
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 351 |
“Hele u gündem bitsin, hele u günler geçsin” diye diye beklettiim baz yazlar “naslsa bu gündem geçmez” diyerek seri halde yazmaya karar vermi durumdaym. Pazar günleri yine hikâyelerimi yazarm, gündemde sert bir deiiklik olursa yine gündeme dönerim ama niyetim o ki önümüzdeki 2-3 ay adna “sosyal çürüme yazlar” dediim bu yazlar yazaym. Umulur ki Türkiye’nin kritiklemi toplumsal sorunlarna eilmek için bir vesile olsun bu yazlar. Eskilerin dedii gibi “gayret bizden, tevfik Allah’tan.”
Dorudur. Türkiye, çok uzun bir süredir ayn zamanda bir “üçüncü sayfa cumhuriyeti” olarak da sürdürüyor varln. Ancak dünyadaki son 10 yldan, bilhassa pandemiyle birlikte gelien “aptal yeni dünya”dan Türkiye de payn alnca, üstelik sosyal medya yaygnlamas her eyden önce kötülüün hzla yaylmasna sebep olunca iin rengi de ekli de deiti.
“Dolaysz, nedensiz, gereksiz iddet” diyeyim. Dolaysz çünkü hiçbir sofistikasyona mahal brakmayan bir ey iddet. iddetin en kaba hâli. Nedensiz çünkü iddet uygulamak için herhangi bir “koul” olumadan gerçekleiyor neredeyse iddet olaylarnn tamam. Ne olur burada safa yatp “iddetin hiçbir gerekçesi olamaz” demeyin. Daha meseleyi konuamadan bitiren bir tavr çünkü bu. Gereksiz çünkü hiçbir dozu, hiçbir kontrolü yok artk iddetin. “Pideniz iftara yetimez” diyen esnafn dükkânn kurunlamak aklma ilk gelen örneklerden biri.
Ne olur “eitimsizlik iddetin gerekçesi deil” dediimi düünmeyin.
Sadece iddeti “tek bir nedene indirgemek” büyük bir skalamaya neden oluyor.
Birincisi Türkiye’deki füze hzyla artan “krlgan narsisizm” rakamlar. Hem kzlarn hem oullarn “üstünlük” hissiyle yetitiren ve “çocuk odakl” hale gelen yeni ebeveynlik biçiminin bu arttaki payn inkâr edemeyiz. nkâr edemeyeceimiz bir baka ey de modern bireye sürekli pompalanan “sen çok özelsin” ve “sen ar baarlsn” cümleleri. Eh, bilinen eydir, krlganlk bir yandan sosyal kayg bozukluklarn, bir yandan sosyopatiyi heybesine atar getirir. Özel olmak ise bazen iddet de dâhil olmak üzere her eye hakk olduu duygusunu yedekler insanda.
“Sen bana nasl yol vermezsin” kavgasnn insan öldürmeyle sonuçland “aptal yeni dünya” bir yandan böyle ina ediliyor. Dier yandan “dünyadaki her eye sahip olmann hakk” olduunu düünenlerle ayn ülkede yayoruz. Bu da yadsnamaz bir gerçek.
kincisi insanlarn kamusal hukuk yoluyla adaletin tecelli edeceine dair duyduklar derin güvensizlik hissi. Türkiye’deki hukuk sisteminin belirsizlii ve cezalarn pek çounun yetersizlii çok ciddi bir problem alanna dönümü durumda. Bir de tabii “hukuk benim deil, güçlünün yannda” yerleik algs da yaygn.
Üçüncüsü ve bence en önemlisi de “toplumsal ortaklama” diye isimlendirebileceimiz temel kurallarn yerini neredeyse bütünüyle kuralszla terk etmi olmas. “Toplu tamada yal ve engelli insanlara yer vermeliyiz” toplumsal ortaklamasnn “ar zeki” bulunan Z kua tarafndan nasl alayla, tahkirle, sarkazmla yok edildiine öylece bakmak, durumun vahameti hakknda bir fikir verebilir bize.
Peki, ama ne yapmak lazm gelir? Bu sorunun cevabn insanlar “arabada sopa, belde silah bulundurmak gerekir” diye vermeye balad uzun süredir ne yazk ki. Öncelikle buna bir çözüm bulunmas gerekir. Medyada her gün görüp durduumuz “bugün de u mafya, u çete çökertildi” haberlerinin toplumda oluturduu derin “güvensizlik” hissini olumlu yöne doru çevirmeye çalmak gerekir. Çocuklarmza sadece insanlarn deil, yaratlm her canlnn benzersiz, saygya deer ve kymetli olduunu öretmemiz gerekir. Liste o kadar uzun ki bir bu yaz kadar daha yazsam yetmez. Fakat sanrm en çok elimizden yitip giden “güvenli bir toplumda yayoruz” duygusunu onarmak gerekir. Yolda, arabada, evde, toplu tamada, hatta okulda yitip gitmemek için yitirdiimizi arayp bulmamz gerekir.
Yazar: Ýsmail Kýlýçarslan |
13-04-24 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||