafaa edildi. 

Neticede slamiyet’in kadim kurumu olan ve Hz. Ebubekir (ra) ile balayp Halife Abdülmecid ile biten 13 asrlk Halifelik kurumu 3 Mart 1924 tarihi itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafndan lavedildi. O gün bu gündür slam âlemi bu koruyucu emsiyeden mahrum, imamesi kopmu bir tespih gibi darmadanktr. Arap Birlii, slam Konferans gibi suni tekilatlarn hiçbir yaptrm gücü olmadn, varl ile yokluu arasnda bir fark bulunmadn son Kudüs’ün igalci srail’in bakenti ilan edilmesi ve Gazze soykrm hadiselerinde bir kere daha görmü olduk.

Oysa slamofobinin dünya çapnda zirveye çkt slamiyet’in bu sancl sürecinde Hilafet kurumunu ve tarihini hatrlamann lüzumu ortada.

Hilafet neydi?

Peygamber Efendimizin (sav) dâr- bekaya irtihali üzerine Medine’de toplananlar Hz. Ebubekir’i (ra) Halifetu Resulillah yani Allah’n Elçisinin Halifesi seçtiler. Halife, kelime anlam itibariye birinin yerine geçen, vekil demektir. Bu durumda Hz. Ebubekir, Resulullah Efendimizin (sav) yerine gelmiti. Dolaysyla Halife Allah’n deil, Resulullah’n halifesiydi. Hatta Hz. Ömer’in birisi tarafndan kendisine “Halifetullah” (Allah’n halifesi) diye hitap edilmesi karsnda tepki gösterdii, Resulullah’n halifesi olduunu söyledii bilinir. 

Böyle balam olan Hilafet maceras 13 asr sonra Sultan Abdülhamid devrinde yeniden önem kazanacak ve hem dinî, hem de siyasî açdan formüle edilecekti. Prof. Dr. Namk Sinan Turan bu noktada tam bir emniyetle Sultan Abdülhamid’in slam Birlii ve Hilafet siyaseti hakknda unlar yazmaktadr:

“Halifenin dünyann neresinde olurlarsa olsun slam halklaryla diyalog kurma çabalar makamn etkinlik sahasn gelitirmeye yönelik olup, bu bölgelerden de olumlu karlk görmekteydi. Özellikle Hindistan gibi sömürge idaresindeki Müslüman halklar arasnda Osmanl halifesinin saygnl üst noktaya eriecekti. Dönemin politik çatmalar dikkate alndnda diplomasi sahasndaki bu giriimler Osmanl mparatorluu’nun rahat bir soluk alnda etkili rol oynad.” (Hilafet, st. Bilgi Üni. Yay., 2017, s. 547.)

Kemalist manipülasyonlardan biri de, son zamanlarnda Hilafetin artk bir itibarnn kalmad eklindedir. Oysa gerçekler hiç de öyle deildi. Hindistan Müslümanlarnn durumunu Prof. Turan anlatt. Hatta Hugh Kennedy’nin u sözlerini de iktibas edebilirdik:

“Mozambik ile Madagaskar arasnda yer alan ücra Komor Adalar’ndaki Müslümanlar dahi Franszlarn igal tehlikesine kar Osmanldan yardm istiyordu.” (Hilafet, nklap Yay, 2019, s. 219.)

Asl önemlisi, çileri Bakan ükrü Kaya’nn –ki Masondur- 3 Kasm 1935 tarihli gizlilii kaldrlan “Aceledir” kayd düülmü ariv belgesinde öyle denilmektedir. ükrü Kaya’nn istihbarî bilgi olarak paylat belgede Halep ve Kaml’daki Kürt-Ermeni ittifaknda neler konuulduu aktarlmaktadr. Kendi görüü deildir ama bu fikrin iktibas yoluyla olsun devletin resmi belgesine yansm olmas önemlidir:

ngilizler hilâfetten kurtulmu, milyonlarca Müslüman tebaay artk bir Müslüman halifenin sultasndan kurtarmlardr. Bütün bunlardan dolay ngiltere ve Fransa’nn Türkiye Cumhuriyeti aleyhdar olmasna hiçbir sebeb kalmamtr. Fakat talya öyle deildir. Osmanl saltanatnn iadesinden talya fazla bir zarar görecek deil….” (Cumhurbakanl Arivi, 030 10 115 799 15, sayfa 3)

Nihayet Lord Curzon’n 13 ubat 1923 tarihinde Avam Kamarasnda yapt konumada söyledii u cümleler manidardr:

“(Lozan’da) Türklere devaml Büyük Petro’yu örnek göstererek, Avrupa’ya geri döndüklerine göre Bat idare ve hükümet standartlarn özümsemek zorunda olduklarn, ancak bu takdirde Avrupa’nn kendilerine yardm edebileceini söyledim.” 

Bu “Bat standartlar” arasnda Hilafete yer olmadn açktan söylemesine gerek var myd?   

Hâlâ bir takm zevat azlarnda ngilizler Hilafetin kaldrlmasndan memnun olmad, kar çkt gibi çocuklar bile güldürecek lakrdlar etmiyor mu, insan alyor bir gülme. 

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mustafa Armaðan
03-03-24
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Ýngilizler Hilafeti kaldýrdýðýmýza memnun oldu mu?
Online Kii: 29
Bu Gn: 784 || Bu Ay: 5.876 || Toplam Ziyareti: 2.929.018 || Toplam Tklanma: 58.616.401