HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALÝTE
Okunma Says: 407
Yazar: Yusuf Kaplan
KAZANA KAZANA KAYBEDÝYORUZ...

KAZANA KAZANA KAYBEDYORUZ...Bu ülke, emperyalistler tarafndan igal edilemedi. Çanakkale, emperyalistlere dârü’l-islâm’n son kalesi Anadolu ktas’n emperyalistlere dar edeceimizi gösterdiimiz son büyük ölüm-kalm savayd.

slâm dünyas, Osmanl’dan sonra paramparça edildi.

Bu topraklar emperyalistlere çinetmedik.

Tablonun görünen yüzü böyle.

Bir de tablonun görünmeyen yüzü var: te oras karanlk biraz, hem de çok karanlk!

Yakn tarihini bilmeyen, yakn tarihine dünya kadar uzak olan tek toplum biziz o yüzden.

Yakn tarihini “yalanlar” üzerine kurgulayarak genç kuaklarna ve kitlelere dayatan tek ülke biziz.

Yakn tarihin “karartlmas” bir kaç ilemle gerçekletirildi.

Öncelikle bu toplumun tarih bilinci linç edildi. Bu toplumun tarihi Cumhuriyet’e hapsedildi, Cumhuriyet’in öncesi, hatta Cumhuriyet’i hazrlayan Tanzimat ve Merûtiyet süreçleri de -büyük ölçüde- hasralt edildi. Özellikle merûtiyetlerde ortaya konan entelektüel birikim inkâr edildi; eer o birikim bçak gibi kesilmemi olsayd, daha da derinletirilerek gelitirilebilseydi, bugün bambaka bir yerde olurduk.

“KÜLTÜREL NKÂR”DAN KÜLTÜREL NTHARA...

Bu toplum emperyalistlere fiilen teslim olmad ama zihnen teslim oldu:

Batllar tarafndan sömürgeletirilemedi ama kendi kendini sömürgeletirdi.

Buna, “kale içerden ele geçirildi” de diyebiliriz: Bu toplumunun medeniyet birikimi, dinamikleri, ruhu dinamitlendi.

Ahmet Hamdi Tanpnar, bu süreci, “kültürel inkâr” olarak tanmlar. Tanpnar, seküler bir adamdr ama ülkenin yaad ontolojik yok olu felâketini görecek kadar bu topraklarn insanla sunduu derûnî ruhu iliklerine kadar yaayan bir estet, bir air, bir romanc ve bir düünürdür de ayn zamanda.

Cumhuriyet’le balayan süreç, bizi medeniyet deitirmeye zorlad: Bu toplumun medeniyet iddias yok edildi. Ruhkökleri kurutuldu. Bu topraklarda önce laik bir devlet icat edildi, slâm bütün kurumlardan arndrld; sonra da laik bir toplum icad devreye girdirildi.

Bizimle birlikte dünya tarihinin yaplmasnda belli roller oynayan ülkelerin hiçbiri medeniyet iddialarn terketmediler oysa!

Almanlar, iki büyük dünya sava verdiler, yok olmann eiine geldiler ama “emperyal” iddialarn aslâ terketmeyi düünmediler.

O yüzden toparlandlar, büyük bir ykmdan baaryla çkmasn bildiler.

Ruslar da, yine Rus Ortodoks ruhu üzerinden toparlanma sava veriyorlar ve Putin’le gelinen noktada çok büyük mesafe katettiler.

Bu süreçte ruhunu ve ruhköklerini inkâr ederek kültürel dinamiklerini ve medeniyet iddialarn dinamitleme aymazlna soyunan tek ülke biziz!

Neden acaba?

Bu topluma laiklik projesi ad altnda zorla, tepeden, Jakoben yöntemlerle medeniyet deitirme dayatmas yapld.

Sömürgecilerin dardan igal edemedikleri bu ülke bir anlamda içerden ele geçirilmi oldu. Tanpnar’n “kültürel inkar” kültürel intihara dönütü!

Bir toplum medeniyet deitirmeye kalkarak “çada uygarlk seviyesinin üstüne” çkamaz!

Yalnzca baaa yuvarlanr, çkmaz sokaklara saplanr kalr!

Çünkü medeniyet deitirme süreci, yüzyllar süren zorlu bir süreçtir: Önce bir tanma (“taklit” ve tenkit), sonra bir tanmlama (tahkik ve tarif), ardndan bir özümleme (tefrik) ve yaratclk (teklif) süreçleri kaçnlmazdr.

Bir gecede olacak iler deildir “bu iler”.

Daha da vahimi, bir toplum, büyük tarihî krizler yaayabilir ama bu tarihî krizleri, köklerini, medeniyet ruhunu, birikimini inkâr ederek aamaz.

Bunun tek bir örnei bile yok insanlk tarihinde!

Büyük ölçekli kriz yaayan bir toplum, önce krizle yüzleir, derinlemesine felsefî bir hesaplama süreci yaar, köklerini taze bir ruhla kefe çkar, Babanzade Naim’in “kef-i kadîm” olarak adlandrd ve üzerinde kafa yorduu bu süreç, bütün büyük ölçekli krizler yaayan medeniyetlerin bavurduklar yegâne çk yoludur.

Batllar, modernlii icat ederken iki bin yl önceki köklerine gittiler; üstelik de bizim üzerimizden, slâm medeniyetinin katksyla.

Ama biz, Batllar bile köklerine döndürecek güce, çapa, derinlie sahip medeniyet dinamiklerimizi diriltici bir ruhla, taptaze bir solukla kefedeceimize dinamitlemeyi tercih ettik!

ntihara sürüklendik.

te bizim trajedimiz bu!

Bu intihar, Cumhuriyet kadrolarnn kurucusu Kadro hareketinin babas evket Süreyya Aydemir, nklap ve Kadro balkl son kitaplarndan birinde sarsc bir dille öyle özetler: Her eyi yktk ama yerine hiçbir ey koyamadk.

Yakc gerçek bu.

Ama Türkiye’de s Kemalizm tavan yapt.

Üstelik bir de buna muhafazakâr Kemalizm denen temelsiz, köksüz bir dalga, tuz-biber ekti!

KENDMZE ÇEKDÜZEN VERMEK ZORUNDAYIZ!

Bir toplum, medeniyet deitirmeye soyunarak varln bile sürdüremez.

Felâketle sonuçlanr bu tür köksüz, ruhsuz, s, hiçbir tartmaya, konumaya, entelektüel açlma izin vermeyen dayatmalar.

Bu dayatmalarn varaca yer, iddetli savrulmalardr yalnzca. Savrulmalar ve ardndan gelecek yapay olarak icat edilen ama gerçee dönümesi önlenemeyen, önlenemeyecek büyük kargaalar.

Türkiye, köklü bir medeniyet buhran yayor iki asrdr.

Medeniyet krizi epistemolojik krlma ve ontolojik koputur. Yönün ve yörüngenin yitirilmesi, her alanda ontolojik vakumlarn olumasdr.

Eer bu boluklar, tarihî tecrübeden süzülüp gelen ilkelerle, ruhla ve dinamiklerle doldurulamazsa, ayartc her tür eilim tarafndan kolaylkla doldurulabilir bir süreliine de olsa. Ama uzun vadede bu, bu toplumun ölüm sürecine girmesi demektir. Yaratc’ya, insana, dünyaya ve hayata dâir hiçbir felsefî önermesi ve derinlii olmayan bu tür s ve ayartc ideolojiler, toplumu çkmaz sokaklara frlatmakla sonuçlanr.

Türkiye’deki slâmî kesimlerin son on yllardan bu yana slâmî ilkeleri ve deerleri deersizletirecek kadar sekülerlemeleri, dünyevîlemeleri, komformistlemeleri, oportünistlemeleri, s / volk Kemalizm biçimlerinin patlamasna yol açt.

Önce kendimize çeki düzen vermek zorundayz. slâmî ilkeleri gözümüz gibi korumak zorundayz. Unutmayalm: slâm’ kaybedersek, hem hiç bir eyi kazanamayz hem de bu topraklar da, bu topraklardaki varlmz da koruyamayz.

Bu çölleme, çözülme ve savrulmann bizi götürecei yer felâkettir.

Kazana kazana kaybediyoruz...

Yüzyln sonunda gelinen nokta buras.

Benden hatrlatmas...

Vesselâm.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yusuf Kaplan
05-04-24
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
KAZANA KAZANA KAYBEDÝYORUZ...
Online Kii: 20
Bu Gn: 515 || Bu Ay: 5.607 || Toplam Ziyareti: 2.928.654 || Toplam Tklanma: 58.608.824